İçinde tek olan 6 harfli 34 kelime var. İçerisinde TEK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tek olan kelimeler listesine ya da Sonu tek ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KET, TEK
2 Harfli Kelimeler
EK, ET, KE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEKVİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Oluşturma, var etme, yaratış, yaratma
-
[isim]
Oluşturma, var etme, yaratış, yaratma
- KÖSTEK
-
-
[isim]
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir
- "Koltuklara kurulur, altın kösteklerini parmakları ile çevirir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Koşulan atların tepmesini önlemek için kuskun kayışına eklenen kayış
-
Balık iğnesini oltaya bağlayan, bir iki karış uzunluğunda kıl veya misina parçası
-
Engel
-
[isim]
Saat, kılıç, anahtar vb.nin ucuna takılan zincir
- TEKSİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma
-
[isim]
Yoğunlaştırma, sıklaştırma, koyulaştırma
- TEKRİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
-
Bir yazıda, bir şiirde sözü veya kavramı anlatımı pekiştirmek amacıyla sık sık tekrar etme sanatı
-
[isim]
Tekrar etme, yeniden söyleme
- TEKRAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
- "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur." (Ahmet Haşim)
- "Sözünü hemen her gün tekrar etmekten kendimi alamıyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme
-
[zarf]
Bir daha, yine, yeniden, gene
- "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
- LATEKS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı bitkilerin genellikle süt görünüşünde olan öz suyu
-
[isim]
Bazı bitkilerin genellikle süt görünüşünde olan öz suyu
- TEKNİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi
-
Fizik, kimya, matematik vb. bilimlerden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama
- "Yurdumuz teknik gelişme yolundadır."
-
[sıfat]
Bu uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin
- "Teknik okul."
-
Yol, beceri, yöntem
- "Bu kızın sanatını hiç olmazsa teknik tarafından bildiğine hükmediyorum." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Bir sanat, bir bilim, bir meslek dalında kullanılan yöntemlerin hepsi
- MERTEK
-
Kelime Kökeni : Ermenice
-
[isim]
Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç
-
[isim]
Yapıda kullanılan dört köşe veya yuvarlak, kalınca ağaç
- TEKFUR
-
Kelime Kökeni : Ermenice
-
[isim]
Bizans İmparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hristiyan beylerine verilen ad
-
[isim]
Bizans İmparatorluğu zamanında vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hristiyan beylerine verilen ad
- PERTEK
- ...
- TEKTAŞ
-
-
[sıfat]
Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
-
[sıfat]
Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
- DESTEK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda
- "Dernekler ... siyasi partilerden destek göremez ve onlara destek olamazlar." (Anayasa)
-
Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, hamil
- "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."
-
Maddi ve manevi yardımcı, dayanak
- "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta." (Orhan Hançerlioğlu)
-
Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma
-
Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru
-
[isim]
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda
- TEKDİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Azarlama, paylama
- "Kaynanasından ne sözler, ne tekdirler işitmiş..." (Memduh Şevket Esendal)
- "Böyle manasız şeylerle uğraştığın için seni biraz tekdir ediyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Azarlama, paylama
- YELTEK
-
-
[sıfat]
Hercai
-
[sıfat]
Hercai
- TEKFİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kefenleme
-
[isim]
Kefenleme
- TEKZİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yalanlama
- "Üçü de derhâl tekzip etti ve tekziplerinin başında tabii seksen yaşında olmadıklarını altını çizerek ilan ettiler." (Halide Edip Adıvar)
- "Öyle bir şey uydur ki çabuk tekzip edilemesin." (Peyami Safa)
-
[isim]
Yalanlama
- TEKSİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çoğaltma
-
[isim]
Çoğaltma
- BİFTEK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi
-
[isim]
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi
- TEKAÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Emekliye ayrılma
- "Son günlerde tekaüt olduğunu haber almıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Emekli
- "Emeklilikten evvel aslan gibi olan bir adam, genç yaşında tekaüt edilirse sönüveriyor." (Burhan Felek)
-
[isim]
Emekliye ayrılma
- İKİTEK
-
-
[isim]
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne
-
[isim]
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ayrı ayrı oturaklarda ve sadece birer küreği olan tekne