İçinde si olan 5 harfli 139 kelime var. İçerisinde Sİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S İ

2 Harfli Kelimeler

İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKSİ

Kelime Kökeni: Fransızca taxi

  1. [isim] Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
    • "Taksi bir karışıklığın çıktığını görünce hemen gazlayıp uzaklaştı." (Çetin Altan)
  2. Bir hava taşıtının park noktasından pist başına kadar kendi motor gücünü kullanarak yerde hareket etmesi
ESİRE

Kelime Kökeni: Arapça esīre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız (kadın) tutsak
CİSİM

Kelime Kökeni: Arapça cism

  1. [isim] Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey
  2. Bütün vücut
    • "Şair, kan ile aşk arasındaki münasebeti kanının bütün damarlarını dolaşarak cismine yayıldığını zikrederek kurar." (Harun Tolasa)
  3. [kimya, fizik] Bakınız tanecik
SİHİR

Kelime Kökeni: Arapça siḥr

  1. [isim] Bakınız büyü
SİNOP

  1. [isim] Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
DİLSİ

  1. [sıfat] Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi
İŞSİZ

  1. [sıfat] İşi olmayan
    • "Ben kendimi faydalı bir adam farz ettiğim hâlde, sen kendini niçin işsiz ve tufeyli sayıyorsun?" (Kemal Tahir)
  2. [zarf] İşi olmadan
    • "İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu." (Necati Cumalı)
SİNÜS

Kelime Kökeni: Fransızca sinus

  1. [isim, anatomi] Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
  2. [matematik] Birim bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı
TELSİ

  1. [sıfat] Çok ince telciklerden oluşan
    • "Telsi kas."
GİYSİ

  1. [isim] Her türlü giyim eşyası; giyecek, giyim, giyit, don (I), çul, üst, elbise, kılık kıyafet, kıyafet, esvap, libas, ruba, urba
    • "Hanımlar tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar." (Çetin Altan)
SİLME

  1. [isim] Silmek işi
    • "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." (Ayla Kutlu)
  2. [zarf] Ağzına kadar; sıvama, lebalep
    • "Kadehini silme dolduruyor yeniden." (Erhan Bener)
  3. [sıfat] Ağzına kadar dolu olan, tepeleme olmayan
  4. [zarf] Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
    • "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir." (Salâh Birsel)
  5. [mimarlık] Duvar, tavan, pencere kenarı, kemer vb. yerlerde yapılan, düz veya yuvarlak şekillerden meydana gelen kabartma kenar
İPSİZ

  1. [sıfat] İpi olmayan
  2. [mecaz] Bakınız ipsiz sapsız
SİĞİL

  1. [isim] Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
SİNİŞ

  1. [isim] Sinmek işi
SOSİS

Kelime Kökeni: Fransızca saucisse

  1. [isim] Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
    • "Sosisin ekmeği ve hardalı o kadar boldur ki bir porsiyonla iki kişi bile doyar." (Salâh Birsel)
FOSİL

Kelime Kökeni: Fransızca fossile

  1. [isim] Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri; müstehase, taşıl
  2. [mecaz] Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse
ETSİZ

  1. [sıfat] Eti olmayan
    • "Etsiz yemek."
SİNİR

  1. [isim, anatomi] Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
    • "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı duyarlılık
    • "Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır."
  3. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
    • "Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?"
    • "Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [sıfat] Hoşa gitmeyen, can sıkan
    • "Ne sinir şey!"
  5. [ağızlardan] Kas kirişi ve zarı
    • "Etin sinirlerini ayırmak."
MASİF

Kelime Kökeni: Fransızca massif

  1. [sıfat] Bakınız som (I)
ESASİ

Kelime Kökeni: Arapça esāsī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız asal
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü