İçinde s olan 8 harfli 2723 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NİŞANSIZ

  1. [sıfat] Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan
    • "Ve bütün seferden bize yine ve yalnız bir Türk çocuğunun isimsiz, nişansız mezarından başka bir şey kalmadı." (Falih Rıfkı Atay)
ORSALAMA

  1. [isim, denizcilik] Orsalamak işi
TARAKSIZ

  1. [sıfat] Tarağı olmayan
RUHÖTESİ

  1. [sıfat, ruh bilimi] Ruhlarla ilişki kurma, gelecekten haber verme gibi ruh biliminin kapsamına girmeyen ve onun dışında incelenen olayları kapsayan (alan); metapsişik
SORUNSAL

  1. [sıfat] Çözümü belli olmayan
  2. Doğru olma ihtimali bulunmakla birlikte, şüphe uyandıran, kesin olmayan; problematik
    • "Zamanı şiirde ve musikide biçimlendirmeyi bir sorunsal olarak görmeyen Tanpınar, zaman ile roman ilişkisini çözümsüz ve belki de çözümlenmemesi gereken, romanın doğasından gelen bir mesele olarak görür." (Jale Parla)
SLALOMCU

  1. [isim] Slalom yapan kimse
SIPSICAK

  1. [sıfat] Bakınız sımsıcak
    • "Gelin çıtı pıtı, esmer güzeli, sıpsıcak bir kızdı." (Haldun Taner)
BOĞASAMA

  1. [isim] Boğasamak durumu
SEYYANEN

Kelime Kökeni: Arapça siyyānen

  1. [zarf] Eşit olarak
    • "... en kötü kanun bile seyyanen tatbik edilirse cemiyete ve vatandaşlara o kadar büyük huzursuzluk vermez." (Mehmet Turgut)
SOMURTUK

  1. [sıfat] Asık suratlı, yüzü gülmez, sıkıntılı, çekilmez
    • "Somurtuk, buruk ve pasif bir ortamın içinde sürekli canlılığı, neşesi, sevimliliği ile manevi bir vitamin gibidir." (Haldun Taner)
SIRLANMA

  1. [isim] Sırlanmak durumu
TANIKSIZ

  1. [sıfat] Tanığı olmayan; şahitsiz
  2. [zarf] Tanık olmadan; şahitsiz
DALBASTI

  1. [isim, ağızlardan, bitki bilimi] Bir tür iri, aşılı kiraz
ENDAMSIZ

  1. [sıfat] Boyu kısa olan
    • "Çoğu bodur, endamsız, kemikli yüzlü ve sönük gözlü olduklarından..." (Refik Halit Karay)
DAMAKSIL

  1. [sıfat, dil bilgisi] Damakla ilgili
    • "Böylece meydana gelen ünsüzler, aynı karakterde olup yumuşak (mouille) veya damaksıl (palatale) adını alırlar." (Muzaffer Tansu)
HİSSİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥissiyyāt

  1. [isim] Duygular
    • "Üç senedir günü gününe hissiyatımı yazıyorum." (Ömer Seyfettin)
SALYAMSI

  1. [sıfat] Salya gibi olan, salyayı andıran
DAYAKSIZ

  1. [sıfat] Dayağı olmayan
ÖKSÜZLÜK

  1. [isim] Öksüz olma durumu
  2. [mecaz] Bakınız kimsesizlik
    • "Deminki öksüzlük hâlim birden, acayip bir merakla dayanılmaz bir tecessüs hissine dönmüştü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BUKLESİZ

  1. [sıfat] Kıvrımları olmayan (saç)
  2. [zarf] Kıvrımları olmadan
    • "Artık o tarihten sonra değil kocası hatta hizmetçileri bile onu boyasız, manikürsüz, buklesiz, süssüz püssüz görmemişti." (Vâlâ Nureddin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü