İçinde sel olan 9 harfli 55 kelime var. İçerisinde SEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sel olan kelimeler listesine ya da sonu sel ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sel Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E L S

3 Harfli Kelimeler

SEL

2 Harfli Kelimeler

EL, ES, LE, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖKSELEMEK

  1. [-i] Ökse ile yakalamak
MESLEKSEL

  1. [sıfat] Bakınız mesleki
ANTEROSEL

Kelime Kökeni: Fransızca entérocèle

  1. [isim, tıp] Bağırsağın bir bölümünün fıtık kesesine girmesiyle oluşan fıtık
KASELETME

  1. Bakınız kaşeletme
İÇGÜDÜSEL

  1. [sıfat] İçgüdü ile ilgili; içgüdülü, insiyaki
    • "Bu içgüdüsel korunma, tavırlarına, yaşıyla bağdaşmayan bir durgunluk ve olgunluk getiriyor." (Ayşe Kulin)
İLİNEKSEL

  1. [sıfat, felsefe] İlinekle ilgili olan, özle ilgili olmayan
MESELESİZ

  1. [sıfat] Bakınız sorunsuz
    • "Daha meselesiz, daha cahil, daha boş, daha yakışıklıydılar." (Sait Faik Abasıyanık)
EĞİTİMSEL

  1. [sıfat, eğitim] Eğitimle ilgili; terbiyevi, pedagojik
    • "Affetmeyi eğitimsel bir araç olarak kullanmak isteyenler vardır." (Haldun Taner)
APSELEŞME

  1. [isim] Apseleşmek durumu
YÜKSELTİŞ

  1. [isim] Yükseltmek işi
ÖRSELENME

  1. [isim] Örselenmek işi
  2. [tıp] Bakınız travma
DÜŞLEMSEL

  1. [sıfat] Düşlemle ilgili
MEDRESELİ

  1. [isim] Medrese öğrencisi
KÖKSELLİK

  1. [isim] Kökle ilgili olma durumu
    • "Şamanizmin güçlü kökselliği İslami coğrafyalarda da belirginliğini hissettirmiştir." (A. Munis Armağan)
AKLISELİM

Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳl + selīm

  1. [isim] Bakınız sağduyu
  2. [sıfat] Sağduyu sahibi olan
DÜŞSELLİK

  1. [isim] Düşsel olma durumu
MEZHEPSEL

  1. [sıfat] Mezheple ilgili; mezhebî
ÖRSELEMEK

  1. [-i] Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek
    • "Geçen zaman beni örseledi." (Reha Mağden)
  2. [mecaz] Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak
    • "Naciye Hanım, kalkık kaşlarıyla başını sallayarak meclisin sükûtunu örseledi." (Peyami Safa)
VESVESELİ

  1. [sıfat] Bakınız kuruntulu
    • "Vesveseli ve daima uyanık olan zekâsı böyle bir gaflete düşmesine asla müsait değildir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇEVRİMSEL

  1. [sıfat] Çevrimle ilgili veya çevrim biçiminde olan; devrî
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü