İçinde tar olan 5 harfli 28 kelime var. İçerisinde TAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tar olan kelimeler listesine ya da Sonu tar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ART, TAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TARLA
-
-
[isim]
Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
- "Kulübelerinize ve tarlalarınıza ne kadar üzülseniz yeridir." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
Deniz hayvanlarının çok olduğu yer
- "Midye tarlası. İstiridye tarlası."
-
[isim]
Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası
- İFTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Oruç açma, oruç bozma
- "Akşam Rabia ile beraber yine oruç bozuyor, iftar ediyoruz." (Halide Edip Adıvar)
-
İftar vakti
-
Ramazanda akşam yemeği
- "İftara çağırmak."
-
[isim]
Oruç açma, oruç bozma
- TARAŞ
-
-
[isim]
Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar
-
[isim]
Tarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar
- ISTAR
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Halı, kilim dokunan tezgâh
-
[isim]
Halı, kilim dokunan tezgâh
- TATAR
-
-
[isim]
Postayı süren kimse
-
[isim]
Postayı süren kimse
- AKTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
-
İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân
-
[isim]
Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân
- KATAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Lokomotif ile vagonların oluşturdukları dizi, tren
- "Bugün beş katar kalkacak."
-
Taşıt dizisi
- "Otomobil katarı. Yük katarı."
-
Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi
-
[isim]
Lokomotif ile vagonların oluşturdukları dizi, tren
- ILTAR
-
-
[isim]
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
-
[isim]
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
- TARAF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri
- "Dört tarafı kesme billur kapaklı bir eski saat..." (Refik Halit Karay)
- "Meseleyi taraf gözetmeden aksettirmek için o yazıdan da bir parça almak isterdik." (Orhan Veli Kanık)
- "Benim, daha çok erkeklerin tarafını tutar gibi görünen akıl öğretmelerime hanımlar kızabilir." (Şevket Rado)
-
Yön, yan, doğrultu
- "Deniz tarafındaki çayırdan bir sürü koyun geçiyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yöre, yer
- "Üsküdar tarafındaki evlerin camları kor gibi parlıyordu." (Haldun Taner)
-
İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri
- "Karşı tarafın adamları."
-
Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi
- "Baba tarafı zengin."
-
Bir şeyin belli bölümü, kısmı
- "Tiyatronun ön tarafı konuklara ayrıldı."
-
[isim]
Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri
- ALTAR
- ...
- TARİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama
-
[isim]
Kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama
- ATARİ
-
-
[isim]
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü
-
[isim]
Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş bir oyun türü
- TARİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanım
- "Bu toplantıdan nasıl bir gönül bulantısıyla çıktığımı tarif edemem." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme
-
Bir şeyin bulunduğu yeri, çevre ile ilgisini belirterek açıklama
-
[isim]
Tanım
- TUTAR
-
-
[isim]
Nicelik bakımından bir şeyin bütünü
-
Para miktarı, meblağ
-
[isim]
Nicelik bakımından bir şeyin bütünü
- ASTAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat
- "Olmayacak nedenlerle yokuşa sürüyorlar adamı, işleri geciktiriyorlar ya da işin astarı yüzünden pahalıya geliyor." (Tahsin Yücel)
-
Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat
- "Siz hiç eski tahtalara yağlı boya yaptınız mı? / Bütün iş ilk çekilen boyadadır, astarda." (Behçet Necatigil)
-
Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb
-
[isim]
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat
- GİTAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Genellikle altı telli, telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir çalgı
-
[isim]
Genellikle altı telli, telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir çalgı
- TARAZ
-
-
[isim]
İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik
-
[isim]
İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik
- TARET
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- "Payitahtın göbeğinde demirletip taretlerini saraylara çevirmiş olduklarını görünce cinleri tepesinde toplanıyordu." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Gemilerde veya kalelerde, topçu mevzilerinde topun makine bölümünü ve topçuları koruyacak biçimde yapılmış zırhlı kule
- TARİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yol
-
[isim]
Yol
- BATAR
-
-
[isim]
Zatürre
-
[isim]
Zatürre