İçinde tla olan 10 harfli 110 kelime var. İçerisinde TLA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tla olan kelimeler listesine ya da sonu tla ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tla Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L T
3 Harfli Kelimeler
ALT, TAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AT, LA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SOYUTLAMAK
-
-
[-i, felsefe]
Bir şeye soyutlama işlemini uygulamak
- "Kımıldamayan bir insanın yüzünü soyutluyorum düşüncemde"
-
[-i, -den, mecaz]
Bir kimseyi, durumu, düşünce vb.ni içinde bulunduğu toplum, durum veya düşünceden ayrı tutmak
- "Kendimi dünyadan soyutlamış, daha doğrusu diğer canlıları dünyadan soyutlamış, sadece bu kocaman ve yemyeşil bahçenin ortasında Doruk ve beni bırakmıştım."
-
[-i, felsefe]
Bir şeye soyutlama işlemini uygulamak
- SAVATLAMAK
-
-
[-i]
Gümüş üstüne açılan oyuklara kurşun doldurarak süsleme yapmak
-
[-i]
Gümüş üstüne açılan oyuklara kurşun doldurarak süsleme yapmak
- SÜLFATLAMA
-
-
[isim]
Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme veya bitkileri bu maddelere bulama işlemi
-
[isim]
Mantar hastalıklarına karşı bitkilere bakır sülfat, demir sülfat püskürtme veya bitkileri bu maddelere bulama işlemi
- OTLAKÇILIK
-
-
[isim]
Başkalarının sırtından geçinme durumu
-
[isim]
Başkalarının sırtından geçinme durumu
- BULUTLANMA
-
-
[isim]
Bulutlanmak işi
-
[isim]
Bulutlanmak işi
- KARŞITLAMA
-
-
[isim]
Karşıtlamak işi
- "Yakın ve uzak sözcükleri bir karşıtlama oluşturur."
-
[isim]
Karşıtlamak işi
- TANITLAMAK
-
-
[-i, felsefe]
Öne sürülen bir iddianın doğruluğunu akıl yürütme yöntemiyle ortaya koymak; ispatlamak, ispat etmek
-
[-i, felsefe]
Öne sürülen bir iddianın doğruluğunu akıl yürütme yöntemiyle ortaya koymak; ispatlamak, ispat etmek
- ATLANILMAK
-
-
[-den]
Atlanma işi yapılmak
- "Bu kadar yüksekten atlanılmaz."
-
[-den]
Atlanma işi yapılmak
- DOSTLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Dost durumuna gelmek, dost olmak
-
[nesnesiz]
Dost durumuna gelmek, dost olmak
- YANITLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız cevaplamak
- "Azmi benim yerime yanıtladı."
-
[-i]
Bakınız cevaplamak
- BAYATLATMA
-
-
[isim]
Bayatlatmak işi
- "Babası karısının getirdiği asker tayınlarını kırmızı sandığa cankurtaran simitleri gibi sıralar, sonra da onları elinden geldiği kadar bayatlatmaya çalışırdı."
-
[isim]
Bayatlatmak işi
- ÇAŞITLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Casusluk yapmak
-
[nesnesiz]
Casusluk yapmak
- İNATLAŞMAK
-
-
[-le]
Karşılıklı inat etmek; dayatışmak
-
[nesnesiz]
Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek
- "Soğukluğu kırmak için bir hafta, bazen iki hafta inatlaşacaktın."
-
[-le]
Karşılıklı inat etmek; dayatışmak
- SOYUTLANMA
-
-
[isim]
Soyutlanmak durumu
- "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi."
-
[isim]
Soyutlanmak durumu
- SAKATLANIŞ
-
-
[isim]
Sakatlanmak işi
-
[isim]
Sakatlanmak işi
- ANGUTLAŞMA
-
-
[isim]
Angutlaşmak durumu
-
[isim]
Angutlaşmak durumu
- KANITLANMA
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
- BAĞITLAMAK
-
-
[-i]
Sözleşmeyle sonuçlandırmak
- "Bu yabancılara verilecek çalışma izninin süresi bağıtlamış oldukları sözleşme veya ilgili ihalede belirtilmiş süreyle bağlı olacaktır."
-
[-i]
Sözleşmeyle sonuçlandırmak
- KESATLAŞMA
-
-
[isim]
Kesatlaşmak durumu
-
[isim]
Kesatlaşmak durumu
- KISITLAYIŞ
-
-
[isim]
Kısıtlamak işi
-
[isim]
Kısıtlamak işi