İçinde te olan 5 harfli 158 kelime var. İçerisinde TE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında te olan kelimeler listesine ya da Sonu te ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MONTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Montaj
-
[isim]
Montaj
- TEDİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uslandırma, yola getirme, terbiye etme
- "Emirlerini dinlemeyen milletleri hep bu cezalarla tedip ettiğini söylemiyor muydu?" (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Uslandırma, yola getirme, terbiye etme
- TENHA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Issız
- "Dükkânın önü gene kalabalıkça idi ama içi tenhaydı." (Sermet Muhtar Alus)
- "Onlar gittikten sonra her yer tenha kaldı." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yalnız, tek
-
[sıfat]
Issız
- TEHİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sonraya bırakma, erteleme
- "Satış işinin güçlüğünü ondan iyice öğrendim, tehir etmeye mecbur oldum." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Geciktirme
-
[isim]
Sonraya bırakma, erteleme
- TERBİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dördün
-
Dörtleme
-
[isim]
Dördün
- SEKTE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Durma, kesintiye uğrama, kesilme, durgu
- "İki doktor da bunun bir kalp sektesinden olduğuna rapor verdiler." (Aka Gündüz)
- "Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Bozukluk
-
İnme, felç
-
[isim]
Durma, kesintiye uğrama, kesilme, durgu
- TEMİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Korkusunu giderme, inanç verme
- "Dünyada ondan başka kimseyi sevmeyeceğini bana bir kere daha temin etti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Sağlama, elde etme
- "Halkın büyük kısmı temizlik ihtiyacını şehrin içinden akan çamur renkli bir kanaldan temin ediyor." (Haldun Taner)
-
Gerçekleştirme
- "Evde huzuru temin annenin görevidir."
-
[isim]
Korkusunu giderme, inanç verme
- ENÖTE
-
-
[isim]
Çift yıldızlarda, yoldaşın başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en uzak noktası
-
[isim]
Çift yıldızlarda, yoldaşın başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en uzak noktası
- ANTEP
- ...
- TEKİN
-
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
-
Güvenilir (kişi, yer)
-
Uğurlu olan
- "Ninem, 'akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar' demişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
- TEVSİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genişletme, yayma
-
[isim]
Genişletme, yayma
- ANTET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başlık
-
[isim]
Başlık
- TOTEM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun
-
[isim]
İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun
- İÇTEN
-
-
[sıfat]
Samimi
-
Yürekten, candan, samimi davranarak
- "Yumuşak ve içten sürdürdü konuşmasını." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Samimi
- ALTES
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı
-
Bu unvanı taşıyan kimse
-
[isim]
Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı
- STENT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Tıkanmak üzere olan damarın içine konan araç
-
[isim]
Tıkanmak üzere olan damarın içine konan araç
- TEMAS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Değme, dokunma (I), dokunuş (I)
- "Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı." (Ömer Seyfettin)
-
Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet
- "Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Şiiri iyi okuyanlarla fena okuyanlar arasındaki esaslı farka temas ettik." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Değinme, sözünü etme, bahsetme
- "O konuya hiç temas edilmedi."
-
Gidip gelme, ulaşım, bağlantı
- "İki şehir arasında temas kesildi."
-
Dokunma
-
[isim]
Değme, dokunma (I), dokunuş (I)
- TEPKİ
-
-
[isim]
Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon
- "Önemli olan, tepki gösterdiğimiz şeyden kurtulmanın yoluna bakmak, bu yolu bulmaktır." (Orhan Kemal)
-
Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genellikle olumsuz söz veya davranış
- "Seyircilerin şaşkınlığı geçince tepkisi başladı." (Haldun Taner)
-
Karşılık verme
-
[isim]
Bir cismin kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki, aksülamel, reaksiyon
- TEŞRİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasama
-
[isim]
Yasama
- İRİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
"Sinirlendirmek" ve tıp alanında "tahriş etmek" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
-
[isim]
"Sinirlendirmek" ve tıp alanında "tahriş etmek" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz