İçinde taş olan 12 harfli 13 kelime var. İçerisinde TAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taş olan kelimeler listesine ya da sonu taş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Taş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A T Ş
3 Harfli Kelimeler
ŞAT, TAŞ
2 Harfli Kelimeler
AŞ, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAŞIYIVERMEK
-
-
[-i]
Çok çabuk veya kısa sürede taşımak
-
[-i]
Çok çabuk veya kısa sürede taşımak
- TAŞITABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Taşıtma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Taşıtma gücü bulunmak
-
[-e, -i]
Taşıtma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAŞINABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Taşınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Deniz yolu daha süratliydi, üstelik çok daha fazla yük taşınabilirdi."
-
Taşımaya uygun olmak
-
Taşınmak için herhangi bir engeli bulunmamak
-
[nesnesiz]
Taşınma ihtimali veya imkânı bulunmak
- MİLLETTAŞLIK
-
-
[isim]
Millettaş olma durumu; ulustaşlık
-
[isim]
Millettaş olma durumu; ulustaşlık
- TAŞLAMACILIK
-
-
[isim]
Taşlama ustasının yaptığı iş
-
[isim]
Taşlama ustasının yaptığı iş
- MESLEKTAŞLIK
-
-
[isim]
Meslektaş olma durumu
-
[isim]
Meslektaş olma durumu
- TAŞLAYABİLME
-
-
[isim]
Taşlayabilmek işi
-
[isim]
Taşlayabilmek işi
- SATAŞABİLMEK
-
-
[-e]
Sataşma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e]
Sataşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAŞIYABİLMEK
-
-
[-i]
Taşıma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Onun lepiska saçlarını en ismetli kadın başında taşıyabilirdi."
-
Taşımaya gücü yetmek
-
[-i]
Taşıma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAŞSARIMSAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür bitki (Allium scorodoprasum)
-
[isim, bitki bilimi]
Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür bitki (Allium scorodoprasum)
- TAŞIRIVERMEK
-
-
[-i]
Aniden taşırmak
- "Bardak ağız ağıza dolar, sonra küçücük, minicik bir damla onu taşırıverir."
-
[-i]
Aniden taşırmak
- TAŞIRABİLMEK
-
-
[-i]
Taşırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bardak önceden ağız ağıza dolu olmasa bir damla onu taşırabilir mi?"
-
Taşırma gücü bulunmak
-
[-i]
Taşırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- TAŞKINLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Taşkın duruma gelmek
- "Helanın çillenmiş aynasında ona kendinden öte biri bakıyor sanarak öylesine uzun kalacaktı ki gözlerini tanımaya durdukça ürkmesi taşkınlaşacaktı."
-
[nesnesiz]
Taşkın duruma gelmek