İçinde s olan 3 harfli 89 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da sonu s harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAV
-
- SEM
-
Kelime Kökeni: Arapça semm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zehir
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zehir
- SEL
-
Kelime Kökeni: Arapça seyl
-
[isim]
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su; su taşkını
-
[mecaz]
Hareket hâlindeki büyük kalabalık
- "Ellerinde çantalı, küçük yiyecek paketleri, kadınlı erkekli bir memur seli, Ulus Meydanı'na doğru akıyor."
-
[mecaz]
Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış
- "Bu duygu seli alıp çalkalamaya başladı dünyayı. Bir duygu seli sardı tüm arzı."
-
[mecaz]
Bakınız yoğunluk
- "Yüzüne baktığım zaman bir ışık selinin ondan bana doğru aktığını hissettim."
-
[isim]
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su; su taşkını
- SEN
-
-
[isim]
Teklik ikinci kişiyi gösteren söz
-
[isim]
Teklik ikinci kişiyi gösteren söz
- SEK
-
Kelime Kökeni: Fransızca sec
-
[sıfat]
İçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış (içki)
- "Sek viski."
-
[zarf]
İçine su veya bir başka içki karıştırmadan
- "Bari sek içme."
-
[sıfat]
İçine su, başka bir içki veya bir sıvı karıştırılmamış (içki)
- ASİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāṣī
-
[sıfat]
Bakınız başkaldırıcı
-
[mecaz]
Yaşadığı ortamdaki insanlar ve kurallarla uyumlu olmayan, kendi düşünce ve eylemleriyle oluşturduğu yaşam biçimine göre hareket eden
- "Ahmet ise ötede, deniz kenarında, asi genç pozunda etrafı seyrediyor."
-
[sıfat]
Bakınız başkaldırıcı
- RUS
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nda yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Moskof
-
[isim]
Rusya Federasyonu’nda yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse; Moskof
- SUÇ
-
-
[isim]
Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış
-
[hukuk]
Yasalara aykırı davranış; cürüm
- "Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı?"
-
[isim]
Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış
- KÜS
-
-
[sıfat]
Küsmüş olan (kimse)
- "Bu sınıfta küs çocuklar var."
-
[sıfat]
Küsmüş olan (kimse)
- KÖS
-
Kelime Kökeni: Farsça kūs
-
[isim, eskimiş]
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul
-
[isim, eskimiş]
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul
- ONS
-
Kelime Kökeni: Fransızca once
-
[isim]
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 g, İngiltere'de 28,349 g ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi
-
[isim]
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 g, İngiltere'de 28,349 g ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi
- FIS
-
-
"Fıs fıs" ikilemesinde kullanılır: fısıl fısıl
-
"Fıs fıs" ikilemesinde kullanılır: fısıl fısıl
- BİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca bis
-
[zarf]
İkinci kez
-
[zarf]
İkinci kez
- POS
-
-
[sıfat]
Gür ve uzun (bıyık)
-
[sıfat]
Gür ve uzun (bıyık)
- BAS
-
Kelime Kökeni: Fransızca basse
-
[isim, müzik]
En kalın erkek sesi; basso
-
Sesi böyle olan sanatçı; basso
-
En kalın sesli orkestra çalgısı; basso
-
[isim, müzik]
En kalın erkek sesi; basso
- FAS
-
-
[isim]
Kuzeybatı Afrika'da, Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyısında bir ülke; başkenti Rabat
-
[isim]
Kuzeybatı Afrika'da, Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyısında bir ülke; başkenti Rabat
- ISI
-
-
[isim, fizik]
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji
- "Isı, atomlar arası çekim gücünü yenerek maddenin hacmini arttırır."
-
Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi
-
[isim, fizik]
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji
- PAS
-
-
[isim]
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde
- "Demirin tozu ve pası dev işçilerin kirpiklerine yağar, gözlerine dolardı."
-
Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı veya kahverengi lekeler; küf
-
Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı
-
[kimya]
Demir veya demir alaşımlarının aşınması sonucunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten meydana gelen aşınma türü
-
[tıp]
Bakınız bar (IV)
- "Hastanın dilindeki pas."
-
[isim]
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde
- YAS
-
-
[isim]
Ölüm veya bir felaketten doğan acı; matem
- "En büyük bahtiyarlık yasını dindiremez / Baba, benim kalbime sensiz kimse giremez"
-
[isim]
Ölüm veya bir felaketten doğan acı; matem
- PUS
-
-
[isim]
Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis
- "Ortalığa ilk pus düşer düşmez dönüş saatini sezmiş gibi köy yönüne geçti ve bekledi."
-
Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde
-
Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası
-
Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun
-
Bazen meme başında oluşan kabuk
-
[isim]
Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis