İçinde tar olan 7 harfli 59 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da sonu tar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUTARLI
-
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu; insicamlı
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu; insicamlı
- TARÇINİ
-
Kelime Kökeni: Farsça dārçīn + Arapça -ī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tarçın rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tarçın rengi
- EMEKTAR
-
Kelime Kökeni: Türkçe emek + Farsça -dār
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- "Ertesi sabah bahçede gezinirken Mehmet, emektar azaplarından birini gördü."
-
[mecaz]
Çok kullanılmış, eskimiş
- "Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim."
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- TARUMAR
-
Kelime Kökeni: Farsça tārmār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız darmadağın
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız darmadağın
- TARAKSI
-
-
[sıfat]
Tarağı andıran, tarağa benzeyen, tarak gibi
-
[sıfat]
Tarağı andıran, tarağa benzeyen, tarak gibi
- LETARJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca léthargie
-
[isim, tıp]
Yaşama işlevlerinin ve bilincin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu
- "Bu satırları buraya aktarışımın sebebi, çok zaman tabiattan aldığımız zevkin, Rousseau tarafından tasvir edilen bu uyuşukluk, bu letarji hâlinin ... deyiminden başka bir şey olmadığı içindir."
-
[isim, tıp]
Yaşama işlevlerinin ve bilincin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu
- MASTARA
-
Kelime Kökeni: Arapça misṭara
-
[isim, eskimiş, matematik]
Bakınız iletki
-
[isim, eskimiş, matematik]
Bakınız iletki
- TARATOR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos
- "Havyar salatasından içi ançüez dolu zeytine, tarator ve cacığa kadar neler hem de nelerin âlâsı bulunmazdı?"
-
[isim]
Ceviz içi, sarımsak, tuz, ekmek içi, sirke ve tahinin limon suyu ile çırpılmasından sonra kıyılmış maydanozla hazırlanan salça veya sos
- KOTARMA
-
-
[isim]
Kotarmak işi
- "Bizim pişirip kotarmaya uğraştığımız işe yabancı eller de mi karışıyordu?"
-
[isim]
Kotarmak işi
- KOTARIŞ
-
-
[isim]
Kotarmak işi
-
[isim]
Kotarmak işi
- GİTARCI
-
-
[isim]
Gitar çalan kimse; gitarist
-
[isim]
Gitar çalan kimse; gitarist
- TATARCA
-
-
[isim]
Bakınız Tatar Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Tatar Türkçesi
- TARAKLI
-
-
[sıfat]
Tarağı olan
-
Başında tarak bulunan (kuş veya kadın)
-
Yol yol nakışlı
- "Taraklı kumaş."
-
Tarağı geniş olan (ayak)
-
[sıfat]
Tarağı olan
- TARİHLİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir tarihi taşıyan; günlü
-
Tarihi yazılmış olan
-
[sıfat]
Herhangi bir tarihi taşıyan; günlü
- RÖTARLI
-
-
[sıfat]
Bakınız gecikmeli
-
[sıfat]
Bakınız gecikmeli
- TARZİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça tarżiye
-
[isim, eskimiş]
Söylenen kırıcı bir söz veya yapılan kötü bir davranış için karşıdakinden özür dileme, gönül alma
- "Arkadaşım namına Refik Bey'den gayet kuvvetli bir tarziye isterim."
-
[isim, eskimiş]
Söylenen kırıcı bir söz veya yapılan kötü bir davranış için karşıdakinden özür dileme, gönül alma
- TARİHÇİ
-
-
[isim]
Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse; müverrih
-
Tarih öğretmeni
-
[isim]
Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse; müverrih
- TUTARAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sara
- TARİHÇE
-
Kelime Kökeni: Arapça tārīḫ + Farsça -çe
-
[isim]
Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi
-
[isim]
Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi
- TARANMA
-
-
[isim]
Taranmak işi
-
[isim]
Taranmak işi