İçinde ser olan 7 harfli 30 kelime var. İçerisinde SER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ser olan kelimeler listesine ya da Sonu ser ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

SER

2 Harfli Kelimeler

ER, ES, RE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SERTLİK

  1. [isim] Sert, katı olma durumu
    • "Derinin altında bir sertlik hissettim."
  2. Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet
    • "Fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi." (Haldun Taner)
  3. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç

SERAZAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Serbest ve özgür

SERÜVEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Macera

ESERMEK

  1. [-i] Bakmak, beslemek, yetiştirmek

ŞAHESER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser
    • "Herkes, mektep müdürü dâhil, bu resmin bir şaheser olduğuna kaniydi." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Şu millî savaş içinde köy kadını başlı başına bir tarih, bir şaheser yaratıyor." (Aka Gündüz)
  2. [sıfat] Değeri üstün olan, üstün nitelikli

ESERSİZ
...
SERİLME

  1. [isim] Serilmek işi

SERMAYE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
    • "Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir." (Aka Gündüz)
    • "Üç yüz lirayı alırlarsa bunun yüz lirasını çocuğa sermaye yapacaktı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Köyden kopup, yabancı işçi olup, beş altı yılda sermayeyi doğrultup, yurtta özel teşebbüsçü bir yarım yamalak kapitalist olma özlemi görülüyor çoğunda." (Haldun Taner)
  2. Varlık, servet
  3. Konu
    • "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu." (Refik Halit Karay)
  4. Genelev kadını

SERETAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yengeç

SERBEST

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin
    • "Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bıraktık."
  2. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür
    • "Akli muvazenesi pek sağlam bulunmadığı için serbest bırakıldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan
    • "Öğleyin serbestim, gelebilirsin."
  4. Bazı kurallara bağlı olmayan
    • "Serbest ticaret. Serbest nazım."
  5. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan
  6. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın)
  7. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen
    • "Geçiş serbest."
  8. [zarf] Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde
    • "Ötekilere de pek serbest davranır isem de onlar benden utanırlar." (Memduh Şevket Esendal)

SERPİCİ

  1. [isim] Su serpen veya su saçan alet

SERİLİŞ

  1. [isim] Serilme işi veya biçimi

SERENDİ

  1. [isim] Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler

NEVESER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam

SERSERİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Belli bir işi ve yeri olmayan başıboş kimse, kabadayı, hayta, holigan (kimse)
    • "Hayran Baba'yı bir serseri ile birlikte temizlemişlerdi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan kimse
  3. Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.)
    • "Köpüklü denizin üstünde serseri martılar uçuşuyor, yanımızdan yelkenli bir mavna geçiyordu." (Ömer Seyfettin)

DROSERA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia)

KAYSERİ
...
BAŞESER

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Şaheser

SERPİLİ
...
SERGİCİ

  1. [isim] Mallarını sergileyerek satan kimse

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü