İçinde tar olan 5 harfli 28 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da sonu tar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭṭār
-
[isim]
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
- "O mahalledeki başka dükkân sahiplerinden aktarın nasıl bir adam olduğunu sordum."
-
İğne, iplik, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân
-
[isim]
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
- TATAR
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kırım’da yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Özerk Cumhuriyeti’nde ve Kırım’da yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- START
-
Kelime Kökeni: İngilizce start
- GİTAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca guitare
-
[isim, müzik]
Genellikle ahşap gövdeli, perdeli, altı teli olan, telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı
-
[isim, müzik]
Genellikle ahşap gövdeli, perdeli, altı teli olan, telleri parmakla çekilerek veya pena ile vurularak çalınan bir telli çalgı
- ISTAR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, ağızlardan]
Halı, kilim dokunan tezgâh
- "Yakınlara, yoksullara gönderilen un, bulgur bile böyle nakışlı, bağcıklı ıstarlarda dokunmuş çuvallara konulurdu."
-
[isim, ağızlardan]
Halı, kilim dokunan tezgâh
- İFTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ifṭār
-
[isim, din bilimi]
Oruç açma, oruç bozma
-
Bakınız iftar vakti
-
Bakınız iftar yemeği
- "İftara çağırmak."
-
[isim, din bilimi]
Oruç açma, oruç bozma
- ATARİ
-
Kelime Kökeni: (İngiliz Atari firma adından)
-
[isim]
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş, bir konsol yardımıyla oynanan, kavrama çabukluğu ve pratiklik kazandıran oyunların genel adı
-
[isim]
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş, bir konsol yardımıyla oynanan, kavrama çabukluğu ve pratiklik kazandıran oyunların genel adı
- TARAZ
-
-
[isim]
İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik
-
[isim]
İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik
- TARİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿrīż
-
[isim, eskimiş]
Bakınız taşlama
- "Bununla beraber sitemleri ve tarizleri onunkilerden çok daha ince ve nezihtir."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız taşlama
- TARAŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar
-
[isim, ağızlardan]
Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar
- ILTAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
-
[isim, ağızlardan]
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
- TAROT
-
Kelime Kökeni: Fransızca tarot
-
[isim]
Fal bakmakta kullanılan, üzerinde semboller bulunan 78 kartlık deste ve bu desteyle bakılan fal
-
[isim]
Fal bakmakta kullanılan, üzerinde semboller bulunan 78 kartlık deste ve bu desteyle bakılan fal
- TARAF
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭaraf
-
[isim]
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri; yüz (II), cenah, canip
-
Bakınız yön
- "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor."
-
…nın bulunduğu yer
- "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu."
-
İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri
- "Karşı tarafın adamları."
-
Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi
-
Bir şeyin belli bölümü, kısmı
- "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."
-
İyelik ve diğer çekim ekleriyle kullanıldığında bahsedilen kimse veya varlığı belirtir
-
[isim]
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri; yüz (II), cenah, canip
- TARİF
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿrīf
-
[isim]
Bakınız tanım
- "Tarife kalkma bizi / Ne şuyuz ne de buyuz / Adem denen denizi / Arayan birer suyuz"
-
Bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme
-
Bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklama
-
[isim]
Bakınız tanım
- TARET
-
Kelime Kökeni: İngilizce turret
-
[isim, askerlik]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- "Payitahtın göbeğinde demirletip taretlerini saraylara çevirmiş olduklarını görünce cinleri tepesinde toplanıyordu."
-
[isim, askerlik]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- TARİH
-
Kelime Kökeni: Arapça tārīḫ
-
[isim]
Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz
- "O sabah şafak sökmek üzereydi ve o günün tarihi 17 Ekim 1514 Salı günü idi."
-
Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim
-
Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı
- "Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!"
-
Tarih kitabı
- "Cevdet Paşa'nın Osmanlı Tarihi."
-
Tarih dersi
- "Ertesi gün tarih imtihanı vardı."
-
Bir hadisenin gerçekleştiği zaman
-
[isim]
Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz
- TARAK
-
-
[isim]
Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç
- "Bir ay boyunca, kırlaşan saçlarına tarak sürmedi."
-
Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç; tırmık
-
Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde sık telli araç
-
Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik
-
[anatomi]
Bakınız ayak tarağı
-
[hayvan bilimi]
Suda yaşayan hayvanlarda solungaç
-
[hayvan bilimi]
Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten)
-
[isim]
Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç
- BATAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız zatürre
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız zatürre
- İHTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫṭār
-
[isim]
Bakınız uyarı
- "Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı."
-
Bir şeyi birine hatırlatma
-
[spor]
Oyun kurallarına aykırı davranışta bulunan oyuncuya hakem tarafından kart gösterilmeden yapılan sözlü uyarı
-
[isim]
Bakınız uyarı
- TARİK
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭarīḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yol
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yol