İçinde tü olan 10 harfli 129 kelime var. İçerisinde TÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tü olan kelimeler listesine ya da sonu tü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALBURÜSTÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
- "Beylerbeyi, eski Boğaziçi'nin en kalburüstü bürokratlarını barındıran güngörmüşlüğünün simgesi, bir köşesidir."
-
Benzerleri içinde daha üstün olan
- "Bugün dahi kalburüstü üç dört oyunu hâlâ, başta Viyana ve Peşte olmak üzere oynanır durur."
-
[sıfat, mecaz]
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
- BÜTÜNLEŞİK
-
-
[sıfat]
Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
-
[sıfat]
Birbiriyle bağlantılı duruma getiren; tümleşik
- GÖRÜNTÜLÜK
-
-
[isim, sinema, televizyon]
Bakınız ekran
-
[isim, sinema, televizyon]
Bakınız ekran
- LİSANSÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Lisans öğreniminden sonra yapılan (yüksek lisans, doktora vb. öğrenim)
-
[sıfat]
Lisans öğreniminden sonra yapılan (yüksek lisans, doktora vb. öğrenim)
- KÜTÜRDEMEK
-
-
[nesnesiz]
"Kütür" diye ses çıkarmak
- "Savrulma hareketini pek ciddi tutmuş olacaktı ki beli kütürdedi ve acıdı."
-
[nesnesiz]
"Kütür" diye ses çıkarmak
- GÖRÜNTÜSEL
-
-
[sıfat]
Görüntüye dayanan
- "Her yapının hem görüntüsel hem manevi bir bütünlüğü vardır."
-
[sıfat]
Görüntüye dayanan
- ÇÖKTÜRÜLME
-
-
[isim]
Çöktürülmek işi
- "Sütün çöktürülmesi için farklı tip enzimlerden istifade ediliyor."
-
[isim]
Çöktürülmek işi
- ENVAİTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Çok değişik türleri olan, çeşit çeşit, türlü türlü olan; envaiçeşit, envaiçeşitli
- "Ortamda envaitürlü karmaşık kokular vardı."
-
[sıfat]
Çok değişik türleri olan, çeşit çeşit, türlü türlü olan; envaiçeşit, envaiçeşitli
- TÜYDÜRÜLME
-
-
[isim]
Tüydürülmek işi
-
[isim]
Tüydürülmek işi
- ÜRKÜTÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Ürkütme işi yapılmak
- "Bunlar âdeta ürkütülmüş bir hayvan sürüsüydü."
-
[nesnesiz]
Ürkütme işi yapılmak
- ÇÖKTÜRÜLÜŞ
-
-
[isim]
Çöktürülmek işi
-
[isim]
Çöktürülmek işi
- BAYRAMÜSTÜ
-
-
[zarf]
Bayrama yakın zamanlarda; bayramüzeri
-
[zarf]
Bayrama yakın zamanlarda; bayramüzeri
- BÜTÜNLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- "Bu durum da resmî istatistiklerin bütünlüklü bir yapıya sahip olmadığının net bir göstergesi niteliğindedir."
-
Çok yönlü, donanımlı olan
- "Bütünlüklü sanatkâr adlandırmasıyla anabileceğim insanlar hem muhayyileye hem gerçek olana dair derinlikli ve sahici bir faaliyet ortaya koyar."
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- GÖRÜNTÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Görüntüsü olmayan
-
[sıfat]
Görüntüsü olmayan
- FÜTÜROLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca futurologie
-
[isim]
Bakınız gelecek bilimi
-
[isim]
Bakınız gelecek bilimi
- GARNİTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Garnitürü olan
-
[sıfat]
Garnitürü olan
- KÜTÜKLEŞME
-
-
[isim]
Kütükleşmek işi
-
[isim]
Kütükleşmek işi
- OLAĞANÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan; fevkalade
- "Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor."
-
Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan; fevkalade
-
Çok güzel, mükemmel olan; harikulade
- "Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var."
-
[sıfat]
Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan; fevkalade
- TESETTÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Başı kapalı kıyafetler giyinen (kadın)
-
[sıfat]
Başı kapalı kıyafetler giyinen (kadın)
- BÜTÜNCÜLÜK
-
-
[isim, felsefe]
Bir bütünün parçalarının toplamından daha fazlasını ifade ettiğini düşünen, bir dizgenin açıklanmasında bütüne parçalarından daha büyük önem yükleyen, parçalarına karşı bütünün önceliğini vurgulayan her türden öğreti; holizm
-
[isim, felsefe]
Bir bütünün parçalarının toplamından daha fazlasını ifade ettiğini düşünen, bir dizgenin açıklanmasında bütüne parçalarından daha büyük önem yükleyen, parçalarına karşı bütünün önceliğini vurgulayan her türden öğreti; holizm