İçinde ste olan 9 harfli 49 kelime var. İçerisinde STE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ste olan kelimeler listesine ya da Sonu ste ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SET
2 Harfli Kelimeler
ES, ET, SE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- STEREOTİP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
- İSTENÇSİZ
-
-
[sıfat]
Yapılması istenmediği hâlde yapılan (davranış), istenç dışı, irade dışı, iradesiz, gayrıiradi
-
[sıfat]
Yapılması istenmediği hâlde yapılan (davranış), istenç dışı, irade dışı, iradesiz, gayrıiradi
- GÖSTERGEÇ
-
-
[isim]
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet, monitör
-
Ses dalgası iletiminde, iletimi bozmadan ve kesmeden niteliğini denetleyen alet, monitör
-
Televizyon, bilgisayar vb.nde görüntü ile sesin niteliğini eşleme, görüntü seçimini gerçekleştirme, görüntüyü yayımlama gibi işlerin denetlenmesinde kullanılan alet, monitör
-
[isim]
Işının yeğinlik düzeyini algılayıp ölçen alet, monitör
- GÖSTERMEK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."
-
[-i]
Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak
- "Size kitaplarımı göstereyim."
-
Belirtmek, anlatmak
- "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."
-
[-e]
Bir şeyin etkisi altında tutulmak
- "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."
-
[-e]
Kanıtla inandırmak
- "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."
-
[nsz]
Öğretmek, açıklamak
- "Yol göstermek."
-
[-e]
Yapmasını söylemek, görevlendirmek
- "Size ne iş gösterdiler?"
-
Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
- "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak
- "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."
-
[nsz]
Görünmek, benzemek
-
[yardımcı fiil]
Etmek
- "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."
-
[-e]
Sert bir biçimde karşılık vermek
- "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- MÜSTEHASE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fosil
- "Hayalsiz adam bir müstehase bile sayılmaz, o kadar hiçtir." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[isim]
Fosil
- KASTETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- "... ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Demek istemek
-
[-e]
Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek
- "İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler." (Atatürk)
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- MÜSTEHCEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- "Müstehcen yayın."
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- OSTEOLOJİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kemik bilimi
-
[isim]
Kemik bilimi
- AMSTERDAM
- ...
- MÜSTELZİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gerektiren
-
Gerekli olan, gereken
-
[sıfat]
Gerektiren
- OERSTEDİT
- ...
- AHESTELİK
-
-
[isim]
Aheste olma durumu
-
[isim]
Aheste olma durumu
- ÜSTELEYİŞ
- ...
- POLYESTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
-
[isim]
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
- SESTEŞLİK
-
-
[isim]
Sesteş olma durumu, eş adlılık, eş seslilik
-
[isim]
Sesteş olma durumu, eş adlılık, eş seslilik
- GÖSTERTME
-
-
[isim]
Göstertmek işi
-
[isim]
Göstertmek işi
- SİSTEMSİZ
-
-
[sıfat]
Düzensiz
-
Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz
-
[sıfat]
Düzensiz
- BESTELEME
-
-
[isim]
Bestelemek işi
- "O zaman her opereti İsmail Hakkı Bey'in bestelemesi lazımdı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bestelemek işi
- MÜSTEHLİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tüketici
-
[isim]
Tüketici
- İSTEMSEME
-
-
[isim]
İradeyi etkileyebilecek güçte olmayan, gelip geçici isteme
- "Kararsızlık, ard arda gelen birbirine karşıt birtakım istemsemelerden oluşan bir durumdur."
-
[isim]
İradeyi etkileyebilecek güçte olmayan, gelip geçici isteme