İçinde sı olan 8 harfli 412 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da Sonu sı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASILANMA
-
-
[isim]
Asılanmak işi, intifa
-
[isim]
Asılanmak işi, intifa
- SIRITMAK
-
-
[nsz]
Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek
- "Bir yandan karısını yatıştırmak istermiş gibi davranıyor, bir yandan hınzırca sırıtıyordu." (Oktay Rifat)
-
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek
-
Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak
- "İşi biraz karıştırınca bütün pürüzler sırıttı."
-
[nsz]
Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek
- YALANSIZ
-
-
[sıfat]
İçinde yalan olmayan
- "Yalansız söz."
-
[zarf]
Doğru bir biçimde
- "Yalansız konuşur."
-
[sıfat]
İçinde yalan olmayan
- YAPRAKSI
-
-
[sıfat]
Yaprak görünüşünde olan
-
[sıfat]
Yaprak görünüşünde olan
- HIRKASIZ
-
-
[sıfat]
Hırkası olmayan
-
[sıfat]
Hırkası olmayan
- SEVDASIZ
- ...
- AYRIKSIZ
-
-
[zarf]
İstisnasız, bilaistisna
-
Hiçbir ayrığı olmadan, hiçbirini ayrık tutmaksızın
-
[zarf]
İstisnasız, bilaistisna
- HESAPSIZ
-
-
[sıfat]
Hesabı tutulmayan
-
Sayılamayacak kadar çok olan
- "Şimdiye kadar hesapsız vaatlerde bulundu ama hiçbirini tutmadı."
-
Önceden iyi düşünülmemiş, sonu belli olmayan
- "Hesapsız bir işe girişti."
-
Ölçüsüz, tutumsuz, savruk, müsrif
-
[sıfat]
Hesabı tutulmayan
- KIYMASIZ
-
-
[sıfat]
İçinde kıyma bulunmayan (yemek)
- "Kıymasız Ankara döneri."
-
İçinde kurt bulunmayan (meyve)
-
[sıfat]
İçinde kıyma bulunmayan (yemek)
- RAHATSIZ
-
-
[sıfat]
Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz
- "Geceleyin aptalca tık tıklarıyla insanı rahatsız eden bir masa saati imiş." (Refik Halit Karay)
- "O rahatsız olunca ben de inadına bakmaya başladım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren
- "Bu sandalye pek rahatsız."
-
Hasta, keyifsiz
-
[sıfat]
Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz
- VAKARSIZ
-
-
[sıfat]
Ağırbaşlı olmayan, onursuz
-
[sıfat]
Ağırbaşlı olmayan, onursuz
- VASIFSIZ
-
-
[sıfat]
Niteliği olmayan, niteliksiz
-
[sıfat]
Niteliği olmayan, niteliksiz
- SIKILMAZ
-
-
[sıfat]
Sıkılması olmayan, utanmaz, yüzsüz
-
[sıfat]
Sıkılması olmayan, utanmaz, yüzsüz
- DAYAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dayağı olmayan
-
[sıfat]
Dayağı olmayan
- DOLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- "Adamın sırtında yakasız bir mintanı, bacaklarında da dolaksız bir külot vardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Dolağı olmayan, büzgüsü bulunmayan
- KUŞADASI
- ...
- SIĞDIRIŞ
-
-
[isim]
Sığdırma işi veya biçimi
-
[isim]
Sığdırma işi veya biçimi
- SIKIŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak
- "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Basınçla iki şey arasında kalmak
- "Parmağı kapıya sıkışmış."
-
Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
- "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
-
Zor bir durumda kalmak
- "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu." (Etem İzzet Benice)
-
Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak
- "Göğsü sıkışmış."
-
Tuvalet ihtiyacı gelmek
-
[nsz]
Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak
- TABANSIZ
-
-
[sıfat]
Tabanı olmayan
-
Yüreksiz
- "Amma da tabansızmışlar ha ... Bir kaçış kaçtılar, hâlâ da kaçıyorlar galiba." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
Tabanı olmayan
- TOPRAKSI
-
-
[sıfat]
Toprağı andıran
-
[sıfat]
Toprağı andıran