İçinde te olan 8 harfli 490 kelime var. İçerisinde TE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında te olan kelimeler listesine ya da sonu te ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TERETTÜP

Kelime Kökeni: Arapça terettub

  1. [isim, eskimiş] Gerekme, icap etme
  2. İş vb. için gerekme, ait olma
TEKBENCİ

  1. [sıfat] Tekbencilik yanlısı olan
HİLKATEN

Kelime Kökeni: Arapça ḫilḳaten

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız yaradılışça
TEMEYYÜZ

Kelime Kökeni: Arapça temeyyuz

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sivrilme
İSTETMEK

  1. [-i] İstemesini sağlamak; arzulatmak
    • "Dilerse istetir, öyle verir." (Necip Fazıl Kısakürek)
PRATİKTE

  1. [zarf] Günlük yaşayışta, uygulamada
    • "Bu hem eleştirel bir bakışın onlarda gelişmesini engelleyen bir açmaz oluşturdu hem de doğal olarak pratikte etkilerini azalttı." (Enis Batur)
METEORİT

Kelime Kökeni: Fransızca météorite

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız gök taşı
MÜTEVALİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevālī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız ardışık
TEKÇİLİK

  1. [isim, felsefe] Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü; bircilik, monizm, çokçuluk karşıtı
  2. Gerçekliğin herhangi bir organ gibi bölünmez bir bütün olduğuna ve bağımsız parçaları bulunmadığına inanan öğreti; bircilik, monizm
TELAFFUZ

Kelime Kökeni: Arapça telaffuẓ

  1. [isim] Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
    • "Bir, bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik." (Reşat Nuri Güntekin)
TERTİBAT

Kelime Kökeni: Arapça tertībāt

  1. [isim] Düzen, düzenleniş
    • "Fabrikaya havalandırma tertibatı kurup buzdolabı gazını mavi gökyüzüne mi savuracak?" (Lâtife Tekin)
  2. Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar
    • "Şimdi yol tertibatını konuşamaz mıyız? diye sordu." (Halide Edip Adıvar)
  3. Bakınız düzenek
MÜÇTEHİT

Kelime Kökeni: Arapça muctehid

  1. [isim, din bilimi] Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren yetkin din bilgini
TERENNÜM

Kelime Kökeni: Arapça terennum

  1. [isim, müzik] Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme
  2. Kuş şakıma, ötme
  3. [mecaz] Anlatma, ifade etme
TEKEMMÜL

Kelime Kökeni: Arapça tekemmul

  1. [isim, eskimiş] Bakınız olgunlaşma
TELEKART

Kelime Kökeni: Fransızca télé + carte

  1. [isim] Telefon etmek için kullanılan kart
TEZHİPÇİ

  1. [isim] Tezhip yapan kimse
TENVİRAT

Kelime Kökeni: Arapça tenvīrāt

  1. [isim, eskimiş] Aydınlatmalar
MÜTEMMİM

Kelime Kökeni: Arapça mutemmim

  1. [sıfat, eskimiş] Tamamlayan, bütünleyen, bitiren
    • "Hâlbuki birçok kadınlar malumatlarını zarafetlerinin bir mütemmimi addederler." (Peyami Safa)
  2. [matematik] Bakınız bütünler
  3. [dil bilgisi] Bakınız tümleç
MÜSTEŞAR

Kelime Kökeni: Arapça musteşār

  1. [isim] Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
  2. Bakan veya büyükelçilerin yardımcısı durumunda olan üst düzey yönetici
    • "Güzel çehreli müsteşar bey, nazır beyin kapıcısından daha alçak gönüllü idi." (Ömer Seyfettin)
İTELEMEK

  1. [-i] Sürekli itmek, arka arkaya itmek; iteklemek
    • "Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir." (Salâh Birsel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü