İçinde tirme olan 8 harfli 15 kelime var. İçerisinde TİRME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tirme olan kelimeler listesine ya da sonu tirme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tirme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E M R T İ
5 Harfli Kelimeler
TERİM
4 Harfli Kelimeler
EMİR, ERİM, İTME, MERİ, MERT, REMİ, TİRE
3 Harfli Kelimeler
ETİ, MET, MİR, MİT, RET, TEM, TER, TİM
2 Harfli Kelimeler
EM, ER, ET, İM, İT, ME, Mİ, RE, TE, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEKTİRME
-
-
[isim]
Sektirmek işi
-
[isim]
Sektirmek işi
- ESTİRMEK
-
-
[-i]
Esmesini sağlamak
-
[-i]
Esmesini sağlamak
- BİTİRMEK
-
-
[-i]
Bitmesini sağlamak; tamamlamak
-
Bakınız sonuçlandırmak
- "Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım."
-
Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak
- "Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu."
-
Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek
- "Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar"
-
[-i]
Bitmesini sağlamak; tamamlamak
- YİTİRMEK
-
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek; kaybetmek
- "Kalemimi yitirdim."
-
Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak; kaybolmak
-
Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek; kaybetmek
- ÇEKTİRME
-
-
[isim]
Çektirmek işi
- "Mebus adayları gibi bunları da fotoğraf çektirmeye gider gibi kılık kıyafetlerinden tanımak güç değildi."
-
[denizcilik]
Bakınız çektiri
-
[denizcilik]
Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık
- "Bir saat sonra Bora Reis'in çektirmesi yedeğinde harap düşman kadırgası olduğu hâlde kararan ufuklara doğru ilerliyorlardı."
-
Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası
-
Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç
-
Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet
-
[isim]
Çektirmek işi
- KESTİRME
-
-
[isim]
Kestirmek işi
-
Oturduğu yerde hafif ve kısa süreli uyuma
-
Bakınız tahmin
- "Karşılaştığı bir iki olay ona az da olsa bazı kestirmelerinde aldandığını gösteriyordu."
-
[sıfat]
Alışılanın dışında kısa olan (yol), kese(II)
- "Evimden çıkar, bir kestirme yoldan beş dakikada evine varabilirdim."
-
[sıfat]
Amacı fazla uzatmadan anlatan
- "Kestirme cevap. Kestirme söz."
-
[zarf]
Kısaca, özet olarak
- "Konuyu kestirme anlattı."
-
[ağızlardan]
Kaynatılıp limon sıkılarak koyulaştırılmış şeker şerbeti
-
[isim]
Kestirmek işi
- DİKTİRME
-
-
[isim]
Diktirmek işi
-
[isim]
Diktirmek işi
- SEÇTİRME
-
-
[isim]
Seçtirmek işi
-
[isim]
Seçtirmek işi
- EKTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- "Şimdi, yirmi yıl sonra çoluğunu çocuğunu köye gönderiyor, toprağını ektirmeyi düşünüyor."
-
[-e, -i]
Ekme işini yaptırmak
- ETTİRMEK
-
-
[yardımcı fiil]
Etme işini yaptırmak
-
[yardımcı fiil]
Etme işini yaptırmak
- YETİRMEK
-
-
[-e, -i, ağızlardan]
Bitirmek, tamamlamak
-
Yetiştirmek, idare etmek
- "Parayı yetirmek."
-
[-e, -i, ağızlardan]
Bitirmek, tamamlamak
- GETİRMEK
-
-
[-e]
Gelmesini sağlamak
- "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar."
-
[-de]
Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
-
[-i]
Erişmek veya eriştiğini sanmak
- "Baharı getirdik."
-
[nesnesiz]
İleri sürmek
- "Örnek getirmek."
-
[nesnesiz]
Sebep olmak, ortaya çıkarmak
- "Bu rüzgâr kar getirir."
-
[-i]
İletmek, bildirmek
- "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi."
-
[nesnesiz]
Bir şey sağlamak
- "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse..."
-
Bir makama atamak veya seçmek
-
[yardımcı fiil]
Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
- "Gayrete getirmek. Nedamet getirmek."
-
[-i, -den]
Bir şeyi aktarmak
- "Atalarından getirdiği gelenekler."
-
[-e]
Gelmesini sağlamak
- İTTİRMEK
-
-
[-i]
İtmesini sağlamak
-
[-i]
İtmesini sağlamak
- BİÇTİRME
-
-
[isim]
Biçtirmek işi
-
[isim]
Biçtirmek işi
- EŞTİRMEK
-
-
[-e, -i]
Eşmesini sağlamak
-
[-e, -i]
Eşmesini sağlamak