İçinde ste olan 8 harfli 56 kelime var. İçerisinde STE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ste olan kelimeler listesine ya da Sonu ste ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SET
2 Harfli Kelimeler
ES, ET, SE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ESTETİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Estetikçilik
-
[isim]
Estetikçilik
- MÜSTERİH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan
- "Müsterih ol, artık hiç korkmayacak, mesut olacaksın." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan
- İSTEMSİZ
-
-
[sıfat]
İstenmeden yapılan
-
İstemeyerek yapılan
-
[sıfat]
İstenmeden yapılan
- BEDESTEN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı tarihî çarşı
- DESTEKLİ
-
-
[sıfat]
Desteği olan
-
Desteklenmiş, destek konulmuş
-
[sıfat]
Desteği olan
- GÜLDESTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Seçki
-
[isim]
Seçki
- BERCESTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Güzel, latif
-
Seçilmiş, seçme
-
[isim]
Sanat değeri yüksek olan dize
-
[sıfat]
Güzel, latif
- GÖSTERİŞ
-
-
[isim]
Gösterme işi veya biçimi
- "Salih de tam bir gösteriş yapmak hevesiyle boşanmış bir yay gibi kalktı ayağa." (Tarık Buğra)
-
Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum
- "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi." (Ahmet Haşim)
-
Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık
- "Bu yapının hiç gösterişi yok."
-
Görkem
-
[isim]
Gösterme işi veya biçimi
- ÜSTELEME
-
-
[isim]
Üstelemek işi, tekit
- "Yahya Kemal abartmayı, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Üstelemek işi, tekit
- ANESTEZİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Uyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya belirli bir bölgesinde duyuların yok olması, duyum yitimi
- "Zavallı Hacı Ömer, dişçinin koltuğunda anestezi bile kabul etmiyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Uyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya belirli bir bölgesinde duyuların yok olması, duyum yitimi
- PROSTELA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Önlük
-
[isim]
Önlük
- SİSTEMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Sayısal ve ekonomik konulara belli sistemler çerçevesinde bakan
-
[sıfat]
Sayısal ve ekonomik konulara belli sistemler çerçevesinde bakan
- KASTETME
-
-
[isim]
Kastetmek işi
-
[isim]
Kastetmek işi
- İSTENÇÇİ
-
-
[isim]
İstenççilik yanlısı kimse
-
[isim]
İstenççilik yanlısı kimse
- GÖSTERME
-
-
[isim]
Göstermek işi
-
Teşhir, sergileme
-
[isim]
Göstermek işi
- ÜSTENMEK
-
-
[-i]
Bir iş yapmayı üstüne almak, taahhüt etmek
-
[-i]
Bir iş yapmayı üstüne almak, taahhüt etmek
- OSTEOLOG
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kemik bilimci
-
[isim]
Kemik bilimci
- İSTETMEK
-
-
[-i]
İsteme işini yaptırmak
- "Sonra telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)
-
[-i]
İsteme işini yaptırmak
- MÜSTEZAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü
-
[isim]
Her dizesine bir küçük dize eklenmiş divan edebiyatı nazım türü
- MÜSTEHZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Alaycı
- "Dans edenlerin dansını beğenmiyormuş gibi müstehzi bir ağız çarpıklığıyla dudaklarını kıvırıyordu." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Alaycı