İçinde tan olan 7 harfli 72 kelime var. İçerisinde TAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tan olan kelimeler listesine ya da sonu tan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N T

3 Harfli Kelimeler

ANT, TAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TANIYIŞ

  1. [isim] Tanımak işi
TANTANA

Kelime Kökeni: Arapça ṭanṭana

  1. [isim] Bakınız görkem
    • "Kerim Ağa epeyce büyük bir tantana ile oğullarından birinin düğününü yapmak üzere idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bakınız kuru gürültü
  3. Gereksiz, boş söz
RATANYA

Kelime Kökeni: Fransızca ratanhia

  1. [isim, bitki bilimi] Karabuğdaygillerden, basit yapraklı, kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık (Krameria triandra)
UTANGAN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız utangaç
    • "Uzun kirpiklerin altında utangan ve durgun düşünen iri gözlerin bir kere açılmasın; kalın kaşların bir kere çatılmasın; o zaman varlığın, benliğin köpürür, taşar!" (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
TANILMA

  1. [isim] Bakınız tanınma
TANDANS

Kelime Kökeni: Fransızca tendance

  1. [isim] Bakınız eğilim
TANRIÇA

Kelime Kökeni: Türkçe tanrı + Slavca

  1. [isim] Çok tanrıcılıkta kadın tanrı; ilahe, mabude
ESASTAN

  1. [zarf] Aslına dayalı olarak
    • "Madem ki bütün cihan artık şarkta esaslı bir sulh arzu ediyor, bunun imkânını da esastan hazırlamak gerektir." (Yahya Kemal Beyatlı)
HOTANTO

  1. [isim] Güneybatı Afrika'da yaşayan ilkel bir boy
HASTANE

Kelime Kökeni: Farsça ḫaste + ḫāne

  1. [isim] Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu; sayrılarevi, darüşşifa, şifahane
    • "Babam hastaneye gidip başhekimle görüştü." (Ayla Kutlu)
ATANMIŞ

  1. [sıfat] Atama ile işbaşına gelen
BOSTANA

Kelime Kökeni: Arapça bustāne

  1. [isim, ağızlardan] Domates, soğan, yeşilbiber ve pul biberin nar ekşisi ve sirke ile karışımından yapılan sulu salata
    • "Burada domates, biber, soğan. Şöyle ince ince doğrayıp yap bakalım bir bostana." (Aysel Özakın)
ATANMAK

  1. [-e] Bir göreve getirilmek; tayin edilmek
    • "Doğu'ya atanan bir arkadaşları hakkında konuştuklarını işitiyorum yanlarından geçerken." (Ahmet Ümit)
TANISIZ

  1. [sıfat] Tanısı olmayan
SULTANİ

Kelime Kökeni: Arapça sulṭānī

  1. [sıfat] Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
    • "Zevcesi, bu sultani, bu muhteşem gururuyla ne kadar güzeldi." (Peyami Safa)
  2. [isim, tarih] 1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu
    • "Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [isim, tarih] Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını
  4. [isim, bitki bilimi] Çekirdeksiz bir tür üzüm
TANYELİ
...
TANİNLİ

  1. [sıfat] Bakınız tınlamalı
    • "O kadar ahenkli, taninli idi." (Ömer Seyfettin)
ORTANCA

  1. [sıfat] Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan
    • "Ortanca erkek kardeşimle aynı yöntemi benimsemiş olması beni tedirgin ediyor." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen
TANIDIK

  1. [sıfat] Tanışılıp konuşulan (kimse); bildik, biliş, tanış
    • "Mart başlayalı kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı." (Ahmet Haşim)
  2. Daha önceden bilinen, görülen, aşina olunan
    • "Küçük kız, bir tanıdık edasıyla konuşan bu esrarlı adamı yadırgamadı." (Necip Fazıl Kısakürek)
DOSTANE

Kelime Kökeni: Farsça dūstāne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız dostça
    • "Bu mağazaya girdiğimiz vakit güler yüzlü ve çok dostane kabul edildik." (Yahya Kemal Beyatlı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü