İçinde sul olan 7 harfli 14 kelime var. İçerisinde SUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sul olan kelimeler listesine ya da sonu sul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sul Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L S U

2 Harfli Kelimeler

SU, US

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULTANİ

Kelime Kökeni: Arapça sulṭānī

  1. [sıfat] Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
    • "Zevcesi, bu sultani, bu muhteşem gururuyla ne kadar güzeldi." (Peyami Safa)
  2. [isim, tarih] 1908'den sonra Osmanlı ülkelerinde, bugünkü lise dengi öğretim kurumu
    • "Koskoca bir sultani mualliminin anası olmak!" (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [isim, tarih] Mısır, Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını
  4. [isim, bitki bilimi] Çekirdeksiz bir tür üzüm
SULULUK

  1. [isim] Sulu olma durumu
  2. [mecaz] Yersiz şakalar yapma veya kadınlara tatsız iltifatlarda bulunma durumu
    • "Seyircilerin alışılmış sululuklarından, laf atmalarından kaçındıklarını gördü." (Tarık Buğra)
FASULYE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
  2. Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları
SULAMAK

  1. [-i] Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
    • "Babası çiçekleri suluyor ve öksürüyordu." (Peyami Safa)
  2. Hayvana su vermek
  3. [argo] Para ödemek, vermek, harcamak
    • "Sabah sabah beş milyon lirayı suladık."
SULANIŞ

  1. [isim] Sulanmak işi
SULATMA

  1. [isim] Sulatmak işi
SULANTI

  1. [isim] Birine karşı hissedilen duygusal ilgi
    • "Ben erkek kalmak isterim, sulantı bana düşer ama beceremiyorum, odasından da ayrılamıyorum." (Memduh Şevket Esendal)
SULANMA

  1. [isim] Sulanmak işi
    • "Ahlak daima gübrelenmeye, sulanmaya muhtaç bir fidana benzer." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bazı nesnelerin, havanın nemini soğurarak çözünme özelliği
USULSÜZ

  1. [sıfat] Bakınız yöntemsiz
  2. Yasalara aykırı olan
SULUOVA

  1. [isim] Amasya iline bağlı ilçelerden biri
USULDAN

  1. [zarf] Bakınız usul (III)
    • "Biz dam yataklarına uzanmış, gökte yıldızları paylaşırken usuldan bir türkü yayılırdı gecenin içine." (Emir Kalkan)
  2. Bakınız yavaşça
    • "Yumuşacık bir el usuldan saçlarını okşuyordu." (Ayla Kutlu)
USULDEN

  1. [zarf, hukuk] Usule dayalı olarak
    • "Sadrazamın huzuruna silahla çıkılması usulden olmadığı hâlde Kaptan Paşa silahlarını bırakmasını isteyen bostancıbaşıyı tersledi." (Abdullah Ziya Kozanoğlu)
  2. Bakınız öylesine
    • "Yakından bakabilir miyim? diye şöyle bir usulden sorduktan sonra ayağa kalkıyorum." (Ahmet Ümit)
SULFATA

  1. [isim, ağızlardan] Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
    • "Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz." (Reşat Nuri Güntekin)
PUSULUK

  1. [isim] Pusu kurulan yer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü