İçinde so olan 10 harfli 70 kelime var. İçerisinde SO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında so olan kelimeler listesine ya da sonu so ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ELİPSOİDAL

Kelime Kökeni: Fransızca ellipsoïdal

  1. [sıfat, matematik] Elipsoitle ilgili, elipsoit biçiminde olan
SORUŞTURMA

  1. [isim] Soruşturmak işi
    • "Böyle anketler, soruşturmalar bende her zaman bir güvensizlik yaratmıştır." (Behçet Necatigil)
  2. Bir sorunu açıklığa kavuşturmak amacıyla bir idari veya adli makamın yönettiği, ilgililerden ve tanıklardan bilgi toplama, konuyu inceleme işi; tahkik, tahkikat
    • "Bir başkasını gönderir, soruşturmayı daha da derinleştirirlerdi." (Erhan Bener)
SOLUKLAŞMA

  1. [isim] Soluklaşmak durumu
ASORTİKLİK

  1. [isim] Asortik olma durumu
  2. Bakınız sosyetiklik
SOĞUKKANLI

  1. [sıfat] Olaylara ve gelişmelere sakin, ılımlı ve temkinli yaklaşan (kimse); serinkanlı, telaşsız, itidal sahibi
    • "Atatürk, gündelik politika işlerinde, işte böylesine soğukkanlı, telaşsız, hesaplı ve hatta hoş görür bir insandı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SEKSOLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca sexologique

  1. [sıfat] Bakınız cinsellik bilimsel
SONUÇLAMAK

  1. [-i] Bakınız sonuçlandırmak
    • "Bu konuşmayı artık sonuçlayalım."
SOĞUKLAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Üşüterek hastalanmak, soğuk almak
    • "Yetmişi geçmiş, o hâline bakmadan geçende kahveye gitmiş, soğuklamış mı?" (Aka Gündüz)
  2. Donmak, soğuk vurmak
    • "Topal bacağıyla uzun uzun dolaşır, bedavaya yakın düşürdüğü soğuklamış patates, çürümeğe yüz tutmuş lahana, pırasaları omuzlar, tutardı ahırın yolunu." (Orhan Kemal)
SORUMLULUK

  1. [isim] Kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi; sorum, mesuliyet, uhde
    • "Babam bütün sorumluluğu üzerine aldı." (Mahmut Yesari)
  2. Sorumlu olmayı gerektiren bir yükümlülüğün kendisi; ağırlık
YEŞİLSOĞAN
...
SOTELENMEK

  1. [nesnesiz] Soteleme işi yapılmak
SOYLULAŞMA

  1. [isim] Soylulaşmak işi; asilleşme
SOLUKLANIŞ

  1. [isim] Soluklanmak işi
SOMURULMAK

  1. [nesnesiz] Somurma işi yapılmak veya somurma işine konu olmak
    • "Seninki gibi altı yedi seneliği, en ince elyafına kadar rahiyası somurulmuş, artık kalbe, damağa bir şey ihsan etmeyen bayat bir çiçektir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SOFRACILIK

  1. [isim] Sofracının işi ve görevi
PATSOCULUK

  1. [isim] Patsocu olma durumu
SOLİDARİZM

Kelime Kökeni: Fransızca solidarisme

  1. [isim, toplum bilimi] Bakınız dayanışmacılık
SOLUNGAÇLI

  1. [sıfat] Solungacı olan
SOSYOMETRİ

Kelime Kökeni: İngilizce sociometry

  1. [isim, toplum bilimi] Bireyler arasındaki sosyal ilişkileri ve bunların yapısını belirlemek ve analiz etmek için geliştirilmiş bir yöntem
    • "Sosyometri, psikometri! Bu hesapça insanları delidir, deli değildir diye sınıflandırmak zorunda kalacağız!" (Alev Alatlı)
SOYUNDURMA

  1. [isim] Soyundurmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü