İçinde taş olan 5 harfli 13 kelime var. İçerisinde TAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taş olan kelimeler listesine ya da sonu taş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Taş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A T Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞAT, TAŞ
2 Harfli Kelimeler
AŞ, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ATAŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca attaché
-
[isim]
Bakınız elçilik uzmanı
- "Elçilik ataşelerinde yüzde otuz azaltılmaya gidilmelidir."
-
[isim]
Bakınız elçilik uzmanı
- TAŞSI
-
-
[sıfat]
Taşı andıran, taşa benzeyen, taş gibi; taşımsı
-
[sıfat]
Taşı andıran, taşa benzeyen, taş gibi; taşımsı
- TAŞAK
-
-
[isim, kaba konuşmada]
Üreme için gerekli spermleri üreten ve erkeklik hormonu salgılayan, sağ ve sol olmak üzere iki tane oval şekilli organ; er bezi, torba, yumurta, haya, husye, testis
-
[isim, kaba konuşmada]
Üreme için gerekli spermleri üreten ve erkeklik hormonu salgılayan, sağ ve sol olmak üzere iki tane oval şekilli organ; er bezi, torba, yumurta, haya, husye, testis
- AKTAŞ
-
-
[isim, mineraloji]
Bakınız lüle taşı
-
[isim, mineraloji]
Bakınız lüle taşı
- SUTAŞ
-
Kelime Kökeni: Fransızca soutache
-
[isim]
Bazı giysilerin yaka, kol, cep vb. yerlerini süslemekte kullanılan işlemeli şerit; su (II), suyolu
-
[isim]
Bazı giysilerin yaka, kol, cep vb. yerlerini süslemekte kullanılan işlemeli şerit; su (II), suyolu
- ÜÇTAŞ
-
-
[isim]
Üç taşla oynanan bir tür çocuk oyunu
-
[sıfat]
Üzerinde beş adet pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
-
[isim]
Üç taşla oynanan bir tür çocuk oyunu
- TAŞLI
-
-
[sıfat]
İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.)
- "Yağsız köpüklü ayranlar içmiş, taşlı bulgur pilavı yemişler."
-
Üzerinde taş bulunan
- "Taşlı yol"
-
Üzerinde süs taşı bulunan
- "Taşlı yüzük."
-
[sıfat]
İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.)
- TAŞRA
-
-
[isim]
Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi; dışarılık, dışarlık
- "Taşrada öğretmenlik ede ede saçı başı ağarmış, tatlı sözlü bir adamdı."
-
[isim]
Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi; dışarılık, dışarlık
- TAŞIM
-
-
[isim]
Yemeğin taşacak kadar kaynaması
-
[isim]
Yemeğin taşacak kadar kaynaması
- TAŞIL
-
-
[isim]
Bakınız fosil
-
[isim]
Bakınız fosil
- TAŞÇI
-
-
[isim]
Taş yontan, satan veya taş ocağından taş çıkaran kimse
- "Taşçı Osman Efendi İstanbul'un en ünlü taşçılarından biriydi."
-
[isim]
Taş yontan, satan veya taş ocağından taş çıkaran kimse
- TAŞIT
-
-
[isim]
Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı; araç, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta
-
[isim]
Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı; araç, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta
- TAŞMA
-
-
[isim]
Taşmak işi
-
Akarsu yatağından çıkarak çevresini kaplama
- "Çayın taşması evler kadar çekekteki motorlar için de tehlikeliydi."
-
[isim]
Taşmak işi