İçinde sul olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde SUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sul olan kelimeler listesine ya da sonu sul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sul Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L S U

2 Harfli Kelimeler

SU, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PUSULAMA

  1. [isim] Pusulamak işi
ALELUSUL

Kelime Kökeni: Arapça ʿalā'l-uṣūl

  1. [zarf, eskimiş] Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde, usulüne uygun olarak
    • "Şimdi bunları bırak da bir defa alelusul kardeşine söyle." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Bakınız gelişigüzel
    • "Polis de askerler de bu adamların 6-7 Eylül olaylarıyla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığını o kadar iyi biliyordu ki değil mahkemeye verilmek, çoğu alelusul sorguya bile çekilmemişti." (Mina Urgan)
KONSULTO

Kelime Kökeni: İtalyanca consulto

  1. [isim, tıp] Bakınız konsültasyon
PUSULALI

  1. [sıfat] Pusulası olan
    • "Babasının alaturka ve alafranga zamanı beraberce gösteren, pusulalı, takvimli büyük cep saati de buradaydı." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
SULAKİYE

Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye

  1. [isim] Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
USULÜNCE

  1. [zarf] Bakınız gereğince
    • "Nasıl kullanırız kelimeleri tam manalarında ve usulünce?" (Emine Işınsu)
USULETLE

  1. [zarf] Usulüne uygun biçimde
    • "Sonra, o bir fincan suyu ayak basmadık bir yere usuletle dök..." (Reşat Enis Aygen)
SULANMAK

  1. [nesnesiz] Sulama işi yapılmak
    • "Sulandıkça canlanan bir nergise gösterilebilecek özenle yaralarını sardı onun." (Reha Mağden)
  2. Sulu duruma gelmek
    • "Geceye doğru kar sulanıyor ve gevşiyor." (Attilâ İlhan)
  3. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma
    • "Kanı sulandı."
  4. Göz yaşarmak
    • "Otomobilde bir şey kaçtığı için durmadan gözü sulanıp akıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. [mecaz] Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek
  6. [-e, argo] İmrendiğini açığa vurmak
    • "Bizim çiçeklere sulandı."
  7. [-e, argo] Bakınız asılmak
MAHSULAT

Kelime Kökeni: Arapça maḥṣūlāt

  1. [isim, eskimiş] Ürünler
  2. [mecaz] Ortaya çıkan, elde edilen şeyler
SULAKLIK

  1. [isim] Sulak olma durumu
SULATMAK

  1. [-e, -i] Sulama işini yaptırmak
    • "Belediye bahçeleri sulatıyor, yangın söndürmenin yedek sularını da kullanıyormuş." (Memduh Şevket Esendal)
USULCANA

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız yavaşça
    • "Baytarı uyandırmamak için parmaklarının ucuna basa basa hamamlığa gitti, kapıyı usulcana açtı." (Yaşar Kemal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü