İçinde sul olan 7 harfli 14 kelime var. İçerisinde SUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sul olan kelimeler listesine ya da sonu sul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sul Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
L S U
2 Harfli Kelimeler
SU, US
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SULTANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sulṭānī
-
[sıfat]
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
- "Zevcesi, bu sultani, bu muhteşem gururuyla ne kadar güzeldi."
-
[isim, tarih]
1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu
- "Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak!"
-
[isim, tarih]
Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını
-
[isim, bitki bilimi]
Çekirdeksiz bir tür üzüm
-
[sıfat]
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
- SULULUK
-
-
[isim]
Sulu olma durumu
-
[mecaz]
Yersiz şakalar yapma veya kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu
- "Seyircilerin alışılmış sululuklarından, laf atmalarından kaçındıklarını gördü."
-
[isim]
Sulu olma durumu
- FASULYE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
-
Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları
-
[isim, bitki bilimi]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
- SULAMAK
-
-
[-i]
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
- "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu."
-
Hayvana su vermek
-
[argo]
Para ödemek, vermek, harcamak
- "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."
-
[-i]
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
- SULANIŞ
-
-
[isim]
Sulanmak işi
-
[isim]
Sulanmak işi
- SULATMA
-
-
[isim]
Sulatmak işi
-
[isim]
Sulatmak işi
- SULANTI
-
-
[isim]
Birine karşı hissedilen duygusal ilgi
- "Ben erkek kalmak isterim, sulantı bana düşer ama beceremiyorum, odasından da ayrılamıyorum."
-
[isim]
Birine karşı hissedilen duygusal ilgi
- SULANMA
-
-
[isim]
Sulanmak işi
- "Ahlak daima gübrelenmeye, sulanmaya muhtaç bir fidana benzer."
-
Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği
-
[isim]
Sulanmak işi
- USULSÜZ
-
-
[sıfat]
Bakınız yöntemsiz
-
Yasalara aykırı olan
-
[sıfat]
Bakınız yöntemsiz
- SULUOVA
-
-
[isim]
Amasya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Amasya iline bağlı ilçelerden biri
- USULDAN
-
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- "Biz dam yataklarına uzanmış, gökte yıldızları paylaşırken usuldan bir türkü yayılırdı gecenin içine."
-
Bakınız yavaşça
- "Yumuşacık bir el usuldan saçlarını okşuyordu."
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- USULDEN
-
-
[zarf, hukuk]
Usule dayalı olarak
- "Sadrazamın huzuruna silahla çıkılması usulden olmadığı hâlde Kaptan Paşa silahlarını bırakmasını isteyen bostancıbaşıyı tersledi."
-
Bakınız öylesine
- "Yakından bakabilir miyim? diye şöyle bir usulden sorduktan sonra ayağa kalkıyorum."
-
[zarf, hukuk]
Usule dayalı olarak
- SULFATA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- "Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz."
-
[isim, ağızlardan]
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
- PUSULUK
-
-
[isim]
Pusu kurulan yer
-
[isim]
Pusu kurulan yer