İçinde sul olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde SUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sul olan kelimeler listesine ya da sonu sul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sul Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
L S U
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PUSULAMA
-
-
[isim]
Pusulamak işi
-
[isim]
Pusulamak işi
- ALELUSUL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-uṣūl
-
[zarf, eskimiş]
Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde, usulüne uygun olarak
- "Şimdi bunları bırak da bir defa alelusul kardeşine söyle."
-
Bakınız gelişigüzel
- "Polis de askerler de bu adamların 6-7 Eylül olaylarıyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığını o kadar iyi biliyordu ki değil mahkemeye verilmek, çoğu alelusul sorguya bile çekilmemişti."
-
[zarf, eskimiş]
Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde, usulüne uygun olarak
- KONSULTO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca consulto
-
[isim, tıp]
Bakınız konsültasyon
-
[isim, tıp]
Bakınız konsültasyon
- PUSULALI
-
-
[sıfat]
Pusulası olan
- "Babasının alaturka ve alafranga zamanı beraberce gösteren, pusulalı, takvimli büyük cep saati de buradaydı."
-
[sıfat]
Pusulası olan
- SULAKİYE
-
Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
- USULÜNCE
-
-
[zarf]
Bakınız gereğince
- "Nasıl kullanırız kelimeleri tam manalarında ve usulünce?"
-
[zarf]
Bakınız gereğince
- USULETLE
-
-
[zarf]
Usulüne uygun biçimde
- "Sonra, o bir fincan suyu ayak basmadık bir yere usuletle dök..."
-
[zarf]
Usulüne uygun biçimde
- SULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sulama işi yapılmak
- "Sulandıkça canlanan bir nergise gösterilebilecek özenle yaralarını sardı onun."
-
Sulu duruma gelmek
- "Geceye doğru kar sulanıyor ve gevşiyor."
-
Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma
- "Kanı sulandı."
-
Göz yaşarmak
- "Otomobilde bir şey kaçtığı için durmadan gözü sulanıp akıyor."
-
[mecaz]
Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek
-
[-e, argo]
İmrendiğini açığa vurmak
- "Bizim çiçeklere sulandı."
-
[-e, argo]
Bakınız asılmak
-
[nesnesiz]
Sulama işi yapılmak
- MAHSULAT
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūlāt
-
[isim, eskimiş]
Ürünler
-
[mecaz]
Ortaya çıkan, elde edilen şeyler
-
[isim, eskimiş]
Ürünler
- SULAKLIK
-
-
[isim]
Sulak olma durumu
-
[isim]
Sulak olma durumu
- SULATMAK
-
-
[-e, -i]
Sulama işini yaptırmak
- "Belediye bahçeleri sulatıyor, yangın söndürmenin yedek sularını da kullanıyormuş."
-
[-e, -i]
Sulama işini yaptırmak
- USULCANA
-
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yavaşça
- "Baytarı uyandırmamak için parmaklarının ucuna basa basa hamamlığa gitti, kapıyı usulcana açtı."
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yavaşça