İçinde te olan 8 harfli 490 kelime var. İçerisinde TE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında te olan kelimeler listesine ya da sonu te ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TERETTÜP
-
Kelime Kökeni: Arapça terettub
-
[isim, eskimiş]
Gerekme, icap etme
-
İş vb. için gerekme, ait olma
-
[isim, eskimiş]
Gerekme, icap etme
- TEKBENCİ
-
-
[sıfat]
Tekbencilik yanlısı olan
-
[sıfat]
Tekbencilik yanlısı olan
- HİLKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫilḳaten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça
- TEMEYYÜZ
-
Kelime Kökeni: Arapça temeyyuz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sivrilme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sivrilme
- İSTETMEK
-
-
[-i]
İstemesini sağlamak; arzulatmak
- "Dilerse istetir, öyle verir."
-
[-i]
İstemesini sağlamak; arzulatmak
- PRATİKTE
-
-
[zarf]
Günlük yaşayışta, uygulamada
- "Bu hem eleştirel bir bakışın onlarda gelişmesini engelleyen bir açmaz oluşturdu hem de doğal olarak pratikte etkilerini azalttı."
-
[zarf]
Günlük yaşayışta, uygulamada
- METEORİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca météorite
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız gök taşı
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız gök taşı
- MÜTEVALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mutevālī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ardışık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ardışık
- TEKÇİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü; bircilik, monizm, çokçuluk karşıtı
-
Gerçekliğin herhangi bir organ gibi bölünmez bir bütün olduğuna ve bağımsız parçaları bulunmadığına inanan öğreti; bircilik, monizm
-
[isim, felsefe]
Gerçekliğin temeli olarak yalnızca tek bir ilkeyi benimseyen dünya görüşü; bircilik, monizm, çokçuluk karşıtı
- TELAFFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça telaffuẓ
-
[isim]
Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
- "Bir, bebek telaffuzunu taklit etmediğiniz eksik."
-
[isim]
Kelimenin ses, hece, ton ve vurgu bakımından söylenişi; sesletim, söyleyiş, artikülasyon
- TERTİBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tertībāt
-
[isim]
Düzen, düzenleniş
- "Fabrikaya havalandırma tertibatı kurup buzdolabı gazını mavi gökyüzüne mi savuracak?"
-
Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar
- "Şimdi yol tertibatını konuşamaz mıyız? diye sordu."
-
Bakınız düzenek
-
[isim]
Düzen, düzenleniş
- MÜÇTEHİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muctehid
-
[isim, din bilimi]
Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren yetkin din bilgini
-
[isim, din bilimi]
Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren yetkin din bilgini
- TERENNÜM
-
Kelime Kökeni: Arapça terennum
-
[isim, müzik]
Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme
-
Kuş şakıma, ötme
-
[mecaz]
Anlatma, ifade etme
-
[isim, müzik]
Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme
- TEKEMMÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça tekemmul
-
[isim, eskimiş]
Bakınız olgunlaşma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız olgunlaşma
- TELEKART
-
Kelime Kökeni: Fransızca télé + carte
-
[isim]
Telefon etmek için kullanılan kart
-
[isim]
Telefon etmek için kullanılan kart
- TEZHİPÇİ
-
-
[isim]
Tezhip yapan kimse
-
[isim]
Tezhip yapan kimse
- TENVİRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tenvīrāt
-
[isim, eskimiş]
Aydınlatmalar
-
[isim, eskimiş]
Aydınlatmalar
- MÜTEMMİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mutemmim
- MÜSTEŞAR
-
Kelime Kökeni: Arapça musteşār
-
[isim]
Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
-
Bakan veya büyükelçilerin yardımcısı durumunda olan üst düzey yönetici
- "Güzel çehreli müsteşar bey, nazır beyin kapıcısından daha alçak gönüllü idi."
-
[isim]
Kendisinden bilgi alınan, kendisine danışılan kimse
- İTELEMEK
-
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek; iteklemek
- "Bu, insanı yanlış yollara itelese de bir çıkış noktası bulunmasına omuz verebilir."
-
[-i]
Sürekli itmek, arka arkaya itmek; iteklemek