İçinde s olan 2 harfli 10 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında s harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu s harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜ
- ...
- ÜS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür
-
[isim]
Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür
- ES
-
-
[isim]
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
- "Dörtlük es. Sekizlik es."
- "Ama katil Farslı olunca bunu es geçiyorlarmış." (Haldun Taner)
-
[isim]
Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı
- Sİ
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gam dizisinde la ile do arasındaki ses
-
Bu sesi gösteren nota işareti
-
[isim]
Gam dizisinde la ile do arasındaki ses
- İS
-
-
[isim]
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
- "Uzandı, is çıkarmaya başlayan fitili kesti." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler
-
Sürme (II)
-
[isim]
Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke
- SE
-
-
Türk alfabesinin yirmi ikinci harfinin adı, okunuşu
-
Türk alfabesinin yirmi ikinci harfinin adı, okunuşu
- IS
- ...
- SU
-
-
[isim]
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab
- "Dere suyu tekmil çamur. Halk kuyu suyu içmek mecburiyetinde..." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Ayakkabılarım su alıyor."
- "Kışın bile kar yağarken kova kova soğuk su dökünürüm." (Refik Halit Karay)
- "Ben bir yere gidemem, arkamda gömlek su gibi." (Memduh Şevket Esendal)
-
Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu
- "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı." (Falih Rıfkı Atay)
- "Şoförlükten bir senede artırdığım para ile bu bağı almıştım. O vakit su gibi para akıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Melahat büsbütün su koyuvermiş, yerlere yatarak gülüyor." (Haldun Taner)
- "Esasen, paramız ... bu gidişle suyunu çekecek." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı
- "Portakal suyu. Domates suyu."
-
Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı
- "Çiçek suyu. Gül suyu."
- "... yaptığı kısacık bıçaklar bile iki kat olur kırılmazdı, çeliğe su vermek, sanatının yalnız ona mahsus bir sırrı idi." (Ömer Seyfettin)
-
Yemeğin sıvı bölümü
- "Belki de iki bardak turşu suyu içecek." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Bu güven bir yerinden su alıyorsa o gediği zamanında kapamak gerekir." (Haldun Taner)
-
Kez
- "Meyveleri iki su yıka."
-
Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik
- "Bu bıçağın suyunu iyi vermemişler."
-
[isim]
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab
- US
-
-
[isim]
Akıl
-
[isim]
Akıl
- AS
-
-
[isim]
Kakım
-
[isim]
Kakım