İçinde s olan 6 harfli 1363 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKTRİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca actrice
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (kadın) oyuncu
- "Matmazel, sizin mükemmel bir aktris olduğunuzu işitiyorum."
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (kadın) oyuncu
- ŞANSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız ünsüz
-
Bakınız gösterişsiz
-
Kılıksız, kıyafetsiz olan
-
[sıfat]
Bakınız ünsüz
- KASACI
-
-
[isim]
Bakınız vezneci
-
Kasa yapan veya satan kimse
-
[isim]
Bakınız vezneci
- OVASIZ
-
-
[sıfat]
Ovası olmayan
-
[sıfat]
Ovası olmayan
- SÖYLEV
-
-
[isim]
Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz; nutuk, hitabe
- "Bir aralık elinde tahta çantalı birisi, kahvenin önündeki halka karşı bir söylev çekmeye başladı."
-
[isim]
Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz; nutuk, hitabe
- ASEPSİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca asepsie
-
[isim, tıp]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkeni mini canlıların sayısını kimyasal veya fiziksel yollarla hastalığa sebep olamayacak düzeye düşürme
-
[isim, tıp]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçlerdeki hastalık etkeni mini canlıların sayısını kimyasal veya fiziksel yollarla hastalığa sebep olamayacak düzeye düşürme
- FISTIK
-
Kelime Kökeni: Arapça fustuḳ
-
[isim, bitki bilimi]
Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı
-
[argo]
Güzel, gösterişli kadın
- "Çok iyi bir akşam yemeği yedi, üstelik yanında da gencecik bir fıstık."
-
[sıfat]
İyi, hoş olan
-
[isim, bitki bilimi]
Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı
- SAGUCU
-
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
- OTOPSİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca autopsie
-
[isim, tıp]
Ölüm sebebini belirlemek amacıyla bir cesedi inceleme işi; ölü açımı
- "Fahhar’ın otopsi sonuçları da geldi, çocuk denizde boğulmuş."
-
[isim, tıp]
Ölüm sebebini belirlemek amacıyla bir cesedi inceleme işi; ölü açımı
- SAYICA
-
-
[zarf]
Sayı bakımından; adetçe, adedî
- "Tiyatrolar sayıca arttı, bunun sonucu seyirci sayısında da artma oldu."
-
[zarf]
Sayı bakımından; adetçe, adedî
- KÖSNÜK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Eş isteme dönemi gelmiş (hayvan)
-
[sıfat, ağızlardan]
Eş isteme dönemi gelmiş (hayvan)
- YÜNSÜZ
-
-
[sıfat]
Yünü olmayan
-
Yün içermeyen
-
[sıfat]
Yünü olmayan
- PASPAL
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[sıfat]
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.)
-
[isim]
Çok kepekli un
- "Dört sene çamurlu paspaldan ekmek yiye yiye bıktılar."
-
[isim, argo]
Kötü cins esrar
-
[sıfat]
Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.)
- İSPARİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, kurşun renginde bir balık (Sargus annularis)
-
[isim, hayvan bilimi]
İzmaritgillerden, kurşun renginde bir balık (Sargus annularis)
- SEÇKİN
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan; değme (II), mümtaz, güzide, mutena
- "Burası seçkin konukların ağırlandığı yerdi."
-
Bir toplumda saygın ve etkin mevkilerde bulunan ve toplumun eğitim, ekonomi, siyaset, askeriye, din, sanat vb. alanlarıyla ilgili etkinliklerin denetimini elinde tutan (kişi veya grup); elit
-
[sıfat]
Benzerleri arasında niteliklerinin yüksekliğiyle göze çarpan; değme (II), mümtaz, güzide, mutena
- USULCA
-
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- "Piposuna sığınarak usulca ilave etti: Yahudi olması, meseleyi karıştırıyor."
-
Bakınız yavaşça
- "Ayfer, Nuran'ın düşürdüğü mendili usulca yerden aldı."
-
[zarf]
Bakınız usul (III)
- SAMSAT
-
-
[isim]
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
- SÜKUTİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sukūtī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız suskun
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız suskun
- KÖSNÜL
-
-
[sıfat]
Bakınız erotik
- "Esat Mahmut’un kitaplarında kösnül bir hava eser."
-
[sıfat]
Bakınız erotik
- KAPSAM
-
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunan veya içine aldığı ögelerin bütünü; şümul
- "Yasa kapsamına giren devlet personeli."
-
[mantık]
Bakınız kaplam
-
[isim]
Bir şeyin içinde bulunan veya içine aldığı ögelerin bütünü; şümul