İçinde sav olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde SAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sav olan kelimeler listesine ya da sonu sav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A S V
3 Harfli Kelimeler
SAV
2 Harfli Kelimeler
AS, AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAVAŞÇI
-
-
[sıfat, askerlik]
Savaşan, savaş durumunda bulunan; cenkçi, muharip
-
İyi veya çok savaşan; savaşkan, cenkçi, cengâver
-
[isim]
Savaşa katılan kimse; cenkçi, cidalci
-
[sıfat, askerlik]
Savaşan, savaş durumunda bulunan; cenkçi, muharip
- SAVULMA
-
-
[isim]
Savulmak işi
-
[isim]
Savulmak işi
- SAVLAMA
-
-
[isim]
Savlamak işi
-
[isim]
Savlamak işi
- SAVUNMA
-
-
[isim]
Saldırıya karşı koyma; müdafaa
- "Mustafa Kemal'in orada seçtiği savunma hattı, Millî Misak'taki Türkiye sınırı idi."
-
Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma; savunu, müdafaaname
-
[spor]
Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba; defans
-
[spor]
Kalecinin önünde yer alan, kaleyi savunan oyuncular; defans
-
[isim]
Saldırıya karşı koyma; müdafaa
- SAVUNUŞ
-
-
[isim]
Savunmak işi
-
[isim]
Savunmak işi
- SAVURUŞ
-
-
[isim]
Savurmak işi
-
[isim]
Savurmak işi
- SAVILMA
-
-
[isim]
Savılmak işi; tardedilme, tardolunma
-
[isim]
Savılmak işi; tardedilme, tardolunma
- SAVUŞMA
-
-
[isim]
Savuşmak işi; cızlam
-
[isim]
Savuşmak işi; cızlam
- KASAVET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳasāvet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sıkıntı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sıkıntı
- SAVAŞMA
-
-
[isim]
Savaşmak işi; cenkleşme
-
[isim]
Savaşmak işi; cenkleşme
- SAVURMA
-
-
[isim]
Savurmak işi
- "Adam ise eldivenli eliyle zırhın öbür ucuna yapışmış, delikanlıyı sağa sola savurmaya başlamıştı."
-
[spor]
Kol, bacak vb. vücut bölümlerinin ağırlıklarından yararlanarak omuz ve uyluk eklemleri çevresinde türlü yönlere doğru hızla çevirme
-
[isim]
Savurmak işi
- SAVAŞIM
-
-
[isim]
Bakınız mücadele
- "Belki de kanıma bir savaşım tutkusu şırınga edilmiş, her zaman bir amacım var."
-
[isim]
Bakınız mücadele
- SAVMACI
-
-
[isim]
Savma işi yapan kimse
-
[isim]
Savma işi yapan kimse
- PASAVAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca passavant
-
[isim]
Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge
-
[isim]
Sınırdaş olan ülkelerin sınır bölgeleri içinde oturan kendi vatandaşlarına komşu bölge sınırları içinde kısa süreli dolaşmalarını sağlamak üzere verdiği belge
- SAVSAMA
-
-
[isim]
Savsaklama; ihmal
-
[isim]
Savsaklama; ihmal
- SAVATLI
-
-
[sıfat]
Savatı olan, savatlanmış
- "Belindeki yirmi sene evvel hediye gelen kayışın savatlı gümüş sarkıntıları pırıl pırıl parlıyorlar."
-
[sıfat]
Savatı olan, savatlanmış
- MÜSAVAT
-
Kelime Kökeni: Arapça musāvāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eşitlik
- "Hürriyet, müsavat diye herkesin ağzına bir parmak bal çaldılar."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eşitlik