İçinde sar olan 7 harfli 45 kelime var. İçerisinde SAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sar olan kelimeler listesine ya da Sonu sar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, AS, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PUSARIK
-
-
[sıfat]
Puslu, puslanmış, sisli
-
[isim]
Serap
-
[sıfat]
Puslu, puslanmış, sisli
- MASARİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Giderler, masraflar
-
[isim]
Giderler, masraflar
- SARARTI
-
-
[isim]
Sarı olma durumu
- "... bir ütü sarartısına benzer bir sarılıkta, gri renkteydi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Sarı olma durumu
- SARILIK
-
-
[isim]
Sarı olma durumu
-
Sarı renk
-
Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık
-
[isim]
Sarı olma durumu
- SARIKLI
-
-
[sıfat]
Başına sarık sarmış olan, sarığı olan
- "Aralarında iki asker, birkaç da sarıklı efendi var." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Müslüman din adamı, hoca
-
[sıfat]
Başına sarık sarmış olan, sarığı olan
- SARINMA
-
-
[isim]
Sarınmak işi
-
[isim]
Sarınmak işi
- SARIKIZ
-
-
[isim]
Esrar
-
İnek
-
[isim]
Esrar
- SARIFİĞ
-
-
[isim]
Sarı renkli fiğ
-
[isim]
Sarı renkli fiğ
- SARKMAK
-
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu." (Tarık Buğra)
-
Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek
-
Yolunu uzatmak, uğramak
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- SARINIŞ
- ...
- CESARET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven
- "Hayvanın sokulganlığından cesaret alan bir başka kız da usulca yanına yaklaştı." (Haldun Taner)
- "Bana bir şey söylemeye cesaret ettiğini gördünüz mü şimdiye kadar?" (Tarık Buğra)
- "Demek ki işi açığa vurmak cesaretini gösterdi." (Refik Halit Karay)
- "Sabahın ışıkları bana yeniden bir cesaret verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği
- "Bütün halk türküleri gibi ölenin örnek cesaretini öven türkülerdi bunlar." (Necati Cumalı)
-
Cüret
-
Çekinmezlik, atılganlık
-
[isim]
Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven
- SARAYLI
-
-
[sıfat]
Osmanlı İmparatorluğu'nda padişah sarayında bulunmuş olan (kadın)
- "Fena değil, saraya gidecek, saraylı olacak." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Osmanlı İmparatorluğu'nda padişah sarayında bulunmuş olan (kadın)
- SUBASAR
-
-
[isim]
Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor
-
[isim]
Basınç uygulayarak suyu binanın üst katlarına çıkaran düzenek, hidrofor
- SARIGÖZ
-
-
[isim]
İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
-
[isim]
İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
- SARIGÖL
- ...
- SARAHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belginlik
-
[isim]
Belginlik
- SARGILI
-
-
[sıfat]
Sargı sarılmış, sargısı olan
- "Ak saçlı ve ağrılarına karşı sargılı başına kurumuş ellerinin yumruklarıyla vurarak..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Sargı sarılmış, sargısı olan
- USARELİ
- ...
- SARIMLI
-
-
[sıfat]
Otomatik olarak kendi kendine saran
- "Sarımlı emniyet kemeri."
-
[sıfat]
Otomatik olarak kendi kendine saran
- İNKİSAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kırılma
-
Gücenme, gönlü kırılma
-
İlenme, ilenç
-
[isim]
Kırılma