İçinde tik olan 6 harfli 28 kelime var. İçerisinde TİK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tik olan kelimeler listesine ya da Sonu tik ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

K T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KİT, TİK

2 Harfli Kelimeler

İT, Kİ, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARKTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Kuzey Kutbu'yla ilgili, Kuzey Kutbu yakınında olan
    • "Arktik kuşak."

KAOTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Karmakarışık, altüst olmuş

PRATİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. Uygulamalı
  2. Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı
    • "Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül
  4. [isim] Bir sanat ve bilim dalının ilkelerinin, kurallarının uygulanışı, kılgı, uygulama, tatbik, ameliye

EROTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Aşkla ilgili olan, aşkı anlatan, kösnül, erosal, şehevi, şehvani
    • "Erotik şiir."
  2. Cinsel aşkla, cinsiyetle ilişkisi olan, kösnül, erosal

BERTİK

  1. [isim] Yara, bere
  2. Deride mor leke, çürük
  3. [sıfat] İncinmiş, burkulmuş

TELTİK

  1. [isim] Yanlış, hata

RUSTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Köy evi veya köy görünüşü veren, kırsal
    • "Rustik barlarda her şey sıcacık ve tahtadır." (Çetin Altan)
  2. [isim] Pencere üstlerine takılan ahşap korniş

İTİKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnanma, inan
  2. İnanç
    • "Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

KRİTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Eleştiri
    • "Orhan'ın apartmanını kritik etmek için ince bahaneler arıyordu." (Peyami Safa)
  2. Ciddi
  3. [sıfat] Nazik

KERTİK

  1. [sıfat] Kertilmiş olan
  2. [isim] Kertilmiş yer, gedik, çentik

ÇELTİK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kabuğu ayıklanmamış pirinç

MİSTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Mistisizm yanlısı olan, ilahiyat veya mistik yaşamla uğraşan kimse, gizemci
  2. [sıfat] Mistisizm ile ilgili
    • "Gaipten sesler duyuyor, ruhuna fısıldanan mistik şiirler yazıyordu artık." (Yusuf Ziya Ortaç)

ANTİKA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tarihsel değeri olan eski eşya
    • "Sofadaki antika yerli saat, ihtiyar göğsü hırlaya hırlaya ağır ölçülü vuruşlarla gece yarısını çaldı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Eski çağlardan kalma eser
  3. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılan diş diş süs, sıçan dişi, ajur
  4. [sıfat] Antik
  5. [sıfat] Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf
    • "Hasılı antika bir herif." (Ömer Seyfettin)

TİFTİK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tiftik keçisinin ince, yumuşak, parlak yünü, moher
    • "Otuz senedir tiftik ticaretiyle iştigal ederim." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Bu yünden yapılmış olan

ETİKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt
  2. Kimlik
    • "Avrupa'da bir şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  3. Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol
    • "İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler." (Reşat Nuri Güntekin)

LASTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç
    • "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine." (Necati Cumalı)
    • "Neme lazım lastik gibi kaleci." (Haldun Taner)
  2. Kauçuktan yapılmış ayakkabı
  3. Kauçuktan yazı silgisi
  4. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı
    • "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar." (Haldun Taner)
  5. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
  6. Bir tür esnek örgü
  7. Korse
  8. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit
  9. [sıfat] Kauçuktan yapılmış
    • "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer." (Reşat Nuri Güntekin)

KOSTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran
    • "Kostik sıvı."

ASETİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Sirkeyle ilgili, sirkeyle aynı özellikleri taşıyan

PATİKA

Kelime Kökeni : Bulgarca

  1. [isim] Keçi yolu, çığır, yolak
    • "Böğürtlenler, yabani erguvanlar, mersinlerle kaplı patikadan Topal Avni Bey'in tarlasına doğru koşmaya başladılar." (Necati Cumalı)

TAKTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı
    • "Artık yapacak işleri kalmamış da afyon kaçakçılarına, karaborsa gangsterlerine taktik vermeye kalkmışlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
    • "Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu." (Tarık Buğra)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü