İçinde tü olan 9 harfli 132 kelime var. İçerisinde TÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tü olan kelimeler listesine ya da sonu tü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DÖKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Döküntüsü olan
    • "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
  2. [tıp] Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
ÜSTÜNKÖRÜ

  1. [sıfat] İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, baştan savma, yalan yanlış
    • "Derken zaman geçti; üstünkörü, derme çatma şeylere alıştık." (Behçet Necatigil)
  2. [zarf] İnceliklerine inmeden, özen göstermeden; gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, öylesine, üstten, yalandan, yalap şalap, yalapşap, yarım yamalak
    • "Fakat bu işi bilinçli olarak üstünkörü yapmış, yaraların tam kapanmamasına dikkat etmişti." (İhsan Oktay Anar)
TÜLBENTÇİ

  1. [isim] Tülbent satan kimse
GÖKTÜRKÇE

  1. [isim] Bakınız Köktürk Türkçesi
TÜYDÜRMEK

  1. [-i, argo] Bakınız çalmak
  2. Uzaklaştırmak, kaçmasını sağlamak
KÜSTÜRMEK

  1. [-i] Küsmesine yol açmak
    • "Eski dostlarının bazılarını küstürdüğü için onlar bu gazete işine sıcak bakmadılar." (Hıfzı Topuz)
KARİKATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca caricature

  1. [isim] İnsan ve toplumla ilgili her tür olayı konu alarak abartılı bir biçimde veren, düşündürücü ve güldürücü resim
    • "Bu çehreye öyle bön, öyle kaba bir hâl çökmüştü ki hiçbir karikatür bunu tasvir edemez." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Beceriksizce yapılmış şey; taslak
    • "Ev karikatürü."
GÜRÜLTÜCÜ

  1. [sıfat] Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse); velveleci, kavaracı
    • "Uzun yıllar önce bir mahallede yaşayan bir ailenin gürültücü, haylaz, yaramaz bir çocuğu varmış." (Emre Sarı)
LİTERATÜR

Kelime Kökeni: Fransızca littérature

  1. [isim] Bakınız edebiyat
    • "Bu olgu, tiyatro literatürümüze bir fıkra olarak geçmiştir." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Bakınız kaynak (I)
    • "Alman subaylarıyla ilerlettiği Almancası ile askerî literatürü günü gününe takip eder." (Haldun Taner)
GÖTÜRÜLME

  1. [isim] Götürülmek işi
DÖKTÜRMEK

  1. [-e, -i] Dökme işini yaptırmak
  2. [nesnesiz, teklifsiz konuşmada] Kolaylıkla ve güzel söylemek, yazmak veya oynamak
    • "Walter Scott da bir tek çizik olmadan dört yüz, beş yüz sayfa döktürürmüş." (Salâh Birsel)
ENFARKTÜS

Kelime Kökeni: Fransızca infarctus

  1. [isim, tıp] Bir organı besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü
    • "Kalp enfarktüsü. Akciğer enfarktüsü."
GÖTÜRÜMLÜ

  1. [sıfat] Kendisinde götürüm özelliği bulunan
AKTÜALİST

Kelime Kökeni: Fransızca actualiste

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız edimselci
SPİRİTÜEL

Kelime Kökeni: Fransızca spirituel

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız ruhsal
TÜLLENMEK

  1. [nesnesiz] Tül görünümü almak
TÜYLENMEK

  1. [nesnesiz] Hayvanlarda tüy bitmek
    • "Yüzüncü gün kuzu anasının karnında tüylenir, elli gün sonra da doğmuş olur." (Metin And)
  2. Yüzde sakal ve bıyık çıkmak
    • "Sonra, nasırlaşmış, iş yapmaktan yer yer açılmış parmaklarını, oğlunun yeni yeni tüylenen yüzünde incitmeden gezdirmeye çalıştı." (Tomris Uyar)
  3. Kumaş üzerinde tüy oluşmak
  4. Meyve veya yaprak üzerinde tüy oluşmak
  5. [teklifsiz konuşmada] Para sahibi olmak
    • "Sadece kararlar, emirler, denetim ve yönetim işlerini yaptırır, biraz tüylenince de bütün bu işleri de başkalarına bırakarak yazıhanesinde bekler durur." (İsmail Türk)
ASLANSÜTÜ

  1. [isim, şaka yollu] Bakınız rakı
AKTÜALİZM

Kelime Kökeni: Fransızca actualisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız edimselcilik
  2. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl
PREMATÜRE

Kelime Kökeni: Fransızca prématuré

  1. [sıfat, tıp] Bakınız erkendoğan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü