İçinde tam olan 7 harfli 18 kelime var. İçerisinde TAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tam olan kelimeler listesine ya da sonu tam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M T

3 Harfli Kelimeler

MAT, TAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AT, MA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAMZARA

  1. [isim, müzik] Doğu Anadolu'da, toplu olarak oynanan bir halk oyunu
  2. Bu oyunun müziği
TAMKARE

  1. [isim, matematik] Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
TAMANİT

Kelime Kökeni: Fransızca tamanite

  1. [isim, mineraloji] Doğal kalsiyum ve demir fosfat
HARTAMA

  1. [isim, ağızlardan] Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
TAMAMEN

Kelime Kökeni: Arapça tamāmen

  1. [zarf] Her şeyiyle kapsayıcı bir biçimde, bütün olarak, olduğu gibi; ağız ağıza, baştan aşağı, baştan başa, baştan sona, boylu boyunca, büsbütün, bütün bütün, bütün bütüne, bütünüyle, hepten, heyetiyle, iyice, külliyen, milimi milimine, satır satır, sıkı sıkı, tam tamına, tamamı tamamına, tamamıyla, tamı tamına, tastamam, tekmil, temelli, tepeden ayağa, tepeden tırnağa, top, tümden, tümüyle
    • "Ulaşım çileleri böylece giderilince köprüyü tamamen unutmuşlardı." (Ayşe Kulin)
TUTAMAÇ

  1. [isim] Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
  2. Tutunacak yer; tutamak
  3. Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç
ISTAMPA

Kelime Kökeni: İtalyanca stampa

  1. [isim] Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim
  2. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür
  3. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu
    • "Sol elinin başparmağını ıstampada mürekkepleyip pulun üstüne bastırdılar." (Necati Cumalı)
TAMLAMA

  1. [isim, dil bilgisi] Bir tamlayan ile bir tamlanandan oluşan kelime grubu; terkip: Evin kapısı, bizim evimiz, karlı dağlar vb
  2. Bakınız tamamlama
NATAMAM

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça tamām

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız eksik
    • "Şu anda hastanede sanki hiç kimse yokmuş gibiydi; natamam, metruk bir bina izlemini veriyordu." (Osman Aysu)
  2. Tamamlanmamış, bitmemiş
TAMİRCİ

  1. [isim] Bakınız onarıcı
    • "Otomobil tamircisi bir akrabaları varmış, o da arabayı elden geçirmiş." (Erhan Bener)
  2. Onarım yapılan yer
VİTAMİN

Kelime Kökeni: Fransızca vitamine

  1. [isim, biyoloji] Besinlerde bulunan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, vücudun sağlıklı gelişimi, sindirim fonksiyonları, enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazanması açısından gerekli olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan, katalizör görevli en basit organik madde
    • "Vitaminli, limonlu ve zeytinyağlı bir salataya çatal uzatır." (Attilâ İlhan)
YASTAMA

  1. [isim] Bakınız yaslama
TAMBURA

Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūre

  1. [isim, müzik] Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve mızrapla çalınan çalgıların genel adı
    • "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu." (Ömer Seyfettin)
TUTAMAK

  1. [isim] Bakınız tutamaç
    • "Viraj tutamağı."
  2. [mecaz] Tutunacak, dayanacak, güvenecek şey
MOTAMOT

Kelime Kökeni: Fransızca mot à mot

  1. [sıfat] Bakınız kelimesi kelimesine
  2. [zarf] Hiç değiştirmeden
SAPTAMA

  1. [isim] Saptamak işi; tespit
    • "Bazı açıklamalar ve saptamaları şimdi yapmanın zorunlu olduğu anlaşılıyor." (Aydın Boysan)
  2. [sinema] Gümüş bromür kalıntılarını eritmek için filmin kimyasal bir eriyikten geçirilmesi
TAMİRAT

Kelime Kökeni: Arapça taʿmīrāt

  1. [isim] Bakınız onarım
    • "Hâlbuki ev sahibi tamirattan kaçınıyor." (Nâzım Hikmet)
TAMBURİ

Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūrī

  1. [isim] Tambur çalan kimse
    • "Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta / Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta" (Yahya Kemal Beyatlı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü