İçinde si olan 5 harfli 139 kelime var. İçerisinde Sİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İS, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAKSİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca taxi
-
[isim]
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
- "Taksi bir karışıklığın çıktığını görünce hemen gazlayıp uzaklaştı."
-
Bir hava taşıtının park noktasından pist başına kadar kendi motor gücünü kullanarak yerde hareket etmesi
-
[isim]
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
- ESİRE
-
Kelime Kökeni: Arapça esīre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız (kadın) tutsak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız (kadın) tutsak
- CİSİM
-
Kelime Kökeni: Arapça cism
-
[isim]
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey
-
Bütün vücut
- "Şair, kan ile aşk arasındaki münasebeti kanının bütün damarlarını dolaşarak cismine yayıldığını zikrederek kurar."
-
[kimya, fizik]
Bakınız tanecik
-
[isim]
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey
- SİHİR
-
Kelime Kökeni: Arapça siḥr
-
[isim]
Bakınız büyü
-
[isim]
Bakınız büyü
- SİNOP
-
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- DİLSİ
-
-
[sıfat]
Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi
-
[sıfat]
Dili andıran, dile benzeyen, dil gibi
- İŞSİZ
-
-
[sıfat]
İşi olmayan
- "Ben kendimi faydalı bir adam farz ettiğim hâlde, sen kendini niçin işsiz ve tufeyli sayıyorsun?"
-
[zarf]
İşi olmadan
- "İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu."
-
[sıfat]
İşi olmayan
- SİNÜS
-
Kelime Kökeni: Fransızca sinus
-
[isim, anatomi]
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
-
[matematik]
Birim bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı
-
[isim, anatomi]
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
- TELSİ
-
-
[sıfat]
Çok ince telciklerden oluşan
- "Telsi kas."
-
[sıfat]
Çok ince telciklerden oluşan
- GİYSİ
-
-
[isim]
Her türlü giyim eşyası; giyecek, giyim, giyit, don (I), çul, üst, elbise, kılık kıyafet, kıyafet, esvap, libas, ruba, urba
- "Hanımlar tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar."
-
[isim]
Her türlü giyim eşyası; giyecek, giyim, giyit, don (I), çul, üst, elbise, kılık kıyafet, kıyafet, esvap, libas, ruba, urba
- SİLME
-
-
[isim]
Silmek işi
- "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu."
-
[zarf]
Ağzına kadar; sıvama, lebalep
- "Kadehini silme dolduruyor yeniden."
-
[sıfat]
Ağzına kadar dolu olan, tepeleme olmayan
-
[zarf]
Baştan aşağı, tam olarak, tamamen
- "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir."
-
[mimarlık]
Duvar, tavan, pencere kenarı, kemer vb. yerlerde yapılan, düz veya yuvarlak şekillerden meydana gelen kabartma kenar
-
[isim]
Silmek işi
- İPSİZ
-
-
[sıfat]
İpi olmayan
-
[mecaz]
Bakınız ipsiz sapsız
-
[sıfat]
İpi olmayan
- SİĞİL
-
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
-
[isim]
Deride, özellikle ellerde oluşan zararsız, pürtüklü küçük ur; tavukgötü
- SİNİŞ
-
-
[isim]
Sinmek işi
-
[isim]
Sinmek işi
- SOSİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca saucisse
-
[isim]
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
- "Sosisin ekmeği ve hardalı o kadar boldur ki bir porsiyonla iki kişi bile doyar."
-
[isim]
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
- FOSİL
-
Kelime Kökeni: Fransızca fossile
-
[isim]
Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri; müstehase, taşıl
-
[mecaz]
Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse
-
[isim]
Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri; müstehase, taşıl
- ETSİZ
-
-
[sıfat]
Eti olmayan
- "Etsiz yemek."
-
[sıfat]
Eti olmayan
- SİNİR
-
-
[isim, anatomi]
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
- "Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu."
-
Rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı duyarlılık
- "Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır."
-
Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği
- "Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?"
- "Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer."
-
[sıfat]
Hoşa gitmeyen, can sıkan
- "Ne sinir şey!"
-
[ağızlardan]
Kas kirişi ve zarı
- "Etin sinirlerini ayırmak."
-
[isim, anatomi]
Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet; asap
- MASİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca massif
-
[sıfat]
Bakınız som (I)
-
[sıfat]
Bakınız som (I)
- ESASİ
-
Kelime Kökeni: Arapça esāsī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asal
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız asal