İçinde sar olan 8 harfli 51 kelime var. İçerisinde SAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sar olan kelimeler listesine ya da Sonu sar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AR, AS, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SARKITMA

  1. [isim] Sarkıtmak işi
  2. Sarkıt biçimi süs

SARIÇALI

  1. [isim] Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris)

İSTİFSAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma

SARMISAK

  1. [isim] Bakınız sarımsak

SARIERİK

  1. [isim] Kayısı

SARDIRMA

  1. [isim] Sardırmak işi

SARILGAN

  1. [sıfat] Sapı yakınındaki başka bitkilere, başka şeylere sarılıp yükselen, otsu veya odunsu (sap, bitki), sarmaşan

SARSAKÇA

  1. [sıfat] Titrer gibi, sarsak
  2. [zarf] Sarsak bir biçimde, titreyerek

SARSILMA

  1. [isim] Sarsılmak işi
  2. Etkilenme
    • "Onu kaybettiğimiz zaman sarsılmamız da hayatımızda büyük bir yeri olduğunu gösterir." (Hasan Âli Yücel)

SARAYÖNÜ
...
SARGISIZ

  1. [sıfat] Sargısı olmayan

SARARTMA

  1. [isim] Sarartmak işi
  2. Cılız ve soluk renkli kimse

SARAKACI

  1. [sıfat] Alaycı, müstehzi

SARIASMA

  1. [isim] Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller familyasından, parlak sarı tüylü, kara kuyruklu bir kuş türü, sarıcık (Oriolus oriolus)

SARFİYAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
    • "Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar." (Refik Halit Karay)

SARSINTI

  1. [isim] Sarsılma işi, birden sallanma
    • "Bu sarsıntı ile başından fırlayıp yerde tekerlenen kasketini kovaladı, tekrar başına geçirdi." (Haldun Taner)
  2. Titreme, titreyiş
    • "Başını sırasının üstüne saklamış, omuzları hafif sarsıntılarla titriyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Deprem
  4. Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri
    • "İkinci sarsıntıda evlerin tümü yıkıldı."
  5. Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik
    • "Bu olgunluğa erişen toplumlar ise her türlü sarsıntıları en az zararla atlatırlar." (Necati Cumalı)
  6. Kaza, ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü, sadme

SARARTIŞ
...
SARARMAK

  1. [nsz] Sarı olmak, rengi sarıya dönmek
    • "Her sabah ağaçların sararan yapraklarıyla pek güzel olan karşıki dağlara bakarak uyanıyorum." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Sokakları dolduran sayılmaz şapkaların zalimce, kurnaz ve namussuz gölgelerinde sararmış solmuş." (Ömer Seyfettin)
  2. Korku, üzüntü, coşku vb. sebeplerle yüzün rengi solmak
    • "Malı mülkü varken, hiçbir sıkıntısı yokken üzüntüsünden zayıflıyor, sararıp soluyordu." (Ömer Seyfettin)

MUHASARA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuşatma
    • "Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit anlamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Çevirme

SARILMAK

  1. [nsz] Sarma işi yapılmak
    • "Ellerine sarıldım, öpüyorum, sorularımı tekrarlıyorum." (Refik Halit Karay)
  2. [-e] Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak
  3. [-e] Kollarını dolamak, kucaklamak
    • "Hasan tiril tiril titriyor, anasına sarılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Bütün gücü ile ele almak
  5. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek
    • "Hemen kaleme sarıldım, benim güzel kardeşim, sana geçen bir ayda başımdan geçenleri yazacağım." (Memduh Şevket Esendal)
  6. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek
    • "İkinci sınıfa geçtikten sonra derslerine daha fazla sarılmıştır." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü