İçinde s olan 8 harfli 2723 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- NİŞANSIZ
-
-
[sıfat]
Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan
- "Ve bütün seferden bize yine ve yalnız bir Türk çocuğunun isimsiz, nişansız mezarından başka bir şey kalmadı."
-
[sıfat]
Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan
- ORSALAMA
-
-
[isim, denizcilik]
Orsalamak işi
-
[isim, denizcilik]
Orsalamak işi
- TARAKSIZ
-
-
[sıfat]
Tarağı olmayan
-
[sıfat]
Tarağı olmayan
- RUHÖTESİ
-
-
[sıfat, ruh bilimi]
Ruhlarla ilişki kurma, gelecekten haber verme gibi ruh biliminin kapsamına girmeyen ve onun dışında incelenen olayları kapsayan (alan); metapsişik
-
[sıfat, ruh bilimi]
Ruhlarla ilişki kurma, gelecekten haber verme gibi ruh biliminin kapsamına girmeyen ve onun dışında incelenen olayları kapsayan (alan); metapsişik
- SORUNSAL
-
-
[sıfat]
Çözümü belli olmayan
-
Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan; problematik
- "Zamanı şiirde ve musikide biçimlendirmeyi bir sorunsal olarak görmeyen Tanpınar, zaman ile roman ilişkisini çözümsüz ve belki de çözümlenmemesi gereken, romanın doğasından gelen bir mesele olarak görür."
-
[sıfat]
Çözümü belli olmayan
- SLALOMCU
-
-
[isim]
Slalom yapan kimse
-
[isim]
Slalom yapan kimse
- SIPSICAK
-
-
[sıfat]
Bakınız sımsıcak
- "Gelin çıtı pıtı, esmer güzeli, sıpsıcak bir kızdı."
-
[sıfat]
Bakınız sımsıcak
- BOĞASAMA
-
-
[isim]
Boğasamak durumu
-
[isim]
Boğasamak durumu
- SEYYANEN
-
Kelime Kökeni: Arapça siyyānen
-
[zarf]
Eşit olarak
- "... en kötü kanun bile seyyanen tatbik edilirse cemiyete ve vatandaşlara o kadar büyük huzursuzluk vermez."
-
[zarf]
Eşit olarak
- SOMURTUK
-
-
[sıfat]
Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez
- "Somurtuk, buruk ve pasif bir ortamın içinde sürekli canlılığı, neşesi, sevimliliği ile manevi bir vitamin gibidir."
-
[sıfat]
Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez
- SIRLANMA
-
-
[isim]
Sırlanmak durumu
-
[isim]
Sırlanmak durumu
- TANIKSIZ
-
-
[sıfat]
Tanığı olmayan; şahitsiz
-
[zarf]
Tanık olmadan; şahitsiz
-
[sıfat]
Tanığı olmayan; şahitsiz
- DALBASTI
-
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
- ENDAMSIZ
-
-
[sıfat]
Boyu kısa olan
- "Çoğu bodur, endamsız, kemikli yüzlü ve sönük gözlü olduklarından..."
-
[sıfat]
Boyu kısa olan
- DAMAKSIL
-
-
[sıfat, dil bilgisi]
Damakla ilgili
- "Böylece meydana gelen ünsüzler, aynı karakterde olup yumuşak (mouille) veya damaksıl (palatale) adını alırlar."
-
[sıfat, dil bilgisi]
Damakla ilgili
- HİSSİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥissiyyāt
-
[isim]
Duygular
- "Üç senedir günü gününe hissiyatımı yazıyorum."
-
[isim]
Duygular
- SALYAMSI
-
-
[sıfat]
Salya gibi olan, salyayı andıran
-
[sıfat]
Salya gibi olan, salyayı andıran
- DAYAKSIZ
-
-
[sıfat]
Dayağı olmayan
-
[sıfat]
Dayağı olmayan
- ÖKSÜZLÜK
-
-
[isim]
Öksüz olma durumu
-
[mecaz]
Bakınız kimsesizlik
- "Deminki öksüzlük hâlim birden, acayip bir merakla dayanılmaz bir tecessüs hissine dönmüştü."
-
[isim]
Öksüz olma durumu
- BUKLESİZ
-
-
[sıfat]
Kıvrımları olmayan (saç)
-
[zarf]
Kıvrımları olmadan
- "Artık o tarihten sonra değil kocası hatta hizmetçileri bile onu boyasız, manikürsüz, buklesiz, süssüz püssüz görmemişti."
-
[sıfat]
Kıvrımları olmayan (saç)