İçinde tü olan 8 harfli 124 kelime var. İçerisinde TÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tü olan kelimeler listesine ya da sonu tü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖĞÜTÜLME

  1. [isim] Öğütülmek işi
KÖPÜRTÜŞ

  1. [isim] Köpürtmek işi
TÜLLENME

  1. [isim] Tüllenmek işi
BÜTÜNLÜK

  1. [isim] Bütün olma durumu; tümlük
    • "Ulusal birlik adına dış politikadaki bütünlük tam olmalıydı." (Çetin Altan)
ÖTTÜRMEK

  1. [-i] Ötmesini sağlamak veya ses çıkarttırmak
    • "Uyuma be Şahin Ağa, öttür şu zurnayı!" (Osman Cemal Kaygılı)
FÜTÜVVET

Kelime Kökeni: Arapça futuvvet

  1. [isim, eskimiş] Dinî ve mesleki birlik, esnaf teşkilatı
BÖRTÜLME

  1. [isim] Börtülmek işi
TEVETTÜR

Kelime Kökeni: Arapça tevettur

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gerilme
  2. [fizik] Bakınız gerilim
NATÜRİZM

Kelime Kökeni: Fransızca naturisme

  1. [isim, felsefe] Bakınız doğacılık
TÜKETİCİ

  1. [isim] Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse; müstehlik, üretici karşıtı
    • "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." (Anayasa)
  2. [sıfat, mecaz] Bitiren, mahveden
ÖTÜRÜKLÜ

  1. [sıfat] İshalli, amel olmuş (insan veya hayvan)
TÜMSELME

  1. [isim] Bakınız tümsekleşme
TÜYLENME

  1. [isim] Tüylenmek işi
SÜPRÜNTÜ

  1. [isim] Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp; çer çöp
    • "Elinde tuttuğu, içi süprüntü dolu faraşı merdivenlerin dibine boşalttı." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [mecaz] Bayağı, aşağılık şey veya kimse
BÜTÜNLER

  1. [sıfat, matematik] Bütün durumuna getiren veya bütün durumuna getirmek için eklenen; tümler, mütemmim
TÜTÜNLÜK

  1. [isim] Tütün ekilen yer, tütün tarlası
  2. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et
  3. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma
  4. [ağızlardan] Kadınların iş yaparken giydiği genellikle eskimiş olan giysi
    • "Değirmen başında vurdular beni / Kirli tütünlüğe sardılar beni" (Halk türküsü)
ÖRTÜNMEK

  1. [nesnesiz] Kendi üzerine bir şey örtmek
    • "Üşümem merak etme / Sıcak tutar yün fanila / Olmazsa örtünürüm / Battaniyeyi iki katlı" (Behçet Necatigil)
  2. Kadın, dinî açıdan görünmesi sakıncalı olan yerlerini örtmek
GÖTÜRMEK

  1. [-i] Taşımak, ulaştırmak veya koymak
    • "Yemeği götürmek için o an en uygun kişiydim." (Ayla Kutlu)
  2. [-e, -i] Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek
  3. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek
    • "Bir mermi bacağını götürdü. Duvarı su götürdü."
  4. [-i, nesnesiz] Bakınız öldürmek
    • "Hastalık çok insan götürdü."
  5. [-e] Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek
  6. [-e, -i] Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek; bırakmak
    • "Beni evime kadar götürdü."
  7. [-e] Bir sonuca vardırmak
    • "Bitirmeden şunu da söyleyeyim, ahlaka, gerçek ahlaka götüren başlıca yollardan biri de aşktır." (Nurullah Ataç)
  8. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak
    • "Eksiler artıları götürdü."
  9. Bakınız vardırmak
  10. [mecaz] Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek
  11. [argo] Tümüyle sahip olmak
  12. [argo] Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak
ÜTÜLENİŞ

  1. [isim] Ütülenmek işi
DUYUÜSTÜ

  1. [sıfat, felsefe] Duyularla verilmeyen
  2. Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü