İçinde siy olan 8 harfli 30 kelime var. İçerisinde SİY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında siy olan kelimeler listesine ya da Sonu siy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
S Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İS, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HASSİYUM
-
-
[isim]
Atom numarası 108, atom ağırlığı 269 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Hs)
-
[isim]
Atom numarası 108, atom ağırlığı 269 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Hs)
- KURSİYER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kurs öğrencisi
-
[isim]
Kurs öğrencisi
- MANSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir yarışmada konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlikte, anılmaya değer bulunan kimseye veya esere verilen derece
- "Yapıtına oylama, tartışma sonucu ancak mansiyon verebildik." (Selim İleri)
-
[isim]
Bir yarışmada konulan ödüle yeterli nitelikte görülmemekle birlikte, anılmaya değer bulunan kimseye veya esere verilen derece
- TANSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kanın damarlara içeriden yaptığı basınç, kan basıncı
- "Kocasının hiddetten tansiyonu yükseldi." (Haldun Taner)
- "Yüreği dinledi, kaygısı arttı. Tansiyonu ölçtü, telaşa düştü." (Atilla İlhan)
-
Gerilim
- "Hiç değilse önde gelen fırkacıların tansiyonunu düşürmeyi de ümit etmişti." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Kanın damarlara içeriden yaptığı basınç, kan basıncı
- SİMSİYAH
-
-
[sıfat]
Çok kara, her yanı kara, kapkara
- "Karşımdaki karanlık odanın kapısı aralandı, simsiyah iki el dışarıya doğru uzandı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Çok kara, her yanı kara, kapkara
- SPESİYAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Özel, belli bir özelliği olan
-
[sıfat]
Özel, belli bir özelliği olan
- DİKSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
- "Müfredat programlarında kıraat yani diksiyon dersi yok." (Burhan Felek)
-
Konuşulan dilin incelenmesi ve kullanılması
-
Duru, açık vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma
-
[isim]
Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi
- PASİYANS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İskambille açılan bir fal
-
[isim]
İskambille açılan bir fal
- SİYAHLIK
-
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
-
Karanlık veya koyuluk
-
[isim]
Siyah olma durumu, kara renk
- KUTSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kutsallık
-
[isim]
Kutsallık
- HAYSİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Değer, saygınlık, itibar
- "Kendinden dinlediğine göre, çekilmenin sebebi bir haysiyet meselesi idi." (Falih Rıfkı Atay)
- "Bu söz haysiyetine dokundu."
-
Öz saygı
-
[isim]
Değer, saygınlık, itibar
- PANSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev
- "Avrupa'da dolaştığı müddetçe ... kâh orta hâlli pansiyonlarda ve bazen küçük köy misafirhanelerinde kalmıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Ücretli öğrenci yurdu
-
[isim]
Bütünü veya bir bölümü sürekli veya belli bir zaman için kiraya verilen, isteğe göre yemek de veren ev
- CÜLUSİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hükümdarların cülus törenlerinde dağıttığı bahşiş
-
Şairlerin tahta çıkan padişah için yazdığı şiir
- "Tevfik Fikret, Abdülhamit için bir cülusiye yazmışmış." (Nurullah ataç)
-
[isim]
Hükümdarların cülus törenlerinde dağıttığı bahşiş
- POLİSİYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Konusu polisin ilgilendiği alanlarda olan (olay, roman, film vb.)
- "Bu öyküleri polisiye tekniği açısından gözden geçirmeden içinin rahat etmeyeceği ortadaydı." (Tomris Uyar)
-
[sıfat]
Konusu polisin ilgilendiği alanlarda olan (olay, roman, film vb.)
- ELMASİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dondurulmuş meyve suyundan yapılan bir tür pelte
-
[isim]
Dondurulmuş meyve suyundan yapılan bir tür pelte
- HİSSİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Duygular, sezişler
- "Üç senedir günü gününe hissiyatımı yazıyorum." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Duygular, sezişler
- GARSİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ağaç dikmeler, ağaçlandırmalar
- "Ruslar arazinin tabiatından istifade ettiler, nihayetsiz garsiyat sayesinde sıtmayı tamamen öldüremedilerse bile şiddetini pek çok kırdılar." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Ağaç dikmeler, ağaçlandırmalar
- VERSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sürüm
- "Üç versiyon hâlinde işleyen bir oyunuma 'Lütfen Dokunmayın' adını boşuna koymamıştım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Sürüm
- SEKSİYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bölüm
-
[isim]
Bölüm
- VERESİYE
-
-
[zarf]
Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı
- "Bunların içinde Nihat'a istediği kadar veresiye alabileceğini söyleyenler de var." (Peyami Safa)
- "Mütemadiyen veresiye veriyor ve müşteriler ay başında borç ödeyeceklerine Tevfik'e dert yanıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
-
Özensiz, gönülsüz, önem vermeden
- "Çok veresiye iş görüyor."
-
[zarf]
Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı