İçinde tanı olan 8 harfli 17 kelime var. İçerisinde TANI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tanı olan kelimeler listesine ya da sonu tanı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tanı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I N T
4 Harfli Kelimeler
ANIT, TANI
3 Harfli Kelimeler
ANI, ANT, TAN, TIN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TANINMAK
-
-
[nesnesiz]
Kim veya ne olduğu bilinmek; tanılmak
- "İçeride bir süre, tanınan bu sesin verdiği bir korku ile her şey sustu."
-
Herhangi bir özelliği ile bilinmek
- "Tanınmak daha çok kendini tanıtmakla olabilir."
-
Hukuki yönden varlığı kabul edilmek
-
[nesnesiz]
Kim veya ne olduğu bilinmek; tanılmak
- TANILAMA
-
-
[isim, tıp]
Tanılamak işi
-
Bakınız tanı
-
[isim, tıp]
Tanılamak işi
- TANIKLIK
-
-
[isim]
Tanık olma durumu; şahitlik, şehadet
-
Tanığın yaptığı iş; şahitlik, şehadet
- "Yalnızca eylemlerimizin değil tanıklıklarımızın da bizi kirletebileceğini sezdiğimi, tiksintiyle kendi dışıma devrildiğimi anımsıyorum."
-
[isim]
Tanık olma durumu; şahitlik, şehadet
- TANILMAK
-
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız tanınmak
- "Bu adam, işine tekrar başlayan Ebu Ali idi ama ... soluk benzi, ufalmış vücudu, acıklı tebessümü ve kendisi gibi pörsümüş gururuyla tanılmaz hâle gelmişti."
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız tanınmak
- TANIŞLIK
-
-
[isim]
Tanış olma durumu
-
[isim]
Tanış olma durumu
- ATANILMA
-
-
[isim]
Atanılmak işi
-
[isim]
Atanılmak işi
- HAKTANIR
-
-
[sıfat]
Herkesin hakkını gözeten (kimse); hakşinas
-
[sıfat]
Herkesin hakkını gözeten (kimse); hakşinas
- TANITMAK
-
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak
-
Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek; takdim etmek, prezante etmek
- "Bizim eve sığınmış, terbiyeli bir kadıncağız diye tanıtmıştım."
-
[-e, -i]
Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak
- TANIKSIZ
-
-
[sıfat]
Tanığı olmayan; şahitsiz
-
[zarf]
Tanık olmadan; şahitsiz
-
[sıfat]
Tanığı olmayan; şahitsiz
- TANIMLIK
-
-
[isim, dil bilgisi]
Dillerde genellikle adlardan önce gelerek adlar arasındaki belirlilik belirsizlik, teklik çokluk, dişillik erillik, vb. durumları gösteren biçim birimi; harfitarif
-
[isim, dil bilgisi]
Dillerde genellikle adlardan önce gelerek adlar arasındaki belirlilik belirsizlik, teklik çokluk, dişillik erillik, vb. durumları gösteren biçim birimi; harfitarif
- TANIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Daha önce birbirini tanımayan kimseler birbirini tanır duruma gelmek
- "Çağır hele arkadaşını, onunla da tanışalım, dedi."
-
[nesnesiz, -le]
Daha önce birbirini tanımayan kimseler birbirini tanır duruma gelmek
- UTANILMA
-
-
[isim]
Utanılmak durumu
-
[isim]
Utanılmak durumu
- TANINMIŞ
-
-
[sıfat]
Bakınız ünlü
- "Memleketin tanınmış bir hekimi."
-
Herhangi bir özelliği ile ün kazanmış olan
- "Cimri tanınmış bir komşu. İyi tanınmış bir adam."
-
[sıfat]
Bakınız ünlü
- SAPTANIM
-
-
[isim]
Saptanmak işi
-
[isim]
Saptanmak işi
- TANITICI
-
-
[sıfat]
Tanıtma işini yapan, tanıtan
- "Tanıtıcı yayınlar."
-
[isim]
Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse; propagandist
-
[sıfat]
Tanıtma işini yapan, tanıtan
- TANITSIZ
-
-
[sıfat, felsefe]
Tanıtlanmamış, tanıta dayanmayan; ispatsız
-
[sıfat, felsefe]
Tanıtlanmamış, tanıta dayanmayan; ispatsız
- SAPTANIŞ
-
-
[isim]
Saptanmak işi
-
[isim]
Saptanmak işi