İçinde te olan 5 harfli 158 kelime var. İçerisinde TE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında te olan kelimeler listesine ya da Sonu te ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEPME

  1. [isim] Tepmek işi
  2. Tekme
  3. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.)

TERME

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir tür yaban turpu

ARTER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atardamar
  2. Trafiği yoğun olan ana yol

TEBAA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Uyruk

ANTET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Başlık

ORTEZ

Kelime Kökeni : Yunanca

  1. [isim] Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç

TERBİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dördün
  2. Dörtleme

İŞTEŞ

  1. [sıfat] İşte ortak olan
  2. İşteş fiil

TEMPO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızlarını belirtmek için kullanılan kelime, vuruş
    • "Bu melodinin temposu çok ağır, biraz daha hızlı çalınmalı."
    • "Sonra kafasındaki bir şarkıya parmaklarıyla candan tempo tutmaya başladı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz
    • "Maiyetindekiler onun çalışma temposuna yetişemezlerdi." (Haldun Taner)
  3. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı

GÜFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Müzik eserlerinin yazılı metni, söz
    • "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)

TEVZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dağıtma, üleştirme

TEYİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doğrulama, doğruluğunu onaylama
    • "Nitekim biraz evvelki sözleriniz de onu teyit ediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)

TEKEL

  1. [isim] Bir malın yapımının yalnızca bir kuruluşun elinde bulunduğu durum, inhisar, monopol
    • "Türkiye'de bazı içkiler tekel maddeleridir."
  2. Devletin herhangi bir üretim alanını elinde tutması, satışı tek elden yönetmesi ve fiyata hâkim olması durumu, inhisar, monopol
  3. Bir kişi veya kuruluşun herhangi bir alanda kazandığı büyük güç
    • "Özel yalıların tekelinden kurtarılan yeni kıyılar da halkın denizle buluşmasını sağlayacak." (Haldun Taner)

TEZAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Karşıtlık, karşıt olma, zıtlık, çelişki, kontrast, antagonizma
    • "Sanatçı çok garip ve tezatlarla dolu bir yaratıktır." (Halide Edip Adıvar)
  2. Anlatımda birbirine karşıt iki sözü yan yana kullanma

TESİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Etki
    • "Orta malı bayağı birinin tesiri altında..." (Refik Halit Karay)
    • "Aynı kanunlar, aynı şeylere tesir edince neticeler de aynı olur." (Ömer Seyfettin)
    • "Namus sözü, bu saf, temiz ev kadınında her vakit büyük tesir yapardı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bu sözler derin ve kuvvetli bir tesir bıraktı." (Peyami Safa)

TELAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Herhangi bir sebeple acelecilik
    • "Atatürk'ün gelişini göremedik ama koridordaki telaştan meseleyi anladık." (Haldun Taner)
    • "Mabeyni büyük bir telaş alıyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
    • "Nazım Paşa böyle bir içtimadan ne kadar telaş etse haklı idi." (Ahmet Rasim)
    • "Polisle ben konuşurum, siz telaş göstermeyin." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kaygı, tasa, sıkıntı, endişe
    • "Ben geçerken onun telaşı, sizi dürtmesi gözümden kaçmadı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Şaşkınlıktan doğan karışıklık, kargaşa
    • "O günü vapurda bulunup da hanımların telaşını görseydiniz." (Reşat Nuri Güntekin)

TERKİ

  1. [isim] Eyerin arka bölümü
    • "Avluda terkiden yere atladığında öfkeden kudurmuştu." (Yahya Kemal)
    • "Sonra atlarının terkisine aldılar, benimle beraber kaçtılar." (Haldun Taner)
  2. Binek hayvanının sağrısı

ESTER

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Oksijenli asitler ile alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde

SAHTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
    • "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. İçten olmayan, yapmacık
    • "Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı." (Çetin Altan)

TENİS

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü