İçinde tik olan 8 harfli 75 kelime var. İçerisinde TİK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tik olan kelimeler listesine ya da Sonu tik ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KİT, TİK
2 Harfli Kelimeler
İT, Kİ, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ETİKETÇİ
-
-
[isim]
Etiket yapıştıran kimse
-
Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse
-
[isim]
Etiket yapıştıran kimse
- DOMESTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Evcil
-
Yerel, yerli
-
[isim]
İç, ülke içi
-
[sıfat]
Evcil
- İSTİKLAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağımsızlık
- "İstiklal Savaşı. İstiklal Marşı."
- "Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir." (Atatürk)
-
[isim]
Bağımsızlık
- ÇELTİKÇİ
-
-
[isim]
Çeltik yetiştiricisi
-
[isim]
Çeltik yetiştiricisi
- KOZMETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
-
[isim]
Cildi ve saçları güzelleştirmeye, canlı tutmaya yarayan her türlü madde
- MANYETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan
-
[isim]
Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka
-
[sıfat]
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan
- SENTETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yapay yolla elde edilen, bileşimli
-
[sıfat]
Yapay yolla elde edilen, bileşimli
- KİRTİKLİ
-
-
[sıfat]
Kenarları girintili çıkıntılı olan
- "Kirtikli sahan."
-
[sıfat]
Kenarları girintili çıkıntılı olan
- İSTİKBAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gelecek
- "Bütün hayatımı, bütün istikbalimi şartsız, kayıtsız bir erkeğin keyfine feda edemem." (Ömer Seyfettin)
- "Vuslat, sofada misafirleri istikbal etti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Karşılama
-
[isim]
Gelecek
- ELASTİKİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Esnek
-
[sıfat]
Esnek
- TETİKLİK
-
-
[isim]
Tetik (II) olma durumu
-
[isim]
Tetik (II) olma durumu
- GİTTİKÇE
-
-
[zarf]
Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek
- "Maarif Müdürünün zihni gittikçe karışıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek
- PALMİTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen birleşikler
-
[sıfat]
Doymuş bir yağ asidi CH3-(CH2)14-CO2H ve bu asitten türeyen birleşikler
- OTOMATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
- "Otomatik tabanca."
-
İrade dışında yapılan (davranış)
-
[zarf]
Kendiliğinden
- "Polis şikâyetçi olunca savcı otomatik olarak harekete geçer, kamu davası açılır." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
- TAKTİKÇİ
-
-
[isim]
Taktikle uğraşan kimse
- "Her şeyden evvel maharetli bir taktikçidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Taktikle uğraşan kimse
- LENFATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Lenfle ilgili olan
-
Lenfatizme tutulmuş olan (kimse)
- "En iyi çocuk tipi ... uykudan baş kaldırmayan lapacı yani kof, şişman lenfatik çocuktur." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Lenfle ilgili olan
- TURİSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
-
Turistlerin gereksinimlerini karşılama amacı gözeten, turistleri ilgilendirici niteliği olan
- "Turistik otel. Turistik bölge."
-
[sıfat]
Turizmle ilgili olan
- HOLİSTİK
- ...
- ALİFATİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Açık zincirli (organik madde)
-
[sıfat]
Açık zincirli (organik madde)
- POLİTİKA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa
- "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır." (Anayasa)
-
Yöntem
- "Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular." (Necati Cumalı)
-
Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme
- "Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa