İçinde ser olan 5 harfli 16 kelime var. İçerisinde SER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ser olan kelimeler listesine ya da sonu ser ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ser Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E R S
3 Harfli Kelimeler
SER
2 Harfli Kelimeler
ER, ES, RE, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜSERA
-
Kelime Kökeni: Arapça userā
-
[isim, eskimiş]
Esirler, köleler
- "Bulgarlara esir düşüp fedakâr emirberi Hasan Çavuşun marifetiyle üsera karargâhından firar edişi."
-
[isim, eskimiş]
Esirler, köleler
- EKSER
-
-
[isim, ağızlardan]
Büyük çivi
-
[isim, ağızlardan]
Büyük çivi
- ÜLSER
-
Kelime Kökeni: Fransızca ulcère
-
[isim]
Bakınız yara
-
[tıp]
Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara; karha
- "Bir süre, mide ülseri tanısıyla sayrılık geçirdi."
-
[isim]
Bakınız yara
- SERGİ
-
-
[isim]
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
- "Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi."
-
Halkın gezip görmesi, tanıması için uygun biçimde yerleştirilmiş ürünlerin, sanat eserlerinin tümü
- "Resim, heykel, seramik, el işleri sergisi ne olursa gidiyorum."
-
Bir yerin, bir ülkenin veya çeşitli ülkelerin kendine özgü tarım, sanayi vb. ürünlerini tanıtmak için bunların uygun bir biçimde gösterildiği yer
-
Bakınız işporta
-
[ağızlardan]
Yaygı, kilim
-
[isim]
Alıcının görmesi, seçmesi için dizilmiş şeylerin tümü ve bu nesnelerin serildiği yer
- KESER
-
-
[isim]
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç; kerki
- "Kadınlar kucaklarından bebeklerini atıp ellerine keserleri aldılar."
-
[isim]
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç; kerki
- SERAK
-
Kelime Kökeni: Fransızca sérac
-
[isim, coğrafya]
Buzullar üzerindeki derin ve enlemesine çatlaklar
-
[isim, coğrafya]
Buzullar üzerindeki derin ve enlemesine çatlaklar
- SEREN
-
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder
-
[mimarlık]
Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder
- SERAP
-
Kelime Kökeni: Farsça serāb
-
[isim]
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu; ılgım, yalgın, pusarık
- "Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur."
-
[isim]
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu; ılgım, yalgın, pusarık
- SERUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca sérum
-
[isim, tıp]
Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm
-
Mikroplu bir hastalığa veya zehirli bir maddeye karşı aşılanmış bir hayvanın özellikle atın kanından elde edilen sıvı madde
- "Kuş palazı serumu."
-
Hücre yenilenmesini hızlandıran, deriyi besleyen, su kaybını, cildin solunumunu ve doğal savunmasını kuvvetlendiren sıvı
- "Yarası çok pis, herhâlde bir serum yapmak lazım."
-
[isim, tıp]
Pıhtılaşma sonunda kandan ayrılan sıvı bölüm
- SERME
-
-
[isim]
Sermek işi
-
[ağızlardan]
Bakınız sac ekmeği
-
[isim]
Sermek işi
- SERİK
-
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
- SERİM
-
-
[isim]
Sermek işi
-
[edebiyat]
Oyun, roman, hikâye, masal vb. anlatı türlerinde kişilerin ve çevrenin tanıtıldığı, konunun, olayın anlatılmaya başlandığı bölüm
-
[isim]
Sermek işi
- SERİN
-
-
[sıfat]
Az soğuk, ılık ile soğuk arası
- "Kuşluk vaktinin sıcağına rağmen bina loş ve serin."
-
Hoşa giden, hafif bir soğukluk veren
-
[sıfat]
Az soğuk, ılık ile soğuk arası
- SERİŞ
-
-
[isim]
Sermek işi
-
[isim]
Sermek işi
- SERÇE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, insanlara yakın yerlerde yaşayan, kışın göçmeyen, koyu boz renkli, ötücü küçük bir kuş (Passer domesticus)
- SERVİ
-
Kelime Kökeni: Farsça serv
-
[isim, bitki bilimi]
Servigillerden, Akdeniz Bölgesi'nde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 25 metre boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç; andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens)
- "Ay ışığının, yüksek servileri ince ince gümüşlediği bir şato korusundaymışlar."
-
[isim, bitki bilimi]
Servigillerden, Akdeniz Bölgesi'nde çok yetişen, kışın yapraklarını dökmeyen, 25 metre boyunda, ince, uzun, piramit biçiminde, çok koyu yeşil yapraklı bir ağaç; andız, selvi, servi ağacı (Cupressus sempenvirens)