İçinde sik olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde SİK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sik olan kelimeler listesine ya da sonu sik ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sik Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SİK, SKİ
2 Harfli Kelimeler
İS, Kİ, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESİKSİZ
-
-
[sıfat]
Kesilmeden süren
-
Ara vermeden
- "Şiirdeki bütün güzelliği, parça güzelliklerinin kesiksiz sürüp gidebilmesinden, zincirlenmesinden doğar."
-
[fizik]
Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı)
- "Kesiksiz akım."
-
[sıfat]
Kesilmeden süren
- PSİKOLOG
-
Kelime Kökeni: Fransızca psychologue
-
[isim]
Bir grubun veya bireyin davranışlarını, hareket etme biçimlerini, dürtülerini inceleyen, öğrendiği bilgi ve beceriler ile nedenleri açıklayıp çözüm üretmeye çalışan kimse; ruh bilimci, ruhiyatçı
- "Âdeta mükemmel bir psikolog gibi Nihat'ın zaaflarıyla mücadele etti."
-
[isim]
Bir grubun veya bireyin davranışlarını, hareket etme biçimlerini, dürtülerini inceleyen, öğrendiği bilgi ve beceriler ile nedenleri açıklayıp çözüm üretmeye çalışan kimse; ruh bilimci, ruhiyatçı
- PSİKOPAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca psychopathe
-
[isim]
Bir suç oluşturmamakla beraber toplum düzenine aykırı davranışlarla beliren kişilik bozukluğuna yakalanmış olan
- "Hiçbir doktor her an intihar etmeye hazır bir psikopatın töhmeti altında kalmak istemez."
-
[isim]
Bir suç oluşturmamakla beraber toplum düzenine aykırı davranışlarla beliren kişilik bozukluğuna yakalanmış olan
- EKSİKLİK
-
-
[isim]
Eksik olma durumu; eksi, kalıklık, noksan, noksanlık, nakisa
- "Hayatımızda bozukluğunu, yokluğunu içlerimiz burkularak duyduğumuz ne vardır ki millî şuur eksikliğinden gelmesin?"
-
Eksik olan miktar; noksan, nakisa
-
[isim]
Eksik olma durumu; eksi, kalıklık, noksan, noksanlık, nakisa
- BİSİKLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca bicyclette
-
[isim]
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı; çiftteker, derrace, velespit
- "Baharda iki kardeşe bisikletler alındı."
-
[spor]
Bu araçla yapılan bir spor türü
-
[isim]
Tekerlekleri pedal aracılığıyla ayakla döndürülen binek aracı; çiftteker, derrace, velespit
- TENSİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tensīḳāt
-
[isim, eskimiş]
Düzen vermeler, düzenlemeler
-
Bir iş yerinde kadro düzenlemeleri
-
[isim, eskimiş]
Düzen vermeler, düzenlemeler
- KİLOSİKL
-
Kelime Kökeni: Fransızca kilocycle
-
[isim, fizik]
Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim
-
[isim, fizik]
Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim
- EKSİKSİZ
-
-
[sıfat]
Eksiği olmayan; tam, tamam, mükemmel, noksansız, tekmil
-
[mecaz]
İyi, namuslu, temiz (kimse)
-
[zarf]
Tam olarak
- "Verdiği emirler, on, on beş dakika içinde bütün Ege Bölgesi'nde duyuluyor, eksiksiz uygulanıyordu."
-
[sıfat]
Eksiği olmayan; tam, tamam, mükemmel, noksansız, tekmil
- VESİKACI
-
-
[isim]
Vesika işleriyle uğraşan kimse
-
[isim]
Vesika işleriyle uğraşan kimse
- SİKLAMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca cyclamen
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki; buhurumeryem, meryemanakandili, tavşankulağı (Cyclamen coum)
- "Eski kente kadar büyük bir parkın siklamenler sarkan duvarını izleyerek yürüdüm."
-
Bakınız siklamen rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "O, boynundaki siklamen eşarbı düzeltiyor, tırnaklarının siklamen ojesini gözünüze gözünüze uzatıyor."
-
[isim, bitki bilimi]
Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki; buhurumeryem, meryemanakandili, tavşankulağı (Cyclamen coum)
- KESİKLİK
-
-
[isim]
Kesik olma durumu
-
Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk
-
[isim]
Kesik olma durumu
- VESİKALI
-
-
[sıfat]
Belgesi olan
-
Genelevde çalışmak için elinde resmî izin kâğıdı bulunan (kadın)
- "İki elin kanda olsa gel diyor / Telgrafın / Nasıl unuturum seni ben / Vesikalı yârim"
-
[sıfat]
Belgesi olan