İçinde ser olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde SER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ser olan kelimeler listesine ya da Sonu ser ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SER
2 Harfli Kelimeler
ER, ES, RE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KÖTÜMSER
-
-
[sıfat]
Her şeyi kötü yanıyla ele alan, her durumu karanlık gören, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan, karamsar, bedbin, pesimist, iyimser karşıtı
- "Günlerimi neşeli ve hülyalı iki kısma ayıran iki tabiatım, kötümser ve iyimser, iki felsefem vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Her şeyi kötü yanıyla ele alan, her durumu karanlık gören, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan, karamsar, bedbin, pesimist, iyimser karşıtı
- MÜYESSER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kolaylıkla ortaya çıkan
-
[sıfat]
Kolaylıkla ortaya çıkan
- SERMESTİ
- ...
- KONSERVE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek)
- "Konserve balık."
-
[isim]
Bu yolla hazırlanmış yiyecek
-
[sıfat]
Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek)
- SERPİNTİ
-
-
[isim]
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
- "Ali Rıza'nın ayaklarına kadar denizin serpintileri geliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti
-
Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı
- "Radyasyon serpintisi."
-
[isim]
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm
- SERGERDE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Kötü, olumsuz işlerde elebaşı
-
[isim]
Kötü, olumsuz işlerde elebaşı
- GLİSERİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH)
-
[isim]
Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan renksiz, tatlı şurup kıvamındaki sıvı (CH2 OH-CHOH-CH2 OH)
- KANSERLİ
-
-
[sıfat]
Kanser niteliğinde olan
- "Kanserli ur."
-
Kansere yakalanmış
-
[sıfat]
Kanser niteliğinde olan
- SERTELME
-
-
[isim]
Sertelmek durumu
-
[isim]
Sertelmek durumu
- SERİLMEK
-
-
[-e]
Serme işi yapılmak
- "Sanki sedirlerine Bursa ipeklileri serilen bizim odalarımız değildi." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Bir yere uzanıp yatmak
- "Kanepenin birinden kalkıp ötekine serildim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-e]
Serme işi yapılmak
- SERSEFİL
-
-
[sıfat]
Çok sefil olan, yoksul
- "Onlar da olmasaydı sersefildim köy yerinde." (Abbas Sayar )
- "Burada sersefil olmanızın bir anlamı yok, bence eve gitmeniz daha yararlı olur." (Ahmet Ümit)
-
Çok perişan, üzgün
-
[zarf]
Sefil, yoksul bir biçimde
-
[sıfat]
Çok sefil olan, yoksul
- SERLEVHA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yazılarda başlık
- "Roman adına benzer bir serlevha seçtim." (Burhan Felek)
-
[isim]
Yazılarda başlık
- SERGİEVİ
-
-
[isim]
Sanat eserlerinin sergilenmesi için hazırlanmış yer
-
[isim]
Sanat eserlerinin sergilenmesi için hazırlanmış yer
- SERZENİŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yakınma
- "Mütemadiyen ağlar, sızlanır, sitemler, serzenişler eder." (Ercüment Ekrem Talu)
-
[isim]
Yakınma
- SERVİLİK
-
-
[isim]
Servisi çok olan yer
- "Gezgin Simeon'un demesine göre, İstanbul'da her bahçe bir serviliktir." (Salâh Birsel)
-
[isim]
Servisi çok olan yer
- SERGİLİK
-
-
[isim]
Sergi yeri
-
Sergilenenlerin bulunduğu yer, stant
-
[sıfat]
Sergiye konulan
- "Sergilik vazo."
-
[isim]
Sergi yeri
- SERENCAM
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir işin, bir olayın sonu, akıbet
- "Olsun deminiz, olmasın gamınız, hayra dönsün serencamınız." (Yahya Kemal)
-
Başa gelen bir durum veya olay
-
[isim]
Bir işin, bir olayın sonu, akıbet
- SERPİLME
-
-
[isim]
Serpilmek işi
-
[isim]
Serpilmek işi
- EKSERİYA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Genellikle
- "Birçok seviyelere göre güzellik olan şeyler ekseriya çirkinliktir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
Genellikle
- SERİNLİK
-
-
[isim]
Serin olma durumu
- "Serinlik, gölgelik içinde, o kızgın yerlere hayretle bakıyorum." (Refik Halit Karay)
-
Serin hava
- "Latif bir akşam serinliği ortalığı kaplamıştı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Serin olma durumu