İçinde tir olan 8 harfli 44 kelime var. İçerisinde TİR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tir olan kelimeler listesine ya da Sonu tir ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
R T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESTİRİŞ
-
-
[isim]
Kestirme işi veya biçimi
-
[isim]
Kestirme işi veya biçimi
- ETTİRGEN
-
-
[sıfat]
İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan
-
[sıfat]
İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan
- DİKTİRME
-
-
[isim]
Diktirmek işi
-
[isim]
Diktirmek işi
- TİRENDAZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Ok atan
-
Becerikli, elinden iş gelir
- "Tirendaz bir ev hanımı."
-
Temiz ve zarif giyinmiş
-
[sıfat]
Ok atan
- BİTİRMİŞ
-
-
[sıfat]
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse)
-
Bilgili, açıkgöz
-
[sıfat]
Bir bilim dalında veya başka bir alanda bilginin doruğuna ulaşmış (kimse)
- GETİRMEK
-
-
Gelmesini sağlamak
- "Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-de]
Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
-
[-i]
Erişmek veya eriştiğini sanmak
- "Baharı getirdik."
-
[nsz]
İleri sürmek
- "Örnek getirmek."
-
[nsz]
Sebep olmak, ortaya çıkarmak
- "Bu rüzgâr kar getirir."
-
[-i]
İletmek, bildirmek
- "Bir zabit nefes nefese şu haberi getirdi." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[nsz]
Sağlamak
- "Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse." (Ömer Seyfettin)
-
Bir makama atamak veya seçmek
-
[yardımcı fiil]
Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar
- "Ateh getirmek. Nedamet getirmek."
-
Gelmesini sağlamak
- TİRBUŞON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Burgu
-
[isim]
Burgu
- ETTİRMEK
-
-
İşi başkasının yapmasını sağlamak
- "Avukat yardımcısına bilgileri not ettirdi."
-
Sebep olmak
- "Bu tutum beni çalışmaktan nefret ettirdi."
-
İşi başkasının yapmasını sağlamak
- SEÇTİRME
-
-
[isim]
Seçtirmek işi
-
[isim]
Seçtirmek işi
- YETİRMEK
-
-
[-i]
Bitirmek, tamamlamak
-
Besleyip büyütmek, yetiştirmek
-
Yetiştirmek, idare etmek
- "Parayı yetirmek."
-
[-i]
Bitirmek, tamamlamak
- TİRAMOLA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Geminin rüzgâr üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi
-
Makaraları birbirine kavuşan bir palangayı açıp uzatma işi
-
[isim]
Geminin rüzgâr üstüne veya altına dönmesi için yelkenlerin bazısını gevşetme, bazısını germe işlemi
- EKTİRMEK
-
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- "Üstüne bol zencefil ektirdiğim salep fincanını iki elimle kavradım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Ekme işini yaptırmak
- YİTİRMEK
-
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek
- "Kalemimi yitirdim."
-
Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek
-
Ölüm sonucu kaybetmek
-
Yanlış yola girmek, kaybolmak
- "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[-i]
Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek
- DİTİRAMP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı
-
Lirik şiir
-
[isim]
Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı
- İTTİRMEK
-
-
[-i]
İtme işini yaptırmak
-
[-i]
İtme işini yaptırmak
- BİTİRTME
- ...
- ELEŞTİRİ
-
-
[isim]
Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit
- "Fırkacılık, karşıya sövüp saymadan çamur atmadan çok önce hatta karşıyı eleştiriden önce, kendi ilke ve amaçlarını, uygulama yöntemlerini anlatmak olmalıydı." (Tarık Buğra)
-
Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle anlaşılmasını sağlamak ve değerlendirmek amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik
-
Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama
- "Zengin seçenekleri dinlerken siz de muhayyilenizi, eleştiri bilincinizi bilemiş olurdunuz." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit
- ESTİRMEK
-
-
[-i]
Esmesini sağlamak
-
[-i]
Esmesini sağlamak
- GETİRTİŞ
- ...
- SÖMESTİR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yarıyıl
- "Birinci sömestir."
-
[isim]
Yarıyıl