İçinde te olan 6 harfli 320 kelime var. İçerisinde TE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında te olan kelimeler listesine ya da Sonu te ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HİÇTEN
-
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz
-
[zarf]
Gereği, yararı yokken veya karşılıksız olarak, yok yere
- "Hiçten bu kadar masrafa girdim."
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz
- TENTÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- "İyot tentürü."
-
[isim]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- TEDVİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çevirme, döndürme
-
Yönetme, çekip çevirme
-
[isim]
Çevirme, döndürme
- ÜSTTEN
-
-
[zarf]
Derinleştirmeden, yüzeysel olarak
-
[zarf]
Derinleştirmeden, yüzeysel olarak
- PROTEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça
- "Diş protezi."
-
[sıfat]
Bu amaçla yapılıp kullanılan (organ)
-
Ön ses türemesi
-
[isim]
Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça
- ÇÖRTEN
-
-
[isim]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
-
[isim]
Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk
- TEFRİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Döşeme işi
- "İçerisini gene kendi paramla tefriş ettim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir yeri gerekli eşya ile döşeme
-
[isim]
Döşeme işi
- TENSEL
-
-
[sıfat]
Tene ait, cinsel
- "Daha çok tensel ihtirasa açık olan bu evlilik başlangıçta mutluluk getirir." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Tene ait, cinsel
- TEPKİN
-
-
[sıfat]
Tepkimeye ilişkin, tepkiyen
-
[sıfat]
Tepkimeye ilişkin, tepkiyen
- KESTEL
- ...
- ADAPTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- "Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- KENTET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Beşli
-
[isim]
Beşli
- TEBYİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yazı ile ilgili taslağı temize çekme
- "Eserimin tebyizinden artan şu boş deftere gelişigüzel bu satırları yazdım." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir yazı ile ilgili taslağı temize çekme
- TEMSİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinin veya bir topluluğun adına davranma
-
Belirgin özellikleri ile yansıtma, sembolü olma, simgeleme
- "Ayağa kalktı, ezberlediği bir sahneyi temsil etti." (Peyami Safa)
-
Sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, oyun
- "Çarşamba akşamı Tepebaşı'nda bir temsil verdim." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Sizin temsil ettiğiniz zümre bu sahada belli başlı bir rol oynayacak kudrette değildir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[edat]
Söz gelişi
-
Özümleme
-
[isim]
Birinin veya bir topluluğun adına davranma
- TEVHİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma
-
Tek tanrıcılık
-
Divan edebiyatında Allah'ı övmek için yazılan manzume
-
Birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme
-
[isim]
Allah'ın birliğine inanma, bir sayma, bir olarak bakma
- TENEKE
-
-
[isim]
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac
-
Bu sacdan yapılmış
- "Teneke maşrapa. Teneke faraş."
-
Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap
-
[sıfat]
Bu kabın aldığı miktarda olan
- "Köpek, balıkçının kumsalda bir çalı ateşi üzerinde kaynamakta olan bir teneke katranını devirmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac
- TERMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Isıl
-
[isim]
Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı
-
[sıfat]
Isıl
- REÇETE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- "Tramvay caddesine çıktı, bir eczaneye girdi, reçete yaptırdı." (Tarık Buğra)
-
Yol, yöntem, çare
- "Reçete gibi kati ve veciz bir beyit ki dört kelime ile bu derdin devasını söylüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi
- "Hele bir portakal şurubu reçetesini tarif etti..." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- TELAFİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötü bir etkiyi veya sonucu başka bir etki ile yok etme, karşılama, yerine koyma
- "Telafisi kolay olmayan bir zarar."
- "Onun sevimsizliğini bunun cana yakınlığı ile telafi etmenin yolunu bulmuşlar." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kötü bir etkiyi veya sonucu başka bir etki ile yok etme, karşılama, yerine koyma
- TERCİH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli sayma, yeğ tutma, yeğleme
- "Böyle bir tercihinin kefaretini ödemek ister gibi de bir porsiyon köfte söylemişti." (Çetin Altan)
- "... hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli sayma, yeğ tutma, yeğleme