İçinde tar olan 7 harfli 59 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da Sonu tar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BATARYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
En küçük topçu birliği
- "Altmış bataryanın dünyayı sarsan sesi arasında bir tek ses daha yükseliyor." (Aka Gündüz)
-
Savaş gemilerinde borda topları ve bunların bulunduğu güverte parçası
- "Sancak bataryası. İskele bataryası."
-
Pil
-
Birkaç aygıtın bir araya getirilerek belirli biçimde eklenmesinden oluşan takım
- "Elektrik bataryası. Musluk bataryası."
-
[isim]
En küçük topçu birliği
- TARANGA
-
-
[isim]
Bir tür tatlı su balığı
-
[isim]
Bir tür tatlı su balığı
- TARİHÇİ
-
-
[isim]
Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse, müverrih
-
Tarih öğretmeni
-
[isim]
Tarihsel konular üzerinde araştırmalar yapan, tarih kitapları yazan kimse, müverrih
- TARAVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tazelik
- "Daima yüzünüzün taravetiyle beraber, gönlünüzün tazeliğini de kaybetmeye başlayacaksınız." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Tazelik
- TUTARLI
-
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı
-
[sıfat]
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı
- RÖTARLI
-
-
[sıfat]
Gecikmeli, tehirli
-
[sıfat]
Gecikmeli, tehirli
- ŞEŞTARİ
- ...
- TARAKLI
-
-
[sıfat]
Tarağı olan
- "O, bizim köylülerin cebi ipek mendilli, aynalı, taraklı dışarlıklarından." (Necati Cumalı)
-
Başında tarak bulunan (kuş veya kadın)
-
Yol yol nakışlı
- "Taraklı kumaş."
-
Tarağı geniş olan (ayak)
-
[sıfat]
Tarağı olan
- AKTARIŞ
-
-
[isim]
Aktarma işi veya biçimi
-
[isim]
Aktarma işi veya biçimi
- TARANTI
-
-
[isim]
Taramak sonunda çıkan gereksiz şeyler
-
[isim]
Taramak sonunda çıkan gereksiz şeyler
- TARDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Beş dizelik bentlerden oluşan nazım parçası
-
[isim]
Beş dizelik bentlerden oluşan nazım parçası
- ŞETARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- "Bu bedbinlik yerini çocukça bir şetarete bırakıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Sevinç, şenlik, neşe
- TUTARGA
-
-
[isim]
Sara
-
[isim]
Sara
- TUTARIK
-
-
[isim]
Sara
-
[isim]
Sara
- TARTMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
-
Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak
-
Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek
- "Süvari daima dizginleri tartıp kısrağı zapta muktedir olduğunu ihsas etmeli." (Ömer Seyfettin)
-
Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek
- "Bu kelimenin manasını tamamıyla tarta marta söylemiş olduğunu anlattı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Dikkatle incelemek, değer biçmek
- "Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi." (Peyami Safa)
-
[-i]
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
- MASTARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İletki
-
[isim]
İletki
- TARAZLI
- ...
- MUATTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Itırlı, güzel kokulu
-
[sıfat]
Itırlı, güzel kokulu
- BİTARAF
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yansız
- "Ben bitaraf değil, bir tarafım diyordu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Yansız
- TARATIŞ
-
-
[isim]
Taratma işi veya biçimi
-
[isim]
Taratma işi veya biçimi