İçinde st olan 9 harfli 239 kelime var. İçerisinde ST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında st olan kelimeler listesine ya da Sonu st ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ESTETİKÇİ

  1. [isim] Estetikle uğraşan kimse

GASTRONOM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Damak zevki olan, ağzının tadını bilen, iyi yemekten anlayan kimse

MODERNİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Modernizm yanlısı kimse

ABDESTLİK

  1. [isim] Abdest alınacak yer
  2. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir tür giyecek

İSTİMATOR

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gümrüklerde mallara değer biçen görevli

GÖSTERİCİ

  1. [isim] Gösteri yapan kimse, nümayişçi
  2. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör

STATÜKOCU

  1. [sıfat] Süregelen durumu korumaya meyilli
  2. Değişime direnen

YAŞAMÜSTÜ

  1. [sıfat] İnsan ömrünü aşan
    • "Felsefeyi yaşamüstü yükseklere ulaştıran, çığır açıcı büyük filozof Platon..." (Azra Erhat)

KUSTURUCU

  1. [isim] Kısa süre içinde kusmaya sebep olan ilaç

SİNESTEZİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Duyum ikiliği

FISTIKLIK

  1. [isim] Fıstık ağaçları dikilmiş yer, fıstık bahçesi

MÜSTAHZAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kullanıma hazır duruma getirilmiş, hazırlanmış
  2. [isim] Önceden hazırlanarak eczanede bulundurulan hazır ilaç, preparat

KEDİBASTI

  1. [isim] Bütün yüzeye tutkal sürmeyi gerektirmeyen işlerde, fırçayı aralıklı bastırarak tutkal sürme işi

STABİLİZE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Düz duruma getirilmiş
  2. Sağlamlaştırılmış
  3. Silindirle sıkıştırılmış (toprak yol)

TOSTÇULUK

  1. [isim] Tostçunun işi

BASTIRMAK

  1. [-i] Basma işini yaptırmak
    • "Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta." (Tarık Dursun K)
  2. Zararlı bir olayı önlemek
    • "Yangını bastırmak."
  3. Durdurmak
    • "İsyanı bastırmak."
  4. Üstünlüğünü göstermek
    • "Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor." (Ömer Seyfettin)
  5. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
  6. Gidermek
    • "Heyecanını bir türlü bastıramıyor." (Nezihe Araz)
  7. Hemen söylemek
    • "Cevabı bastırdı."
  8. [nsz] Ansızın birinin yanına gitmek
    • "Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar." (Oktay Rifat)
  9. [nsz] Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
    • "Tipi birdenbire bastırmış." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. [-e] Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
    • "Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar." (Erhan Bener)
  11. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak

FİSTANLIK

  1. [sıfat] Fistan yapmaya elverişli

KRİSTALLİ
...
OSTEOLOJİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kemik bilimi

DESTANSAL

  1. [sıfat] Destanla ilgili, destana özgü
  2. Destan kahramanına benzer
    • "O da işine gelen bu destansal kişiliğe takılıp başa geçiyor." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü