İçinde si olan 4 harfli 31 kelime var. İçerisinde Sİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında si olan kelimeler listesine ya da sonu si ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Si Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

S İ

2 Harfli Kelimeler

İS, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PİSİ

  1. [isim] Çocuk dilinde kedi
ASİT

Kelime Kökeni: Fransızca acide

  1. [isim, kimya] Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik; hamız
    • "Çocuğun burnuna yıldızlardan, çamurdan, tohumdan, albümin ve asit parçalarından bir taze ve belirsiz balık kokusuna, çok uzaklardan alınmış bir deniz kokusuna benzeyen bir koku geliyor." (Sait Faik Abasıyanık)
KESİ

  1. [isim, tıp] Kesilmiş yer
AKSİ

  1. [sıfat] Bakınız karşıt
    • "Salıncağın ipini sallandığı istikametin aksine çekti." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Uygun olmayan
    • "Kusura bakma abla! Aksi zamana rastladı. Gazozları yetiştiremedik." (Ahmet Kutsi Tecer)
  3. [mecaz] Bakınız inatçı
  4. [mecaz] Bakınız hırçın
  5. [mecaz] Bakınız huysuz
    • "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim." (Reşat Nuri Güntekin)
NESİ

  1. [zamir] Akrabası mı, yakını mı?
    • "Ali, Ahmet'in nesidir?"
  2. Hangi yönü, hangi tarafı?
    • "Bunun nesi iyi?" (Haldun Taner)
ASİL

Kelime Kökeni: Arapça aṣīl

  1. [sıfat] Bakınız soylu
    • "Kaybettiğimiz bu asil adamın bizimle beraber çalışmasına hakikaten imkân yokmuş." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. Yüce duygularla yapılan
    • "... belki İttihatçı basından daha çok keder ve üzüntü gösterişi, Ahmet Kerim'e çok asil bir davranış gibi geldi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SİLİ

  1. [isim] Kilim, yünden dokunmuş yaygı
SİDE

  1. [isim] Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı, antik kentiyle tanınan tatil yeri
BESİ

  1. [isim] Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi
  2. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler
İĞSİ

  1. [sıfat] İğ şeklinde olan, iği andıran
SİNE

Kelime Kökeni: Farsça sīne

  1. [isim] Bakınız göğüs
  2. [mecaz] Bir şeyin içi, derinliği, özü; bağır, gönül, yürek
    • "Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir?" (Haldun Taner)
    • "Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar" (Karacaoğlan)
SİYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme
SİGA

Kelime Kökeni: Arapça ṣįġa

  1. [eskimiş, dil bilgisi] Bakınız fiil çekimi
    • "Yarına kadar hepiniz bilmediğiniz sigaları, lügatleri öğrenmelisiniz." (Ömer Seyfettin)
SİMA

Kelime Kökeni: Farsça sīmā

  1. [isim] Bakınız yüz (II)
    • "Beni bu sima altında tanımazsın." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Kimse, insan, tip
    • "Eski tanıdığımız simalar bize şimdi, ne kadar uzak görünüyorlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
SİRK

Kelime Kökeni: Fransızca cirque

  1. [isim] Cambazların ve eğitilmiş hayvanların gösteri yaptıkları, genellikle kapalı yer
    • "O yalnız hasmıyla değil, bütün sirk halkıyla güreşiyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bakınız buz yalağı
İPSİ

  1. [sıfat] İpi andıran, ipe benzeyen, ip gibi
İSİM

Kelime Kökeni: Arapça ism

  1. [isim] Bakınız ad (I)
  2. [mecaz] Kişi, insan
    • "Biz eskidikçe yaşlarımız yirmiden yirmi bire, yirmi birden yirmi ikiye bastıkça yeni yüzler, yeni isimler katılıyor aramıza." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [dil bilgisi] Bakınız ad (I)
VASİ

Kelime Kökeni: Arapça vaṣī

  1. [isim] Bir yetimin veya akılca zayıf, hasta birinin malını yöneten kimse
    • "Garson, para kıymeti bilmediğim için bana karşı bir vasi tavrı takınıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Ölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse
SİLO

Kelime Kökeni: Fransızca silo

  1. [isim] Tahıl vb. ürünlerin korunduğu, saklandığı veya depolandığı, genellikle silindir biçiminde ambar; sarpın
İRSİ

Kelime Kökeni: Arapça irs̱ī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kalıtımsal
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü