İçinde tı olan 7 harfli 280 kelime var. İçerisinde TI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tı olan kelimeler listesine ya da sonu tı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKINTI
-
-
[isim]
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal huzursuzluk; bun, bungunluk, ezgi, ezginlik, çile (I), dert, kasavet, zor
- "İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı."
-
Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli ruhsal huzursuzluk; ağırlık, karanlık, kasavet, mihnet
- "Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm."
-
Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
- "İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim."
-
Bulunmama durumu
- "Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi."
-
[mecaz]
Bakınız sorun
- "Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu."
-
[isim]
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal huzursuzluk; bun, bungunluk, ezgi, ezginlik, çile (I), dert, kasavet, zor
- KITIRCI
-
-
[isim, argo]
Çok yalan söyleyen kimse
-
[isim, argo]
Çok yalan söyleyen kimse
- ASKINTI
-
-
[sıfat]
Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
-
[argo]
Karşı cinsi rahatsız eden (kimse)
-
[sıfat]
Başkalarının sırtından geçinen (kimse)
- TAŞINTI
-
-
[isim, coğrafya]
Sel ile taşınmış taş, toprak
-
[isim, coğrafya]
Sel ile taşınmış taş, toprak
- ÇIKINTI
-
-
[isim]
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
- "Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu."
-
Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı; çıkma
-
[argo]
Bakınız kambur
-
[mecaz]
Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse)
-
[isim]
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
- ARTIMLI
-
-
[sıfat]
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen; artağan
- "Artımlı pirinç."
-
Çoğalma özelliği olan
-
[sıfat]
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen; artağan
- YATIRMA
-
-
[isim]
Yatırmak işi
-
[isim]
Yatırmak işi
- KITIRTI
-
-
[isim]
Kıtırdama sırasında çıkan sesin adı
-
[isim]
Kıtırdama sırasında çıkan sesin adı
- TIKAMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak; berkitmek
- "Ahmet kızın ağzına bir mendil tıkadı."
-
[-i]
Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek
-
[-e, nesnesiz]
Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak; berkitmek
- TIRPANA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Öz kedi balığıgillerden, yan kanatları vücuduna yapışık, uzun kuyruklu, iri bir balık; rina (Raja batis)
-
[isim, hayvan bilimi]
Öz kedi balığıgillerden, yan kanatları vücuduna yapışık, uzun kuyruklu, iri bir balık; rina (Raja batis)
- TELETIP
-
Kelime Kökeni: Fransızca télé + Arapça ṭibb
-
[isim, tıp]
Hastanın yaşamsal verilerinin mobil cihazlar kullanılarak sağlık kuruluşuna gönderilmesiyle gerçek zamanlı tanı, tedavi, takip ve değerlendirme yapılabilmesini sağlayan sağlık hizmeti
-
[isim, tıp]
Hastanın yaşamsal verilerinin mobil cihazlar kullanılarak sağlık kuruluşuna gönderilmesiyle gerçek zamanlı tanı, tedavi, takip ve değerlendirme yapılabilmesini sağlayan sağlık hizmeti
- ÇITIRTI
-
-
[isim]
Çıtırdama sırasında çıkan sesin adı
- "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu."
-
[isim]
Çıtırdama sırasında çıkan sesin adı
- TARATIŞ
-
-
[isim]
Taratmak işi
-
[isim]
Taratmak işi
- KALITIM
-
-
[isim, biyoloji]
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi; soya çekim, irs, irsiyet, veraset
- "Bir ülkenin tarihsel varlığı, onun sahip olduğu ölçülemez bir değerler kalıtımıdır."
-
[isim, biyoloji]
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi; soya çekim, irs, irsiyet, veraset
- KANATIŞ
-
-
[isim]
Kanatmak işi
-
[isim]
Kanatmak işi
- TIPIRTI
-
-
[isim]
Tıpırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
- "Ürkek ayak tıpırtıları kesilip hepsi de çıktıktan sonra Küçük Ağa belli belirsiz 'of' çekerek doğruldu."
-
[isim]
Tıpırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
- YATIRIM
-
-
[isim]
Yatırmak işi
-
[ekonomi]
Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma; mevduat, plasman
-
[ekonomi]
Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılan yeni eklemeler; envestisman
-
[mecaz]
Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılan davranış
-
[isim]
Yatırmak işi
- SIVATIŞ
-
-
[isim]
Sıvatmak işi
-
[isim]
Sıvatmak işi
- ALTINLI
-
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
-
İçinde altın bulunan, altından yapılmış olan
- "Parlak zırhlı, tüylü tolgalarının etrafında altınlı siperleri göze çarpan cesur şövalyeler, gümüş tokalı kemerler bağlamış zengin asilzadeler bir tarafa toplandılar."
-
[sıfat]
Altına sahip olan (kimse)
- DAYATIŞ
-
-
[isim]
Dayatmak işi
-
[isim]
Dayatmak işi