İçinde s olan 5 harfli 1130 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

NADAS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Tarlayı sürüp herhangi bir şey ekmeden dinlenmeye bırakma
    • "Uçsuz bucaksız uzayan kır / Kimi yerde nadas, kimi anız" (Ahmet Kutsi Tecer)
SEVİR

Kelime Kökeni: Arapça s̱evr

  1. [isim, eskimiş, gök bilimi] Bakınız Boğa Burcu
SANCI

  1. [isim] İç organlarda batar veya saplanır gibi hissedilen, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı; buru, buruntu
    • "Hissettiği sancılar o kadar güçlüydü ki acıdan gözleri kararmış, dizlerinin bağı çözülmüştü." (Ethem Pehlivan)
SUSTA

Kelime Kökeni: İtalyanca sosta

  1. [isim] Köpeğin arka ayakları üzerinde durması
TAKSİ

Kelime Kökeni: Fransızca taxi

  1. [isim] Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
    • "Taksi bir karışıklığın çıktığını görünce hemen gazlayıp uzaklaştı." (Çetin Altan)
  2. Bir hava taşıtının park noktasından pist başına kadar kendi motor gücünü kullanarak yerde hareket etmesi
SIÇMA

  1. [isim] Sıçmak işi
SAİKA

Kelime Kökeni: Arapça ṣāʿiḳa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yıldırım
    • "Öteden saikalar parçalıyor afakı!" (Mehmet Akif Ersoy)
USSAL

  1. [sıfat] Bakınız akli
    • "O da kendi içinde tutarlı bir yapıdır, ama deneysel, ussal bir yapı değildir." (Tahsin Yücel)
SALYA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Ağızdan sızan tükürük
    • "Onlar muhayyileyi kırbaçlayan, dudaklardan salya sızdıran feci vakalar arıyordular." (Ruşen Eşref Ünaydın)
TASMA

  1. [isim] Bazı hayvanların boynuna takılan, bu hayvanları bir yere bağlamaya, çekip götürmeye yarayan kemer biçiminde bağ
    • "Bir adam yanaştı, tasmasından tuttuğu güzel bir koyunu gösterdi." (Burhan Felek)
  2. Nalın ve terliğin ayağı tutan üstteki meşin bölümü
MECUS

Kelime Kökeni: Arapça mecūs

  1. [isim, din bilimi] Ateşe tapanların bağlı oldukları din
SATMA

  1. [isim] Satmak işi
    • "Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır." (Necati Cumalı)
SÖVGÜ

  1. [isim] Bakınız küfür
    • "Başyapıtları arasında sayılan 'Budala', yaşadığı döneme, çevresindekilere, toplumun aydınlar katına sövgüsünden başka nedir ki?" (Selim İleri)
SUCUL

  1. [sıfat] Suyu seven, suya düşkün
  2. Suyu emen; hidrofil, hidrofilik
HİSÇE

  1. [zarf] His bakımından
    • "Şemsi, o güne kadar hiçbir kadınla âşıktaşlık etmemiş, gençlik utanması yırtılmamış, aşka karşı daima yabancı kalmaya uğraşmış, bu yolda hisçe pek acemi bir çocuktu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
RÜSUM

Kelime Kökeni: Arapça rusūm

  1. [isim, eskimiş] Vergiler
SANRI

  1. [isim, ruh bilimi] Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması; varsanı, birsam, halüsinasyon
    • "Olmaz, gerçek olamaz bu yaşadığımız, ya sanrı ya sanrıya çok yakın bir şey." (Attilâ İlhan)
SALÇA

Kelime Kökeni: İtalyanca salsa

  1. [isim] Yemeklere lezzet ve renk katmak için konulan, tuzla terbiye edilmiş domates veya biber ezmesi
    • "Bıraktım artık salçayı da, yemekte kırmızıbiberle renklendirilmiş su bulsam bayram edeceğim salça diye!" (Necati Mert)
  2. Domates, baharat vb. şeylerle yapılan, çoğunlukla et yemeklerine katılan sos
SİMYA

Kelime Kökeni: Arapça sīmiyā

  1. [isim] Bakınız alşimi
SİFON

Kelime Kökeni: Fransızca siphon

  1. [isim] Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru
  2. Şose, demir yolu vb. yapıların altından bir akarsuyu geçirmek için yapılan boru biçiminde kanal
  3. Pis su tesisatındaki kokuların yapıya yayılmasını önleyen araç
  4. Hızla fışkırtılan su yardımıyla pis su ile dışkıları atık su tesisatına akıtan düzenek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü