İçinde sur olan 5 harfli 8 kelime var. İçerisinde SUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sur olan kelimeler listesine ya da sonu sur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

R S U

3 Harfli Kelimeler

RUS, SUR

2 Harfli Kelimeler

SU, UR, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SURUÇ

  1. [isim] Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
UNSUR

Kelime Kökeni: Arapça ʿunṣur

  1. [isim] Bakınız öge
    • "Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir." (Atatürk)
CESUR

Kelime Kökeni: Arapça cesūr

  1. [sıfat] Bakınız cesaretli
    • "Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir." (İhsan Oktay Anar)
  2. [zarf] Cesaretli bir biçimde
    • "Erkeklere karşı ilk tanışmada cesur ve ümit verici davranırdı." (Refik Halit Karay)
BASUR

Kelime Kökeni: Arapça bāsūr

  1. [isim, tıp] Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis; mayasıl, hemoroit
SURAT

Kelime Kökeni: Arapça ṣūret

  1. [isim] Bakınız yüz (II)
    • "Neredense suratına bir de sinek musallat olmuştu." (Attilâ İlhan)
  2. [mecaz] Somurtkanlık, asık yüzlülük
  3. [mecaz] Soğuk davranma
    • "Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar, ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KUSUR

Kelime Kökeni: Arapça ḳuṣūr

  1. [isim] Eksikliği olma durumu
    • "Bizden şerefli yırtıcı kuş, kan emen böcek / Tanrı'm o yolda rızkını vermiş, kusuru yok." (Mehmet Çınarlı)
  2. Bakınız bozukluk
  3. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama
  4. Elverişsiz durum
SURET

Kelime Kökeni: Arapça ṣūret

  1. [isim] Dış görünüş
    • "İnsan suretinde bir ağaç."
  2. Yazı veya resim kopyası
    • "Bunun bir suretini almalı."
  3. Biçim, yol, tarz
    • "Onlar daimî surette güzeli, iyiyi, doğruyu görmemeye mahkûm olmuşlardır." (Asaf Halet Çelebi)
  4. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü, siret karşıtı
  5. [ağızlardan] Bakınız fotoğraf
  6. [eskimiş] Bakınız yüz (II)
KÜSUR

Kelime Kökeni: Arapça kusūr

  1. [isim] Artan bölüm, geriye kalan bölüm
    • "Bu paranın küsurundan vazgeçelim."
  2. Tam sayıdan sonra gelen kesirli sayı
    • "Kırk küsur senelik hayatımda, gecelerin en işkencelisi, beni bu sabaha, hapishaneye girdiğim sabaha bağlayan gecedir." (Necip Fazıl Kısakürek)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü