İçinde sı olan 6 harfli 142 kelime var. İçerisinde SI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sı olan kelimeler listesine ya da Sonu sı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ISIDAM
-
-
[isim]
Hamam
-
[isim]
Hamam
- ANASIL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kökten, asıl olarak, esaslı bir biçimde
- "Anasıl asker ve erkek bir kavim olmadıkları için askerliğin şanından hiçbir zaman nasipleri yoktur." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
Kökten, asıl olarak, esaslı bir biçimde
- ISIRIK
-
-
[isim]
Isırılan yerde kalan iz
-
[isim]
Isırılan yerde kalan iz
- SASIMA
-
-
[isim]
Sasımak işi, tefessüh
-
[isim]
Sasımak işi, tefessüh
- SIKMAK
-
-
[-i]
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
- "Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor." (Ömer Seyfettin)
-
Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
- "Limon sıkmak. Üzüm sıkmak."
-
Dar gelmek
- "Belimi sıktı kemer." (Halk türküsü)
-
Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
- "Yangına su sıkmak."
-
Silahla ateş etmek
- "Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak
- "Çocuğu çok sıkıyorlar."
-
Sıkıntı vermek
- "... ihtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım." (Ömer Seyfettin)
-
Yalan söylemek
-
[-i]
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
- CAZSIZ
-
-
[sıfat]
Cazı olmayan
-
[sıfat]
Cazı olmayan
- SINAAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zanaat
-
[isim]
Zanaat
- TATSIZ
-
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz
-
Tadı olmayan, sası
-
[zarf]
Hoşa gitmeyen bir biçimde
- "Her şey, herkes boş, abes, çirkin, münasebetsiz, tatsız görünür." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Hoşa gitmeyen, can sıkan
- "O akşamki tatsız olaya benim de canım sıkıldı." (Çetin Altan)
-
Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse)
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz
- ACIMSI
-
-
[sıfat]
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi
-
Dokunaklı
- "Acımsı bir kitabı daha vardır." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi
- ÇANSIZ
-
-
[sıfat]
Çanı olmayan
-
[sıfat]
Çanı olmayan
- ALTSIZ
-
-
[sıfat]
Altı olmayan
-
Belden alt kısmında giysi olmayan
-
[sıfat]
Altı olmayan
- ARASIZ
-
-
[zarf]
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira
-
[zarf]
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira
- ASILIŞ
-
-
[isim]
Asılma işi veya biçimi
-
[isim]
Asılma işi veya biçimi
- SIRIMA
-
-
[isim]
Sırımak işi
-
[isim]
Sırımak işi
- ANSIMA
- ...
- SARSIŞ
-
-
[isim]
Sarsma işi veya biçimi
-
[isim]
Sarsma işi veya biçimi
- KARSIZ
- ...
- BAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Başı olmayan
- "Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak ..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yöneticisi, başkanı olmayan
-
[sıfat]
Başı olmayan
- ISITIŞ
-
-
[isim]
Isıtma işi veya biçimi
-
[isim]
Isıtma işi veya biçimi
- SIRPÇA
- ...