İçinde ste olan 9 harfli 49 kelime var. İçerisinde STE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ste olan kelimeler listesine ya da Sonu ste ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SET
2 Harfli Kelimeler
ES, ET, SE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- STENOGRAF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Steno
-
[isim]
Steno
- OERSTEDİT
- ...
- HOSTESLİK
-
-
[isim]
Hostes olma durumu
-
Hostesin görevi
-
[isim]
Hostes olma durumu
- TESTERELİ
-
-
[sıfat]
Testere biçiminde dişleri olan
- "Testereli bıçak."
-
[sıfat]
Testere biçiminde dişleri olan
- DESTEKSİZ
-
-
[sıfat]
Desteği olmayan, desteklenmemiş
-
[sıfat]
Desteği olmayan, desteklenmemiş
- ÜSTELEYİŞ
- ...
- ÜSTELENME
-
-
[isim]
Üstelenmek işi
-
[isim]
Üstelenmek işi
- MÜSTENKİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Oy vermekten veya bir karara katılmaktan çekinen, çekimser
-
[sıfat]
Oy vermekten veya bir karara katılmaktan çekinen, çekimser
- İSTENÇSİZ
-
-
[sıfat]
Yapılması istenmediği hâlde yapılan (davranış), istenç dışı, irade dışı, iradesiz, gayrıiradi
-
[sıfat]
Yapılması istenmediği hâlde yapılan (davranış), istenç dışı, irade dışı, iradesiz, gayrıiradi
- GÖSTERTME
-
-
[isim]
Göstertmek işi
-
[isim]
Göstertmek işi
- STERADYAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr)
-
[isim]
Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr)
- BESTELEME
-
-
[isim]
Bestelemek işi
- "O zaman her opereti İsmail Hakkı Bey'in bestelemesi lazımdı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Bestelemek işi
- ÜSTELENİŞ
- ...
- KASTETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- "... ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Demek istemek
-
[-e]
Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek
- "İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler." (Atatürk)
-
[-i]
Amaçlamak, amaç olarak almak
- STERİLİZE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.)
- "Sterilize süt. Sterilize sebze."
-
Kısırlaştırılmış
-
Steril
- "Sterilize şişe. Sterilize tüp."
-
[sıfat]
Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.)
- GÖSTERMEK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."
-
[-i]
Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak
- "Size kitaplarımı göstereyim."
-
Belirtmek, anlatmak
- "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."
-
[-e]
Bir şeyin etkisi altında tutulmak
- "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."
-
[-e]
Kanıtla inandırmak
- "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."
-
[nsz]
Öğretmek, açıklamak
- "Yol göstermek."
-
[-e]
Yapmasını söylemek, görevlendirmek
- "Size ne iş gösterdiler?"
-
Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
- "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak
- "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."
-
[nsz]
Görünmek, benzemek
-
[yardımcı fiil]
Etmek
- "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."
-
[-e]
Sert bir biçimde karşılık vermek
- "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- SİSTEMSİZ
-
-
[sıfat]
Düzensiz
-
Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz
-
[sıfat]
Düzensiz
- ÜSTELEMEK
-
-
[nsz]
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek
- "Ahmet Kerim bu yeni tutumun sebebini mutlaka öğrenmek istedi ve o kadar üsteledi ki Samim cevap vermek zorunda kaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek
- "Sıtması üsteledi."
-
[-i]
Bir isteği, bir buyruğu tekrarlamak, tekit etmek
-
[-e]
Bir şeyin üstüne eklenmek, katılmak, inzimam etmek
- "Sıkıntıya bir de hastalık üsteleyince."
-
[nsz]
Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek
- MÜSTEŞRİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğu bilimci
-
[isim]
Doğu bilimci
- MÜSTEHCEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız
- "Müstehcen yayın."
-
[sıfat]
Açık saçık, edebe aykırı, yakışıksız