İçinde tar olan 6 harfli 42 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da Sonu tar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİKTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
-
Ölçü
- "Yapılan yardımın miktarı artırıldı."
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
- MATARA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Yolculukta ve askerlikte kullanılan, boyna veya bele asılı olarak taşınan, genellikle aba veya deriden yapılmış, metal su kabı
- SIRTAR
-
-
[isim]
Kelergillerden bir balık türü
-
[isim]
Kelergillerden bir balık türü
- ÇULTAR
-
-
[isim]
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü
-
[isim]
Eyerin veya palanın üzerine örtülen kilim, halı vb. örtü
- REFTAR
- ...
- KİTARA
- ...
- TARALI
-
-
[sıfat]
Taranmış
-
[sıfat]
Taranmış
- KANTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç
-
Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı
-
Baskül
-
56,452 kg ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi
- "İki kantar kireç."
-
[isim]
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç
- BAYTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Veteriner
-
[isim]
Veteriner
- MASTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fiilin -mak / -mek veya -ma / -me ekleri alan ve ad gibi kullanılan biçimi, eylemlik: al-mak, üşü-mek, gör-me, bul-ma vb
-
[isim]
Fiilin -mak / -mek veya -ma / -me ekleri alan ve ad gibi kullanılan biçimi, eylemlik: al-mak, üşü-mek, gör-me, bul-ma vb
- TARAÇA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Teras
- "Apartmanın çamaşır asılan bir de en üst taraça katı var." (Haldun Taner)
-
Toprak veya başka malzemeyle elde edilen, bir duvarla desteklenen yüksek düzlük
- "Sofradan kalktık, köşkün önündeki taraçaya çıktık." (Aka Gündüz)
-
Seki (I)
-
[isim]
Teras
- MUZTAR
- ...
- TARTIL
-
-
[sıfat]
Tartıya dayanan
- "Tartıl çözümleme."
-
[sıfat]
Tartıya dayanan
- TARHUN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan, güzel kokulu bir bitki (Artemisia dracunculus)
-
[isim]
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan, güzel kokulu bir bitki (Artemisia dracunculus)
- ÇİTARİ
-
-
[isim]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
-
İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş, çitar
- "Pencerelerdeki çitari perdelerden, köşedeki aynalı konsola kadar her şey, Hikmet'i çocukluğunun en samimi aşinaları gibi karşıladı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
İzmaritgillerden, üzerinde sarı çizgiler bulunan, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, kılçıklı bir balık (Boxsalpa)
- TARTAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Suda eriyen, alkol ve eterde erimeyen, asit tadında beyaz bir tuz
-
Şarap tortusu
-
Diş taşı
-
[isim]
Suda eriyen, alkol ve eterde erimeyen, asit tadında beyaz bir tuz
- LEHTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yandaş, taraftar
-
Senet metninde, senet bedelinin kendisine ödenmesi yazılı olan kişi
-
[isim]
Yandaş, taraftar
- TATARI
-
-
[sıfat]
Tam pişmemiş
-
[sıfat]
Tam pişmemiş
- TARSİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sağlamlaştırma
- "Rusya, Fransa, İngiltere ve Avusturya ile o didintiler olmasaydı eserini daha az bir zamanda tarsin ederek halk karşısında da muvaffak olacaktı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sağlamlaştırma
- MUHTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse
- "Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Her işe burnunu sokan
-
[sıfat]
Özerk
-
[isim]
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse