İçinde tan olan 7 harfli 72 kelime var. İçerisinde TAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tan olan kelimeler listesine ya da Sonu tan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ANT, TAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÖTANAZİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ölme hakkı
-
[isim]
Ölme hakkı
- SERETAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yengeç
-
[isim]
Yengeç
- TANJANT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Başka bir çizgiye, eğriye ve yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
-
[sıfat]
Bir şeye yalnız bir noktada değen
-
[isim]
Başka bir çizgiye, eğriye ve yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
- UTANMAZ
-
-
[sıfat]
Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız
-
[sıfat]
Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız
- TANIMLI
- ...
- OTANTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Gerçek olan, gerçeğe veya aslına dayanan, orijinal, mevsuk
- "Otantik bir belge."
-
[sıfat]
Gerçek olan, gerçeğe veya aslına dayanan, orijinal, mevsuk
- TANTUNİ
-
-
[isim]
Kuşbaşından daha küçük et parçalarının soğan, biber, maydanoz, domates vb. ile bir sac üzerinde pişirilmesi sonunda hazırlanan kebap türü
-
[isim]
Kuşbaşından daha küçük et parçalarının soğan, biber, maydanoz, domates vb. ile bir sac üzerinde pişirilmesi sonunda hazırlanan kebap türü
- METANET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
- "Kalbimde lüzumundan fazla metanet var." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Metin olma, dayanma, dayanıklılık, sağlamlık
- TANRIÇA
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Çok tanrıcılıkta kadın tanrı, ilahe
-
[isim]
Çok tanrıcılıkta kadın tanrı, ilahe
- TANİNLİ
-
-
[sıfat]
Tınlamalı
- "O kadar ahenkli, taninli idi." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Tınlamalı
- ATANMAK
-
-
[-e]
Bir göreve getirilmek, tayin edilmek
- "Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır." (Anayasa)
-
[-e]
Bir göreve getirilmek, tayin edilmek
- TOPATAN
-
-
[isim]
Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir kavun türü
-
[isim]
Güzel kokulu, sarı renkte, uzunca bir kavun türü
- PASTANE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer, pastacı
- "Akşama doğru küçük bir pastanede Ginette'le oturmuştuk." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Pasta vb. yapılan, yenilen ve satılan yer, pastacı
- ZABİTAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Subaylar
-
[isim]
Subaylar
- KESTANE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 m kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
-
Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi
-
Kestane rengi
-
[isim]
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 m kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
- TUTANAK
-
-
[isim]
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, zabıt, zabıtname
-
Bir durumu tespit eden veya edenler tarafından imzalanan belge, zabıt varakası
-
Birçok kimsenin imzaladığı rapor, mazbata
-
[isim]
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, zabıt, zabıtname
- TANRICI
- ...
- LATANYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye (Latania rubra)
-
[isim]
Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye (Latania rubra)
- TANECİK
-
-
[isim]
Küçük tane
-
Çok küçük boyutlu madde, cisim
-
[isim]
Küçük tane
- TANTANA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görkem, gösteriş
- "Kerim Ağa epeyce büyük bir tantana ile oğullarından birinin düğününü yapmak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Gürültü patırtı, kuru gürültü
-
[isim]
Görkem, gösteriş