İçinde tam olan 5 harfli 12 kelime var. İçerisinde TAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tam olan kelimeler listesine ya da sonu tam ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tam Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
MAT, TAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AT, MA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ORTAM
-
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- "Şu dehşet ortamının altında koskoca bir yalnızlar dünyası yatıyor."
-
Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı; zemin, platform
-
[mecaz]
Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü; âlem
- "Sanat ortamı. Çalışma ortamı."
-
[ruh bilimi]
Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre; düzlem
-
[isim]
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- OTAMA
-
-
[isim]
Otamak işi, tedavi
-
[isim]
Otamak işi, tedavi
- TAMİK
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīḳ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derinleştirme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız derinleştirme
- TAMİM
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīm
-
[isim]
Bakınız genelge
- "Askerî tamimlerin, nizamların, kanunların, tefsirlerin, göreneklerin çeşidi, vergi kâtibinin hafızasına yerleşti."
-
[eskimiş, felsefe]
Bakınız genelleştirme
-
[eskimiş, mantık]
Bakınız genelleme
-
[isim]
Bakınız genelge
- TAMİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿmīr
-
[isim]
Bakınız onarım
-
[mecaz]
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
- "Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu?"
-
[isim]
Bakınız onarım
- EYTAM
-
Kelime Kökeni: Arapça eytām
-
[isim, eskimiş]
Yetimler
-
[isim, eskimiş]
Yetimler
- TAMAH
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭamaʿ
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
- "Kalpler soğuk, gözler tamah ve ihtiras ile yanıyor."
-
[isim]
Bakınız açgözlülük
- TAMAM
-
Kelime Kökeni: Arapça tamām
-
Bakınız bütün
- "Paranın tamamını verdim."
-
Bakınız eksiksiz
- "Bu kitap tamam değildir."
-
Tamamlanmış, bitmiş
- "Haydi Abbas vakit tamam / Akşam diyordun, işte oldu akşam / Kur bakalım çilingir soframızı / Dinsin artık bu kalp ağrısı"
-
[edat]
Olması gerektiği gibi
- "Hesap tamam, gidebiliriz."
-
[ünlem, teklifsiz konuşmada]
Bakınız evet
-
[ünlem]
Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz
- "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla mı uğraşacağız!"
-
Bakınız bütün
- ATAMA
-
-
[isim]
Atamak işi; tayin, nasıp, nasbetme
- "Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasa’da ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır."
-
[isim]
Atamak işi; tayin, nasıp, nasbetme
- HİTAM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫitām
-
[isim, eskimiş]
Son, bitim
-
[isim, eskimiş]
Son, bitim
- NOTAM
-
Kelime Kökeni: Fransızca notam
-
[isim, askerlik]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
-
[isim, askerlik]
Havacılar ve pilotlar için yayımlanan bülten
- TUTAM
-
-
[sıfat]
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan; kavram
- "Bir tutam çiçek getirmiş."
-
[sıfat]
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan; kavram