İçinde tik olan 8 harfli 75 kelime var. İçerisinde TİK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tik olan kelimeler listesine ya da sonu tik ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K T İ

3 Harfli Kelimeler

KİT, TİK

2 Harfli Kelimeler

İT, Kİ, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SİNOPTİK

Kelime Kökeni: İngilizce synoptic

  1. [sıfat] Konuyu aynı yönden ele alan
İTİKATLI

  1. [sıfat] Bakınız inançlı
  2. Bakınız imanlı
ETİKETLİ

  1. [sıfat] Etiketi olan
  2. [mecaz] Protokole uygun (davranış)
OTOMATİK

Kelime Kökeni: Fransızca automatique

  1. [sıfat] Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
    • "Otomatik tabanca."
  2. İrade dışında yapılan (davranış)
  3. [zarf] Bakınız otomatikman
    • "... o ünvanı kazanan ağa 'katar ağaları' sırasına girmiş olurdu; ocakta, her üst makam boşaldıkça otomatik terfi ederdi." (Reşat Ekrem Koçu)
PRATİKTE

  1. [zarf] Günlük yaşayışta, uygulamada
    • "Bu hem eleştirel bir bakışın onlarda gelişmesini engelleyen bir açmaz oluşturdu hem de doğal olarak pratikte etkilerini azalttı." (Enis Batur)
SOFİSTİK

Kelime Kökeni: Fransızca sophistique

  1. [sıfat] Sofistlere özgü
  2. Safsatalı, yanıltmalı
ANTİKACI

  1. [isim] Antika eşya, eser alan, satan veya toplayan kimse
    • "İyi seçmeyi bilen bir antikacı." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Antika satılan dükkân veya yer
    • "Bizim meyhaneler, tıpatıp antikacı dükkânına benzerler." (Aydın Boysan)
EKLEKTİK

Kelime Kökeni: Fransızca éclectique

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız seçmeci
    • "Okurların bu eklektik bilgilerin temelini merak edip kitaplara başvuracağını umuyorlar." (Tomris Uyar)
POLİTİKA

Kelime Kökeni: İtalyanca politica

  1. [isim] Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü; siyaset, siyasa
    • "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır." (Anayasa)
  2. Davranış biçimi, düşünce yapısı
    • "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular." (Necati Cumalı)
  3. [mecaz] Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme
    • "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
LASTİKÇİ

  1. [isim] Lastik ürünlerini yapan veya satan kimse
  2. Taşıt lastiği satan veya onaran kimse
    • "Lastiği patlamıştı ve tamir ettirecek lastikçi arıyordu." (Fatih Erdoğan)
LENFATİK

Kelime Kökeni: Fransızca lymphatique

  1. [sıfat] Lenfle ilgili olan
  2. [tıp] Lenfatizme tutulmuş olan (kimse)
    • "En iyi çocuk tipi, uykudan baş kaldırmayan lapacı yani kof, şişman lenfatik çocuktur." (Refik Halit Karay)
LASTİKLİ

  1. [sıfat] İçinde veya üzerinde lastik bulunan
    • "Lastikli şerit. Lastikli tekerlek."
  2. [mecaz] Türlü anlamlar verilebilen (söz, konuşma)
ÇENTİKLİ

  1. [sıfat] Üzerinde çentik bulunan; kertikli, tırtık tırtık
    • "Avucunu kapının tozlu ve çentikli tahtası üzerinde gezdirdi." (Peyami Safa)
LOJİSTİK

Kelime Kökeni: Fransızca logistique

  1. [isim, askerlik] Bakınız geri hizmet
  2. [sıfat, askerlik] Geri hizmetle ilgili
    • "Ordu gibi büyük bir kuvvetin erzak ve her türlü lojistik desteğini sağlamak üzere mükemmel bir lojistik destek teşkilatının oluşturulması neredeyse imkânsız gibi idi." (Tuncay Öğün)
  3. Kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının etkili ve verimli bir biçimde planlanması ve uygulanması
    • "Lojistik hizmeti yurt dışına mal gönderen veya yurt dışından mal alan firmalar için son derece önemli." (Zafer Özcan)
  4. [mantık] Bakınız modern mantık
EKLİPTİK

Kelime Kökeni: Fransızca écliptique

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız tutulum
DOMESTİK

Kelime Kökeni: Fransızca domestique

  1. [sıfat] Bakınız iç
  2. [sıfat] Bakınız yöresel
BALİSTİK

Kelime Kökeni: Fransızca balistique

  1. [isim, askerlik] Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim
    • "İzli mermilerin farklı bir balistiği vardı." (Kubilay Mehmet Gül)
  2. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem
DESPOTİK

Kelime Kökeni: Fransızca despotique

  1. [sıfat, zarf] Bakınız despotça
DİDAKTİK

Kelime Kökeni: Fransızca didactique

  1. [sıfat] Bakınız öğretici
    • "Sıkıcı, kuru ve didaktik oyunlar hiçbir etki yapmaz çocuk zekâsında." (Özdemir Nutku)
SENTETİK

Kelime Kökeni: Fransızca synthétique

  1. [sıfat] Bakınız yapay
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü