İçinde süs olan 8 harfli 8 kelime var. İçerisinde SÜS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında süs olan kelimeler listesine ya da sonu süs ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Süs Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
S S Ü
3 Harfli Kelimeler
SÜS
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAHASSÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça taḥassus
-
[isim, eskimiş]
Bakınız duygulanma
- "Tahassüsünü ancak bu sakin gözyaşlarıyla ifade etti."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız duygulanma
- SÜSLETME
-
-
[isim]
Süsletmek işi; bezetme
-
[isim]
Süsletmek işi; bezetme
- SÜSLEYİŞ
-
-
[isim]
Süslemek işi
-
[isim]
Süslemek işi
- SÜSLEMEK
-
-
[-i]
Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak; bezemek, bezeklemek, donamak, donatmak, tezyin etmek
- "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar."
-
[mecaz]
Söz oyunlarıyla güzelleştirmek
- "Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı âdeta ağlamaklı ederdim."
-
[mecaz]
Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak
- "Ben onu bir süsleyeyim de görsün."
-
[-i]
Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak; bezemek, bezeklemek, donamak, donatmak, tezyin etmek
- SÜSLENME
-
-
[isim]
Süslenmek işi; bezenme
- "Sekiz evin sekiz hanımı da hararetli bir süslenme yarışına girdiler."
-
[isim]
Süslenmek işi; bezenme
- TECESSÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça tecessus
-
[isim, eskimiş]
Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma
- "Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür."
-
Bir şeyin iç yüzünü araştırıp sırlarına ulaşmaya çalışma
-
Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı
- "Bütün dikkat ve tecessüsümle etrafımda bir an evvel muayyeniyet yaratmaya çalışıyordum."
-
[isim, eskimiş]
Kendini ilgilendirmeyen şeyleri belli etmeden öğrenmeye çalışma
- SÜSLENİŞ
-
-
[isim]
Süslenmek işi
-
[isim]
Süslenmek işi
- SÜSLÜLÜK
-
-
[isim]
Süslü olma durumu
-
[isim]
Süslü olma durumu