İçinde sar olan 8 harfli 51 kelime var. İçerisinde SAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sar olan kelimeler listesine ya da Sonu sar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, AS, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SARSAKÇA
-
-
[sıfat]
Titrer gibi, sarsak
-
[zarf]
Sarsak bir biçimde, titreyerek
-
[sıfat]
Titrer gibi, sarsak
- SARDALYA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hamsigillerden, konservesi ve tuzlaması yapılan, gümüş renginde, pullu ve 10-15 cm boyunda, küçük bir balık, ateş balığı (Clupea pilchardus)
-
[isim]
Hamsigillerden, konservesi ve tuzlaması yapılan, gümüş renginde, pullu ve 10-15 cm boyunda, küçük bir balık, ateş balığı (Clupea pilchardus)
- SARIKAYA
- ...
- KARAMSAR
-
-
[sıfat]
Kötümser
- "İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Kötümser
- SARFİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
- "Sarfiyat hususunda bir şart koşmuyorlar." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Harcanan şeylerin tümü, harcama, masraf
- SARGISIZ
-
-
[sıfat]
Sargısı olmayan
-
[sıfat]
Sargısı olmayan
- AYSARLIK
-
-
[isim]
Aysar olma durumu
-
[isim]
Aysar olma durumu
- SARMISAK
-
-
[isim]
Bakınız sarımsak
-
[isim]
Bakınız sarımsak
- SARHOŞÇA
-
-
[zarf]
Sarhoş bir biçimde, sarhoş olarak, sermestane
-
[zarf]
Sarhoş bir biçimde, sarhoş olarak, sermestane
- SARAYÖNÜ
- ...
- SARNIÇLI
-
-
[sıfat]
Sarnıcı olan
-
[sıfat]
Sarnıcı olan
- SARARMAK
-
-
[nsz]
Sarı olmak, rengi sarıya dönmek
- "Her sabah ağaçların sararan yapraklarıyla pek güzel olan karşıki dağlara bakarak uyanıyorum." (Memduh Şevket Esendal)
- "Sokakları dolduran sayılmaz şapkaların zalimce, kurnaz ve namussuz gölgelerinde sararmış solmuş." (Ömer Seyfettin)
-
Korku, üzüntü, coşku vb. sebeplerle yüzün rengi solmak
- "Malı mülkü varken, hiçbir sıkıntısı yokken üzüntüsünden zayıflıyor, sararıp soluyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Sarı olmak, rengi sarıya dönmek
- SARSINTI
-
-
[isim]
Sarsılma işi, birden sallanma
- "Bu sarsıntı ile başından fırlayıp yerde tekerlenen kasketini kovaladı, tekrar başına geçirdi." (Haldun Taner)
-
Titreme, titreyiş
- "Başını sırasının üstüne saklamış, omuzları hafif sarsıntılarla titriyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Deprem
-
Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri
- "İkinci sarsıntıda evlerin tümü yıkıldı."
-
Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik
- "Bu olgunluğa erişen toplumlar ise her türlü sarsıntıları en az zararla atlatırlar." (Necati Cumalı)
-
Kaza, ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü, sadme
-
[isim]
Sarsılma işi, birden sallanma
- MASARİKA
-
Kelime Kökeni : Yunanca
-
[isim]
Bağırsakları tutan karın iç zarı
-
[isim]
Bağırsakları tutan karın iç zarı
- SARAKACI
-
-
[sıfat]
Alaycı, müstehzi
-
[sıfat]
Alaycı, müstehzi
- MUHTASAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kısaltılmış olan
-
[sıfat]
Kısaltılmış olan
- SARKINTI
-
-
[isim]
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey
- "... kayışı siyaha yakın koyu lacivertti. Gümüşten üç büyük sarkıntısı vardı." (Ömer Seyfettin)
-
Sataşma, takılma
-
[isim]
Aşağı doğru uzanan, sarkan şey
- SARMAŞMA
-
-
[isim]
Sarmaşmak işi
-
[isim]
Sarmaşmak işi
- SARACİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Deri, muşamba vb.nden yapılan bavul, çanta cüzdan, kemer vb. ürün
-
Deri, muşamba vb.nden bavul, çanta cüzdan, kemer vb. ürün yapma işi
-
[isim]
Deri, muşamba vb.nden yapılan bavul, çanta cüzdan, kemer vb. ürün
- SARDIRMA
-
-
[isim]
Sardırmak işi
-
[isim]
Sardırmak işi