İçinde tar olan 7 harfli 59 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da Sonu tar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LOTARYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı
-
[isim]
Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı
- TARAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- "Anası sabaha kadar saçlarını tarıyor, düşünüyor, ürküyordu." (Yahya Kemal)
-
Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak
- "Birdenbire uzun bir ışık, sol tarafımızdaki sırtları taradı." (Halide Edip Adıvar)
-
Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak
-
Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek
-
Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek
-
[-de]
Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
- "Belleğimde taradığım yazarların yarısına yakını hastalıklı idiler." (Haldun Taner)
-
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek
- "Dergileri taramak."
-
Dikkatle bakmak, süzmek
-
Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak
-
[-i]
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- KOTARIŞ
- ...
- ASTARYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre
-
[isim]
Bir gemiye yükleme veya boşaltma için tanınan süre
- ASTARLI
-
-
[sıfat]
Astar geçirilmiş, astarlanmış
- "Astarlı avcı yeleği."
-
[sıfat]
Astar geçirilmiş, astarlanmış
- TARİHÇE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi
-
[isim]
Bir olay veya nesnenin özet olarak yazılmış tarihi
- TARAKLI
-
-
[sıfat]
Tarağı olan
- "O, bizim köylülerin cebi ipek mendilli, aynalı, taraklı dışarlıklarından." (Necati Cumalı)
-
Başında tarak bulunan (kuş veya kadın)
-
Yol yol nakışlı
- "Taraklı kumaş."
-
Tarağı geniş olan (ayak)
-
[sıfat]
Tarağı olan
- LETARJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu
-
[isim]
Yaşama işlevlerinin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu
- MASTARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İletki
-
[isim]
İletki
- TARANTI
-
-
[isim]
Taramak sonunda çıkan gereksiz şeyler
-
[isim]
Taramak sonunda çıkan gereksiz şeyler
- TARANIŞ
-
-
[isim]
Taranma işi veya biçimi
-
[isim]
Taranma işi veya biçimi
- ŞEŞTARİ
- ...
- TARİHLİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir tarihi taşıyan, günlü
-
[sıfat]
Herhangi bir tarihi taşıyan, günlü
- TARÇINİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Sarı ile kahverengi arası bir renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Sarı ile kahverengi arası bir renk
- TARTICI
-
-
[isim]
Tartmakla görevli kimse
-
[isim]
Tartmakla görevli kimse
- TARZİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yapılan kötü bir davranış için özür dileme, gönül alma
- "Arkadaşım namına Refik Bey'den gayet kuvvetli bir tarziye isterim." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Yüzüme bakmadan bana tarziye verdi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yapılan kötü bir davranış için özür dileme, gönül alma
- TARATIŞ
-
-
[isim]
Taratma işi veya biçimi
-
[isim]
Taratma işi veya biçimi
- BİTARAF
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yansız
- "Ben bitaraf değil, bir tarafım diyordu." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Yansız
- EMEKTAR
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- "Raşit çocuk, emektar hizmetçimiz ve sütannemin oğluydu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çok kullanılmış, eski
- "Emektar makinenin tozlarını silip masaya yerleşmeye karar verdim." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan (kimse)
- TARANMA
-
-
[isim]
Taranmak işi
-
[isim]
Taranmak işi