İçinde s olan 6 harfli 1363 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu s harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARUSEK
- ...
- ISITIŞ
-
-
[isim]
Isıtma işi veya biçimi
-
[isim]
Isıtma işi veya biçimi
- KISACA
-
-
[sıfat]
Oldukça kısa, biraz kısa
- "Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Kısa olarak, özetle
- "O hafta çocukluk arkadaşı ile iki defa daha kısaca görüşebildi." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Oldukça kısa, biraz kısa
- KUMPAS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Dizicilerin harfleri satır durumuna getirirken içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva
-
Sanayide kalınlık ve incelikleri ölçmede kullanılan ölçüm aleti
-
Hile, düzen
-
[isim]
Dizicilerin harfleri satır durumuna getirirken içine yerleştirdikleri ayarlanabilir demir yuva
- MEVSUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen, sağlam
-
[sıfat]
Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen, sağlam
- MISKAL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Her biri başka perdede bir sıra kamış boğumundan yapılmış düdük, musikar
-
[isim]
Her biri başka perdede bir sıra kamış boğumundan yapılmış düdük, musikar
- PESTİL
-
-
[isim]
İnce yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi, bastık
- "Gerçekten yatak yorgan, kolu boynu sargılar içinde pestil gibi yatıyordu." (Haldun Taner)
- "Tulum Hayri dün voleybol oynamış, pestili çıkmıştı." (Rıfat Ilgaz)
-
[sıfat]
Çok yorgun, güçsüz
-
[sıfat]
Hasta
-
Tavan ile kömür damarı arasında yer alan ince, yumuşak killi tabaka
-
[isim]
İnce yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi, bastık
- SABIKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Geçmiş bulunan şey, geçmiş bulunan olay
-
Geçmişte işlenmiş, mahkemece ispatlanıp cezalandırılmış olan suç
- "Üstelik sabıkası olduğu için iş bulması daha da güçtür." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Geçmiş bulunan şey, geçmiş bulunan olay
- SABURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemi safrası
-
[isim]
Gemi safrası
- SEDALI
-
-
[sıfat]
Ötümlü
-
[sıfat]
Ötümlü
- ASEPSİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikropta arındırma işi
-
[isim]
Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikropta arındırma işi
- ASETON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı
-
[isim]
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı
- DEYYUS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse)
-
[ünlem]
(de'yyus) Bir sövgü sözü
-
[sıfat]
Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse)
- DİRSEK
-
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- "Bugünlerde size dirsek çevirmişler, sebebini biliyor musunuz?" (Emine Işınsu)
- "Dirsek çürütüp emek verdiği kitapları, can vermeden can bulunamayacağını ona hiç söylememişti." (Samiha Ayverdi)
-
Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm
- "Dirseği yırtık neftî bir örme ceket giymiş." (Peyami Safa)
-
Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası
- "Bu iki boruyu bir dirsekle birbirine bağlamalı."
-
Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas
- "Elini oturduğu koltuğun dirsek yerine vurunca ben kalktım." (Burhan Felek)
-
[isim]
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı
- ISKOTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip
-
[isim]
Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip
- MİLSİZ
-
-
[sıfat]
Mili (I, II) olmayan
-
[sıfat]
Mili (I, II) olmayan
- SEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bölüm, kol, dal, kesim
- "Özel sektör."
-
Aynı işi yapan topluluk
-
Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası
-
[isim]
Bölüm, kol, dal, kesim
- SİPAHİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker
- "Bazı sipahi ağası gibi mağrurdu, kimi cengâver tavırlı ve sakindi." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Osmanlılarda tımar sahibi bir sınıf atlı asker
- ASILMA
-
-
[isim]
Asılmak işi
-
[isim]
Asılmak işi
- EVSEME
-
-
[isim]
Evsemek işi veya durumu
-
[isim]
Evsemek işi veya durumu