İçinde tan olan 5 harfli 19 kelime var. İçerisinde TAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tan olan kelimeler listesine ya da sonu tan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A N T

3 Harfli Kelimeler

ANT, TAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

STANT

Kelime Kökeni: İngilizce stand

  1. [isim] Bakınız sergilik
    • "Kitap standı."
  2. At yarışlarında seyirci tribünü
TANIK

  1. [isim] Gördüğünü ve bildiğini anlatan, bilgi veren kimse; şahit
    • "Aksini söyleyen bir tanık da çıkmamıştı." (Tarık Buğra)
  2. [hukuk] Duruşmada bilgisine, görgüsüne başvurulan kimse; şahit
TANGO

Kelime Kökeni: Fransızca tango

  1. [isim, müzik] Özel ritimli ağır bir dans
    • "Annemle babam yalnızca tango ve vals yaparlarmış cumhuriyet balolarında." (Erendiz Atasü)
  2. Bu dansın müziği
    • "Burada o zaman bir laterna vardı. Kolunu çevirdiğinizde hırıl hırıl bir tango çalıyordu." (Selim İleri)
  3. Aşırı bir biçimde son modaya uyarak giyinmiş (kadın)
    • "Yolda tangolara rast geldim, ne süslü, ne nazik..." (Aka Gündüz)
TANIM

  1. [isim] Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama; tarif
    • "Ama bir yığın kadına uyabilirdi bu tanım." (Yusuf Atılgan)
TANIT

  1. [isim, felsefe] Gerekli ve zorunlu sonuca ulaşan bir akıl yürütmenin dayandığı gerçek
  2. Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci
TANIŞ

  1. [sıfat] Bakınız tanıdık
    • "Birdenbire samimileşiverdi, kırkyıllık tanış olup çıktı." (Tarık Buğra)
İNTAN

Kelime Kökeni: Arapça intān

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız mikrop
    • "Yaranın intan ile karışması sizi fazla zayıf düşürmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kokuşma, kötü kokma
UTANÇ

  1. [isim] Bakınız utanma
    • "O zaman tuhaf bir utanca düşüp şaşırır, başımı önüme eğerdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
KOTAN

  1. [isim, ağızlardan] Pulluk, büyük saban
OKTAN

Kelime Kökeni: Fransızca octane

  1. [isim, kimya] Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
TİTAN

Kelime Kökeni: Fransızca titane

  1. [isim, kimya] Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit element (simgesi Ti)
BÜTAN

Kelime Kökeni: Fransızca butane

  1. [isim, kimya] Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı
TANEN

Kelime Kökeni: Fransızca tanin

  1. [isim] Birçok bitkisel maddede bulunan, deri tabaklamada, hekimlikte kullanılan, tadı buruk bir madde
VATAN

Kelime Kökeni: Arapça vaṭan

  1. [isim] Bakınız yurt
    • "Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın / Bir vatan kalbinin attığı yerdir" (Necmettin Halil Onan)
HİTAN

Kelime Kökeni: Arapça ḫitān

  1. [isim, eskimiş] Sünnet etme
METAN

Kelime Kökeni: Fransızca méthane

  1. [isim, kimya] Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz; bataklık gazı (CH4)
TANİN

Kelime Kökeni: Arapça ṭanīn

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tınlama
TANRI

  1. [isim, din bilimi] Bakınız Allah
    • "İnsanlar Tanrı rahmeti olan yağmurun yüzünü çoktan unutmuşlardı." (Nezihe Araz)
KUTAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız saka kuşu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü