İçinde t olan 5 harfli 1255 kelime var. İçerisinde T harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında t harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu t harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HİTAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sünnet etme

İMBAT

  1. [isim] Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli

TALAŞ

  1. [isim] Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar

TVİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Özellikle gençler arasında 1961 yılında yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans
  2. Bu dansın müziği

BÜTÜN

  1. [sıfat] Eksiksiz, tam
    • "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede." (Necati Cumalı)
    • "Meseleyi bütün çıplaklığıyla anlattım." (Mahmut Yesari)
  2. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi
    • "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Bozuk olmayan (para)
    • "Bütün para."
  4. Parçalanmamış
  5. [isim] Birlik, tamlık
    • "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder." (Orhan Veli Kanık)

ÇITAK

  1. [sıfat] Dağda yaşayan ve geçimini odun satarak sağlayan
  2. Kaba, huysuz, kavgacı

DAMAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi
    • "Öyle bir aileye damat girmek isterim." (Haldun Taner)
  2. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi
  3. Padişah soyundan kız almış olan kimse

TAKSA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Pulu yapıştırılmadan veya eksik yapıştırılarak gönderilen mektup için alıcının cezalı olarak ödediği posta ücreti

ÜÇTAŞ

  1. [isim] Üç taşla oynanan bir tür çocuk oyunu

ANTRE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Giriş
    • "Antrede duran portmantonun aynasına göz attı." (Refik Halit Karay)
  2. Başlangıç yemeği

BİTİK

  1. [sıfat] Yorgunluk veya hastalıktan gücü kalmamış
    • "Ne bitik, ne cılız işitilmiyor bile." (Peyami Safa)
  2. Durumu kötü, fena
    • "Hoşa gitmeyen cilvelere kalkarlarsa hâlimiz bitiktir." (Haldun Taner)
  3. Yapışık, dolaşık, ekli

SALTO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu

BATKI

  1. [isim] Hüsran
    • "O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar." (Selim İleri)
  2. İflas

ÇATMA

  1. [isim] Çatmak işi
  2. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça
  3. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılan yayla evi, Yörük çadırı
  4. Bir çeşit döşemelik kumaş
    • "Sonra o çatma örtülü minderin üstüne oturmuş, albayın İstanbul hakkındaki suallerine kısa kısa cevap vermişti." (Halide Edip Adıvar)
  5. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları
  6. Semerin ağaç kısmı
  7. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet

ÇEŞİT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev
    • "Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı." (Haldun Taner)
  2. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik
  3. [sıfat] Türlü
    • "Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir." (Yahya Kemal Beyatlı)

ETRAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yanlar, taraflar
    • "Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler." (Peyami Safa)
    • "Vaktiyle etrafı boş bulduğu için mistik sıfatını takınmak istemişti." (Asaf Halet Çelebi)
    • "Ön arabanın karşısına geçerler, bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığa vurarak etrafını alırlar." (Refik Halit Karay)
  2. Çevre, dolay
    • "Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı." (Aka Gündüz)
  3. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit
    • "Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte." (Samiha Ayverdi)

FITIK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık
    • "Musiki hocamız genç yaşında bir fıtık ameliyatı sonunda ölmüştü." (Sait Faik Abasıyanık)

KAÇTA

  1. [zarf] Ne zaman?
    • "Ne güzel eğlence dedim, dün gene kaçta yattın?" (Memduh Şevket Esendal)

KAVAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Pezevenk

TEKER

  1. [isim] Tekerlek
    • "Araba tekeri. Makine tekeri."
    • "Kırıp geçirmeye niyet etmişti ama ah bu kadın, gene tekerine taş koymuştu." (Orhan Kemal)
    • "Neden ikide bir tekere çomak sokarlar? Neden kalkınma hamlesine bir tuğla da onlar koymazlar?" (Haldun Taner)
  2. Tekerlek biçimde olan
    • "Bir teker peynir."
  3. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça
  4. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi
  5. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü